Lüzumsuz Adam
₺145,00 Orijinal fiyat: ₺145,00.₺124,00Şu andaki fiyat: ₺124,00.
3 adet stokta
Lüzumsuz Adam
Sait Faik Abasıyanık, yalnızca 48 yıl süren ömrüne sonsuzlukta yankılanan eserler sığdırdı. Baktığı her görüntüde, her canlıda, tabiatta, insan ruhunda, bir martıda, bir balıkçının ellerinde ya da bir köy kahvesinde hep hikâyeyi aradı ve buldu. Henüz lise yıllarında eline aldığı kalemi, ölümüne dek bırakmadı. İnsanları güzelliklerle dolu bir dünyada görme arzusunu, tüm tazeliği ve canlılığıyla okuruna hissettirdi.
Çağdaş Türk öyküsünün kurucu isimlerinden Sait Faik Abasıyanık’ın dördüncü kitabı Lüzumsuz Adam’ın ilk baskısı 1948 yılında, ikinci baskısı ise yazarın vefat ettiği tarih olan Mayıs 1954’te yapılmıştır. Kitaba adını veren “Lüzumsuz Adam” başta olmak üzere, yazarın “Ben Ne Yapayım?”, “Kaçamak, Papağan, Karabiber”, “Papaz Efendi” gibi sevilen öykülerinin yer aldığı Lüzumsuz Adam, yayımlanışının üzerinden yaklaşık 80 yıl geçmesine rağmen hâlâ Türk hikâyeciliğinin en çok okunan ve konuşulan eserleri arasındadır. Edebiyatımızda bir “İstanbul külliyatı” meydana gelmesine katkısı da aşikârdır.
Mahalle gene ne olsa mahalledir. Benim dükkân yanabilir, aç da kalabilirim.
Ama bana öyle gelir ki, şu öğleleri limonlu-terbiyeli işkembe çorbasını içtiğim işkembeci beni ölünceye kadar besleyecek. Portakalcı Salomon çürük portakalları çıplak Yahudi çocuklarına nasıl dağıtıyorsa ben geçerken de iki tane avucuma koyacak. O günler belki elbiselerim pek eski olur da içeriye almaz ama; pastanenin madamı kapısının önünde bana bir kapuçina içirir.
İlgili ürünler
Halid Ziya Uşaklıgil’in Kaleme Aldığı Ve Tercüme Ettiği Öykülerden Bir Seçki: Nakil
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Halid Ziya Uşaklıgil, henüz çocukken Gedikpaşa Tiyatrosu’nda seyrettiği oyunlar vesilesiyle Fransız kültürü ve edebiyatıyla tanışır; bu tanışıklık İzmir Rüşdiyesi’nın sıralarında öğrenciyken Fransızca dersine duyduğu sevgiyle daha da ileri bir boyuta taşınır. Yine bu esnada yazar, özel hocası Auguste de Jaba’nın etkisiyle ilk tercümesini yapar; önceleri Jaba’nın seçtiği kitapları tercüme ederken bir süre sonra bağımsız devam eder ve tercümeye duyduğu tutkuyu şu sözlerle dile getirir: “Artık delice bir hevesle, birini bırakıp ötekine koşarak, bir oyuncak dolu masanın önünde kendisini şaşırmış bir çocuk hâliyle tercümeler yapmaya başladım.”
Halid Ziya Uşaklıgil’in Alphonse Daudet, Guy de Maupassant, Émile Zola gibi Fransız edebiyatının önde gelen kalemlerinden tercüme ettiği öykülerle kendi öykülerini bir araya getirdiği ve çiçeği burnunda bir yazarın hikâye anlatmanın her yönüne duyduğu derin tutkuyu gözler önüne seren eşsiz eseri Nâkil, eksiksiz olarak ilk kez gün yüzüne çıkıyor...
Seçme Öyküler
Faik Baysal’ın Drina’da Son Gün, Sarduvan, Rezil Dünya ve Ateşi Yakanlar romanlarının ardından derlediğimiz Seçme Öyküler’ini siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.
Faik Baysal, toplumcu-gerçekçi edebiyat içerisinde önemli bir yere sahiptir. Baysal bilhassa roman ve öyküleriyle tanınır. Seçkin zümreye hitap eden salon edebiyatının gerçek bir edebiyat olamayacağını düşünen yazar, eserlerinde bir yandan topluma ayna tutmaya çalışırken bir yandan da sosyo-politik bir dil üzerinde durur.
Faik Baysal öykülerinde de romanlarında olduğu gibi odağına halkı yerleştiren, halkın yaşamına ortak olan bir anlatıcı olarak beliriyor. Geçim derdi, sömürü düzeni, birey olabilmenin sancıları, eskiye özlem, mahalle anlatısı, yaşama inancı ve direnç onun vazgeçilmez izleklerindendir. Baysal bu tema ve meselelerini bize hiç de yabancı gelmeyen içimizden birilerini hikâyelerine konuk ederek anlatıyor.
Stage-1 Animal Farm – İngilizce Hikaye
All Animals Are Equal
But Some Animals Are More Equal
Than Others
This story takes place on a farm in England. The animals of Manor Farm work too hard for the farmer Mr. Jones and they do not get much back in return for all of their work.
A wise pig named Old Major calls the animals together to give them a speech and to tell them about his dream. That is the start of the revolution. The animals decide that they will have better lives if they run the farm by themselves. They chase the humans away and write their own rules for their new farm: Animal Farm. They learn how to do everything by themselves. They even learn some human skills too like reading and writing.
But, will life on Animal Farm really be better than it was on Manor Farm? Will the animals really work less and have more? Will they really have more freedom? Or will things be worse than before?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.