Uysal Kız
₺120,00 Orijinal fiyat: ₺120,00.₺102,00Şu andaki fiyat: ₺102,00.
Dostoyevski, 1876’da bir gazete haberinden etkilenerek yazdığı Uysal Kız ’da karısı bir süre önce intihar etmiş bir adamın hikâyesini anlatır.
“Aslında yazdığım şey ne bir öykü ne de güncedir. Evli bir adamı gözünüzün önüne getirin: Karısı birkaç saat önce pencereden atlayarak intihar etmiş olup şimdi de masanın üzerinde upuzun yatmaktadır. Adam şaşkınlık içindedir, düşünceleri darmadağınıktır. Evinde bir odadan ötekine dolaşarak olup biteni anlamaya, kafasını toparlamaya çalışır.
Doğaldır ki, öykünün anlatımı başlangıçta çelişkili duraksamalarla, birbirini tutmayan bölümlerle bir süre uzar gider; adamcağız bir yerde kendi kendisiyle konuşurken, başka bir yerde düşündüklerini onu dinleyen birine, bir yargıca anlatır gibidir.”
– Dostoyevski
| Yayınevi | Doğan Kitap |
|---|---|
| Yazar | Fyodor Mihayloviç Dostoyevski |
| Sayfa Sayısı | 88 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Doğan Kitap – Uysal Kız
Dostoyevski, 1876’da bir gazete haberinden etkilenerek yazdığı Uysal Kız ’da karısı bir süre önce intihar etmiş bir adamın hikâyesini anlatır.
“Aslında yazdığım şey ne bir öykü ne de güncedir. Evli bir adamı gözünüzün önüne getirin: Karısı birkaç saat önce pencereden atlayarak intihar etmiş olup şimdi de masanın üzerinde upuzun yatmaktadır. Adam şaşkınlık içindedir, düşünceleri darmadağınıktır. Evinde bir odadan ötekine dolaşarak olup biteni anlamaya, kafasını toparlamaya çalışır.
Doğaldır ki, öykünün anlatımı başlangıçta çelişkili duraksamalarla, birbirini tutmayan bölümlerle bir süre uzar gider; adamcağız bir yerde kendi kendisiyle konuşurken, başka bir yerde düşündüklerini onu dinleyen birine, bir yargıca anlatır gibidir.”
– Dostoyevski
İlgili ürünler
Böyle Buyurdu Zerdüşt – Kırmızı Kedi Yayınevi
“Herkes için ve hiç kimse için bir kitap!”
Böyle karşılıyor eser bizleri.
Bu kitapta Nietzsche, şiirsel bir üslupla felsefi meseleleri dile getirmiş, kendi felsefi düşüncelerini ve kavramlarını açıklamıştır.
Düşünce tarihinde çığır açmış, üslubuyla kitabı belli bir kategorinin içine hapsedemediğimiz, edebiyatla felsefi çalışmanın sınırlarında gezinen eserde Nietzsche’nin “Ben bu kulaklara göre ağız değilim” gibi cümlelerini okurken tekrar tekrar düşünecek ve emin olun bu eseri defalarca okuyacaksınız!
Unutmadan, Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt için “Yazılmış en derin eser” dediğini biliyor muydunuz?
Ermişin Bahçesi
Halil Cibran’ın ölümünün ardından yayımlanan eseri Ermişin Bahçesi , bir geri dönüşün hikâyesini anlatır. El Mustafa, on iki yıl boyunca uzak kaldığı adaya ayak bastığında geri dönüşün bütün sancı ve sızılarını yüreğinde taşır. Halkına kavuştuğu an, daha derin bir yalnızlığın pençesine düştüğü andır. Annesiyle babasının ebedi uykuya yattığı o bahçenin duvarları, dünyayla arasına çizdiği bir sınır çizgisine dönüşür. Onun sesine hasret kulaklara fısıldadığı ise yaşama ve yaşamın getirdiklerine ve götürdüklerine dair kedere bulanmış cümlelerdir.
Frankfurt Seyahatnamesi
Frankfurt Seyahatnamesi, Ahmet Haşim’in İstanbul’dan tedavi amacıyla Almanya’nın Frankfurt şehrine gitmesi ve bu seyahatinde edindiği gözlem ve izlenimlerini konu alan kitabıdır.
Yazar, seyahatinde; müzecilik, mimari, yemek kültürü, insan ilişkileri ve insana verilen değerden bahseder.
Batıya yapılan bu seyahatle, Batı’dan ve batılılaşmadan övgü ile söz ederken, Doğu ile de kıyaslama yaparak Doğu’ya yönelik hayalini ve eleştirisini de dile getirir.
Kısa gezi hikâyelerinden oluşan bu kitap, bir anlamda dönemin Almanya ve Türkiye’sinin karşılaştırılmasıdır.
Hamlet
“Shakespeare her şeyi söylemiştir; dili âdeta yıldızların ışığı, ateş böcekleri, güneş ve ay gibidir. Gözyaşı, kan ve birayla yazdığı kelimeleri kalp atışı misali marş eder. O herkese hitap eder ve hepimiz de onu sahipleniriz fakat onu gerçekten takdir edebilmek için bize değil, bambaşka bir dünyaya ait olduğunu hatırlamak gerekir.”
—Orson Welles
Edebiyata olduğu kadar dil bilimine etkisiyle de nam salan öncü ozan Shakespeare’in çığır açan oyunlarından Hamlet, ayrıca hem ün en ünlü hem de en uzun eseridir. Danimarka Krallığı’nda geçen bu ikonik intikam tragedyası, babasının katilinin peşine düşen Prens Hamlet’i konu alır. Hamlet, saray nazırı Polonius’un kızı Ophelia’ya âşıktır ama Polonius rıza göstermez. Hamlet bir gün babasının hayaletiyle karşılaşır ve amcasının tahta geçmek için onu zehirleyip annesini kandırdığını öğrenince babasının öcünü almaya yemin eder. Bunun üzerine aklını kaçırmış gibi görünen Hamlet’in Ophelia’ya aşkından delirdiği düşünülür.
Toplum Sözleşmesi
Jean-Jacques Rousseau tarafından 18. yüzyılda toplumun nasıl yönetilmesi gerektiğini ele alan ilk eserlerden biri olan Toplum Sözleşmesi, eşitsizlik, toplum hakları, yasalar, demokrasi, siyasetin nasıl şekillenebileceği gibi konulara odaklanıyor. Rousseau’ya göre yurttaşlar olmadan erdem, erdem olmadan özgürlük, özgürlük olmadan devlet olmaz.
“Hiç şüphesiz salt akıldan kaynaklanan evrensel bir adalet vardır, ancak aramızda kabul edilen bu adalet karşılıklı olmalıdır. Doğal yaptırımların yokluğunda adalet yasaları insanlar arasında etkisiz kalır. Dürüst insan herkese karşı yasalar çerçevesinde davrandığı ve hiç kimse aynı şekilde karşılık vermediği zaman bu yasalar kötüye iyilik ederken dürüstün mahvoluşuna sebep olur. Bu yüzden hakları görevlerle birleştirmek ve adaleti nesnesiyle ilişkilendirmek için anlaşmalara ve yasalara ihtiyaç duyulur.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.