Güneşin Oğlu
₺91,00
Jack London’ın genç yaşta tanıştığı Güney Denizleri’nde yaptığı yolculuklardan izler taşıyan Güneşin Oğlu ve Güneşin Tüyleri isimli bu iki öyküsü odağına David Grief’i alıyor.
Varlıklı işinsanı David Grief, zorbalar, korsanlar ve dolandırıcılarla tehlikeli bir oyun içinde. Grief’in kimi zaman ölümle burun buruna geldiği Polinezya ve Güney Pasifik’in tekinsiz sularında dalgalara meydan okurken peşinde olduğu tek bir şey var, o da macera. Denizin kötü adamlarını avlamanın hazzına bağımlı bu altın tenli milyoner için tropik maceralar, şehirde akan milyonlarla kıyaslanamayacak kadar değerli.
| Yayınevi | Can Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Jack London |
| Sayfa Sayısı | 64 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “12, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Can Yayınları – Güneşin Oğlu
/n
Jack London’ın genç yaşta tanıştığı Güney Denizleri’nde yaptığı yolculuklardan izler taşıyan Güneşin Oğlu ve Güneşin Tüyleri isimli bu iki öyküsü odağına David Grief’i alıyor.
Varlıklı işinsanı David Grief, zorbalar, korsanlar ve dolandırıcılarla tehlikeli bir oyun içinde. Grief’in kimi zaman ölümle burun buruna geldiği Polinezya ve Güney Pasifik’in tekinsiz sularında dalgalara meydan okurken peşinde olduğu tek bir şey var, o da macera. Denizin kötü adamlarını avlamanın hazzına bağımlı bu altın tenli milyoner için tropik maceralar, şehirde akan milyonlarla kıyaslanamayacak kadar değerli.
İlgili ürünler
Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Riviera’da eşi ve iki kızıyla tatil yapan 33 yaşındaki Henriette bir gece ansızın ortadan kaybolur. Kusursuz bir evliliği olduğu sanılan genç kadının nasıl ve neden ortadan kaybolduğu dedikodu konusu olur. Pansiyonda kalanlar küçük çaplı bir Madam Bovary vakasıyla karşı karşıya oldukları düşüncesiyle kadını iffetsizlikle suçlar, anlatıcımız da kadını savununca tartışma alevlenir. Masadaki yaşlı ve zarif bir İngiliz hanımefendi de hoşgörüsünden cesaret bularak anlatıcıya gençliğinde, bundan tam 24 yıl önce, başından geçen unutulmaz bir 24 saatin hikâyesini anlatmaya başlar.
“Tüm duygularımla bu yabancı insanın, bu neredeyse her şeyini kaybetmiş, ölümün eşiğine gelmiş insanın tüm hırsları ve tutkularıyla son bir şeye tutunduğunu hissediyordum
Şark Kızı
Şark kızı…
Yürükleri burkan, akılları şaşırtan yaşanmış hayat hikâyesi…
Aşkın, sadakatin ve mertliğin sembolü…
Kötülüklere karşı başı dik, iyiliklere karşı boynu eğik…
Ağrı dağı kadar müthiş bir cesaret!
Van Gölü gibi esrarengiz…
Onur dolu, iffet dolu…
Güzelliği karakterine kazınmış…
Dürüstlüğü inancından almış…
Dünyaya sığmayan bir sevdanın sahibi…
Şark kızı…
Anadolu Kızı…
Bu toprakların kızı…
Bu sevda masalında mest olmak istiyorsanız;
Ebedi aşkın doyumsuzluğuna buyurun…
Yıldırım Sesli Manasçı-Asker Çocuğu-Beyaz Yağmur
Cengiz Aytmatov’un birbirinden güzel üç hikayesinin yer aldığı kitap; aslında insan, mekan ve hafıza arasında birbirini sürekli besleyen ilişkinin göz önüne serilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Aytmatov, Asker Çocuğu isimli hikayesinde tıpkı çocuk kahramanların olduğu diğer hikayelerindeki gibi, çocuğa uçsuz bucaksız bir hayal dünyası vermiştir. Yazarın bu hikayesinde yetim bir çocuğun babaya duyduğu hasret okuyucuya öyle kuvvetli hissettirilmiştir ki, kısacık bir hikayede bunu başarmak elbette Aytmatov’un ustalığını bir kez daha ispatlamaktadır. Beyaz Yağmur hikayesinde aşkın tertemiz halini, Yıldırım Sesli Manasçı’da ise ölümsüz olanın fikir olduğunu anlatan Aytmatov, şu sözlerle Kırgız kahramanını bir Manas anlatıcısına dönüştürür: “Bu dünyada insanlar doğar ve ölür. (…) Ama dünyada, insan hafızası zamana meydan okur. İnsanın kendi hayatı, göz açıp kapatıncaya kadar geçen zaman kadar kısadır. Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir. Ve bu fikirler insandan insana geçer. Ölümsüz olan Manas’tır”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.