Gönül Gözü
₺430,00 Orijinal fiyat: ₺430,00.₺344,00Şu andaki fiyat: ₺344,00.
İnsanoğlu yüzyıllar boyunca dünyanın düz olduğuna ve evinden uzağa giderse, dünyanın bir köşesinden aşağıya düşeceğine inandı. Yaşadığımız bu yüzyılda acaba bunun gibi insanlığın inandırıldığı kaç durum daha var?
Kitabımızda Sümerlerden bugüne dünyayı yöneten gizli ailelerin, kendileri dışındaki insanlara, sihirbazın sahnede seyirciler için hazırladığı oyunu gibi, nasıl bir illüzyon hazırlayıp yönettiklerini, teknolojiyi kullanarak, ortak bilincimize ve bilinçaltımıza subliminal mesajlarla ektiklerini, algı operasyonlarıyla korku salarak bizleri nasıl kontrol altında tutmaya çalıştıklarını idrakimiz kadarıyla paylaşmaya çalıştık…
Hakikatle ilgili bilmemiz gereken tüm bilgiler Hz. Âdem Peygamber’den bugüne kadar insanoğlunun içinde var. Genetiğiyle oynanmış gıdalar, korku ve algı operasyonlarıyla insanoğlunun gönül gözü kapatılıp, beş duyu organı içine hapsedilmeye, özünden, doğasından uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Beş duyu organına hapsedilmiş kişileri, diledikleri gibi yönetebiliyorlar. Şimdi arınma, kendimizi geliştirme, hislerimizi güçlendirme ve Allah nasip ederse gönül gözümüzü açma vakti.
Allah’a gerçekten kul olmayı başarabilen ve gönül gözleriyle hayata bakabilenler; kısacası bilmekten hale geçebilenler, dünya sahnesindeki sihirbazın hilelerini görmeye başlıyorlar.
Kendi içimizdeki kilitleri açarak, özgürleşme vaktimiz geldi. Kendi özümüze ulaştıkça, etrafımızdaki kişilere de ulaşmaya başladığımızı fark edeceğiz.
Şimdiden bütüne şifa olsun.
| Yayınevi |
Destek Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Bülent Gardiyanoğlu |
| Sayfa Sayısı |
320 |
| Kağıt Cinsi |
1. Hamur |
| Baskı Yılı |
2021 |
| Boyut |
"13 ,00" ,50 X 21 |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Destek Yayınları – Gönül Gözü
İnsanoğlu yüzyıllar boyunca dünyanın düz olduğuna ve evinden uzağa giderse, dünyanın bir köşesinden aşağıya düşeceğine inandı. Yaşadığımız bu yüzyılda acaba bunun gibi insanlığın inandırıldığı kaç durum daha var?
Kitabımızda Sümerlerden bugüne dünyayı yöneten gizli ailelerin, kendileri dışındaki insanlara, sihirbazın sahnede seyirciler için hazırladığı oyunu gibi, nasıl bir illüzyon hazırlayıp yönettiklerini, teknolojiyi kullanarak, ortak bilincimize ve bilinçaltımıza subliminal mesajlarla ektiklerini, algı operasyonlarıyla korku salarak bizleri nasıl kontrol altında tutmaya çalıştıklarını idrakimiz kadarıyla paylaşmaya çalıştık…
Hakikatle ilgili bilmemiz gereken tüm bilgiler Hz. Âdem Peygamber’den bugüne kadar insanoğlunun içinde var. Genetiğiyle oynanmış gıdalar, korku ve algı operasyonlarıyla insanoğlunun gönül gözü kapatılıp, beş duyu organı içine hapsedilmeye, özünden, doğasından uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Beş duyu organına hapsedilmiş kişileri, diledikleri gibi yönetebiliyorlar. Şimdi arınma, kendimizi geliştirme, hislerimizi güçlendirme ve Allah nasip ederse gönül gözümüzü açma vakti.
Allah’a gerçekten kul olmayı başarabilen ve gönül gözleriyle hayata bakabilenler; kısacası bilmekten hale geçebilenler, dünya sahnesindeki sihirbazın hilelerini görmeye başlıyorlar.
Kendi içimizdeki kilitleri açarak, özgürleşme vaktimiz geldi. Kendi özümüze ulaştıkça, etrafımızdaki kişilere de ulaşmaya başladığımızı fark edeceğiz.
Şimdiden bütüne şifa olsun.
İlgili ürünler
Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül
“Kalbi vesveselerden arındırma ve zihni susturma sanatı”
İnsan her ne kadar bedeniyle sınırlı bir varlık gibi görünse de, dipsiz bir kuyu, hatta akıl almaz bir uçurumdur içi... Sınırlı bedeninde, sınırsız bir âlem yaşar ki, bu âlemi yaşanmaz hale getiren bir dolu vesveseyle boğuşur durur hayatı boyunca.
Gönül terbiyesinden geçmemiş olanlar için, vesvesenin neden olduğu cehennem, hem birtakım fiziksel ve ruhsal sıkıntılara yol açar, hem sınav yolundaki kıymetli deneyimleri anlamsız talihsizliklere dönüştürür.
Oysa vesvesenin doktoru olmak, insana şifa ve hidayet de versin diye indirilmiş olan Kuran’ın rehberliğiyle mümkündür.
“Zihnim hiç susmuyor.”
“Ne yaparsam yapayım hep içim daralıyor.”
“Sevdiklerimi kaybetme korkusu yaşıyorum.”
“Geleceğimden çok korkuyorum.”
“Küçücük şeyler bile aklıma takılıyor, içimi yiyor.”
“Nereye gidersem gideyim içimde hep bir huzursuzluk var.”
“En mutlu anımda bile kötü bir şey olacak endişesine kapılıyorum.”
İşte bütün bu vesveseler, hakkından gelinmediğinde insan hayatını cehenneme dönüştürebilecek kadar güçlü düşmanlar. Milyonlarca okurun içsel yolculuğuna uzun yıllardır rehberlik etmeye devam eden yazar Uğur Koşar’ın Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül adlı bu kitabı, sınav yolunu cennete çevirmek niyetiyle kaleme alınmış, ilim, ilham ve bilgi dolu bir şifa kaynağı.
Kendini Ertelemekten Vazgeç
Şimdi Harekete Geç.
Mutlu, sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir hayata ulaşmanın anahtarı, hayalleri ertelememektir...
İnsan hayatı, başlı başına bir mucize... “Ömür” denen kısıtlı zamanı hakkıyla değerlendirmekse insanın boynunun borcu... Peki ama nasıl?
İnsanın zihinsel, bedensel ve ruhsal gelişiminin önüne engeller koyan korkular, kaygılar, güvensizlikler ve çekirdek inançların temeli çocukluk döneminde atılıyor ve ömür süresini olduğu gibi esareti altına almayı başarabiliyor. Ta ki kişi, gelişiminin önünde duran engellerin farkına varıp bunları aşmaya karar verinceye kadar.
İlahi sistem, tekâmülü gerçekleştirmeye kapılar açan, fırsatlar sunan bir sistemdir. İş ki ilham dolu bu kapılardan geçmeye karar vermiş olun. Yaşam yolculuğu içinde ilahi sistemde çınlayacak en acıklı söz “keşke”dir.
“Keşke” diyenin tekâmülünün gerçekleşmesi mümkün değildir. Bu yüzden süreç içinde her zaman bilinçli, güven dolu, şuurlu ve iradeli ilerlemek çok değerli.
“Keşke içimdeki vesveseden kurtulsaymışım, meğer hepsi boşmuş.”
“Keşke yardım ettiğimi zannedip insanların gelişimine engel olmasaymışım.”
“Keşke insanları yargılamasaydım, olaylara takılı kalmasaydım, meğer hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş.”
“Keşke üretmenin güzelliğini daha önce bilseymişim, meğer ömrüm koca bir vakit kaybıymış.”
“Keşke bugünün işini yarına bırakmasaymışım.”
“Keşke affetmenin gücünü, öfkenin yıkımını bilseymişim.”
Ne yazık ki bütün bu pişmanlıkların temelinde “ertelemek” güdüsü yatıyor. Sevmeyi, anlamayı, büyümeyi, gelişmeyi, hayalleri ve tekâmülü ertelemek.
“Ertelemek” bir hiledir.
Dışarıdaki kaosun hileyle sizi tekâmül yolunuzdan alıkoymasına izin vermeyin.
Bülent Gardiyanoğlu’nun bu kitabı erteleme hilesine nasıl çelme takabileceğiniz yolunda eşsiz bilgilerle ve önerilerle dolu...
Yarın keşke dememek için:
Son nefesinde, gözünün önünden nasıl bir ömrün videosunun geçmesini isterdin?
Kendini ertelemekten vazgeç!
Kutsal Olanı Arayabilmek
“Her arayan bulamaz ama bulanlar arayanlardır...”
- Bayezid Bestami
Arayışçının ruhsal dönüşümü içsel heyecanı hissetmesiyle başlar. Bu da onu bir yolculuğa sürükler, tehlike ve tuzaklarla dolu bir arayışa... Uzun süre aradığı “Kutsal Olan”la bir araya geldiğindeyse yeni bir bilinç seviyesine yükselir. Arayışçı aradığını bulduğunda, parçaların toplamından daha büyük olan o ilahi hazineye kavuşur.
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Guy Finley bu kez evrensel hakikatin kapılarını aralıyor. Antik Yunan’dan Uzakdoğu’ya, Mevlana’dan Buda’ya 5000 yıllık bir arayışın, ruhun kendini keşfetme yolculuğunun bir manifestosunu sunuyor. Bu kitap doğuştan var olan hakkınıza sahip çıkmanız ve anlatılmış en güzel hikâyenin yolculuğunda kendi yerinizi bulmanız için size ilham olacak.
Müthiş Psikoloji Hayır Diyebilme Sanatı
Gerçekten “özgür” müsünüz?
Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır sizce özgürlük?
Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa?
Canınızın istediği saatte uyuyup, canınızın istediği saatte uyanarak, yine canınızın istediği saatlerde istediğiniz kadar çalışarak, ihtiyacınız olan parayı kazanabilmeniz mi?
Bir hafta sonu tatilinde cep telefonunuzu kapattığınızda mı özgür hissediyorsunuz sadece kendinizi?
Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz?
Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi?
Başkalarının sizden yararlandığını düşündüğünüz oluyor mu?
Kaybetmekten korktuğunuz insanlar yok mu?
Değişmeye ne kadar açıksınız?
En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı? Yoksa “Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?” dediğiniz olur mu?
Önemsiz gibi görünen bu küçücük ayrıntıların mücadelesi içinde silinip gider sizi siz yapan sınırlarınız. Çünkü “özgürlük” sandığınız gibi “sınırsız” olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir. Diğer bir deyişle, hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız.
Hayır Diyebilme Sanatı sınırlarınızı doğru çizerek, kendinize geniş bir özgürlük ve özgüven alanı yaratmanın incelikleriyle dolu, duyarlı bir rehber...
Sen Yola Çık Yol Sana Görünür
Her Şey Vaktini Bekler. Ne Gül Vaktinden Önce Açar Ne de Güneş Vaktinden Önce Doğar. Biraz Sabret Senin Olan Sana Gelecektir.
Mevlana 21. yüzyılda dünyanın başına gelenleri görseydi acaba ne düşünürdü?
Bu hız çağında boğuştuğumuz sorunları çözüme ulaştırmak için bize nasıl yol gösterirdi?
Hakan Mengüç, kaleme aldığı bu yeni kitabında tam da bu soruların yanıtını arıyor.
Büyük düşünür, sekiz yüz yıl öncesinden sesleniyor çağımızın acı çeken ruhlarına...
Onlara 21 altın kuralı hatırlatıyor!
Hiçbir şeyin çaresiz ve çözümsüz olmadığını, her derdin içinde bir derman saklı olduğunu fısıldıyor.
Peki ya o dermanı bulmak mümkün mü?
Doğru yere bakınca evet...
Doğru yeri bilen gönül gözünü uyandırmanın tam zamanı...
Aradığın hazine tam olarak durduğun yerde.
Hoş geldin yol arkadaşım.
Sırlarımız Kadar Hastayız
Hastalık, ruhumuzun çığlığından başka bir şey değildir, o halde neden ısrarla çareyi sadece bedende arıyoruz?
Bugün geleneksel tıp muhteşem görüntüleme teknikleriyle, kusursuz testleriyle ve olağanüstü teşhisleriyle işimizi çok kolaylaştırsa da, bedeni hâlâ bir makine gibi gördüğü için enerji bedenimizi yok sayar. Oysa bedenimiz duygusal, zihinsel ve ruhsal çatışmalarla bir bütündür. Bedensel bir hastalığın sadece bedenle ilgili olduğunu düşünmek hem hekimler hem de hastalar için eksik bir yaklaşımdır.
Bedende oluşan bir hastalık ruhun ilgili bölümünde başlar, sonrasında bedene mesaj olarak iletilir. Bu mesaj görünür hale geldiğinde biz buna “hastalık” deriz. İlaçları reddetmek mümkün değildir, ancak enerji bedenin ilaçlardan çok daha etkili olduğu artık aşikârdır, üstelik enerji bedenin şifasından faydalanmak için bir bedel ödemeniz de gerekmez.
Dr. Bülent Demircioğlu, SIRLARIMIZ KADAR HASTAYIZ kitabında enerji bedeninizi nasıl iyileştireceğinizi en sade ve pratik yoluyla anlatıyor. ReSetting metoduyla ruhun çalışma prensibini, travmaların kodlarını, bunların yönetilmesini ve boşaltımını her hastalığı ele alarak açıklıyor, kendi kendinize iyileşmenin holistik yollarını aktarıyor.
Vazgeçebilmek
Değişmeye hazırsanız, işte cevabınız!
Gelmiş geçmiş en çok satan kişisel gelişim kitaplarından biri olan Vazgeçebilmek mutluluğa giden yolda yanınızda bulundurabileceğiniz en güvenilir kılavuz.
Sizi mutluluktan alıkoyanlar neler bir düşünün. Ve hepsinden vazgeçin gitsin. Söylemesi kolay ama yapması değil, öyle mi?
Guy Finley bu kitapta adım adım mutluluk ile aramızda dikilip duran o duvarı nasıl yıkacağımızı, vazgeçmemiz gerekenleri nasıl bırakacağımızı ve nasıl özgürleşeceğimizi anlatıyor.
Vazgeçebilmek’i okurken öfke, kin, kaygı, suçluluk duygusu ve daha pek çok olumsuz düşünceden arındığınızı fark edecek ve her sorunun cevabının yine sizin içinizde olduğunu göreceksiniz. Gerçek yaşamöyküleri, içten diyaloglar ve zihni çalıştıran sorular zaten içinizde barındırdığınız gücü ve duygusal özgürlüğü size geri verecek.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.