Tuvalet Hayaleti Hanako-kun 3. Cilt
₺240,00 Orijinal fiyat: ₺240,00.₺201,00Şu andaki fiyat: ₺201,00.
1 adet stokta
İlgili ürünler
Bu Bizim Anlaşmamız
Her yıl, Sonbahar Ekinoksu Festivali gecesinde kasaba halkı kâğıt fenerleri nehirden aşağı yüzdürmek için toplanır. Efsaneye göre, fenerler gözden kaybolduktan sonra Samanyolu Galaksisi’ne uçar ve gökteki parlak yıldızlara dönüşür. Peki bu efsane gerçekten doğru olabilir mi? Bu yıl, Ben ve sınıf arkadaşları fenerlerin gerçekte nereye gittiğini bulmakta kararlılar ve bu görevde başarıyı garantilemek için iki basit kural üzerine bir anlaşma yaptılar: Kimse eve dönmeyecek. Kimse arkasına bakmayacak.
Plan, gerçeği öğrenmek için ne kadar uzun sürerse sürsün nehir boyunca bisikletleriyle fenerleri takip etmek. Ancak anlaşmaya Ben ve sınıftan dışlanan arkadaşı Nathaniel dışında kimse uymaz.
Nathaniel ve Ben birlikte sihir, merak ve beklenmedik dostluklarla dolu bir yolda hiç kimsenin gidemediği kadar uzağa gitmekte kararlı. Ta ki konuşan bir ayı ile tanışana dek.
Cam Kapının Ardında – Japon Klasikleri Dizisi 7
"Yaşarken ölümü düşünmeye gerek var mı?
Ölene kadar herkes hayatta!”
Yaşamının son döneminde olan bir yazarın, dışarıda akıp giden hayatı ve geçmişin silik izlerini çalışma odasına konuk ettiği kısa bir yaşam sahnesi Cam Kapının Ardında...
Natsume Sōseki’nin çocukluğuna dair anılarıyla yazarlığının verdiği olgunluğun arasına sıkışmış bu otobiyografik denemeleri, kurgu dünyasının çok üstünde bir gerçekliğe açılır. Çalışma odasından evinin bahçesini izleyen ve kimi zaman geçmişin tozlu raflarına eli uzanan kimi zaman ise odasına aldığı misafirlerinin emanet ettiği öykülerle boğuşan yazar, hayatının süzgecinden geçirdiği anılarını, hatırlamanın ve hatırlanmanın büyülü yolculuğuyla okuruna aktarır.
Natsume Sōseki, 1916 yılında mide ülserinden yaşamını yitirmeden bir yıl öncesinde kaleme aldığı bu eserinde, roman ve öykülerinde okurlarına sunduğu kurmaca dünyanın dışına çıkan bir gerçek sunuyor. Çalışma masasından izlediği cam kapının ardındaki anılarında kendisiyle de yüzleşen yazar, hem yakın hem de uzak geçmişine çıktığı bu yolculuğa yine başladığı yerde, cam kapının ardındaki çalışma masasında son veriyor.
Cehennem Manzarası – Japon Klasikleri Dizisi 10
"Dumandan boğulmamak için havaya kaldırdığı beyaz suratı, alevlerin süpürüp mahvettiği saçlarının uzunluğu, kaşla göz arasında kül olan kiraz çiçekli kimonosunun güzelliği… Ne kadar da yürekleri dağlayan bir manzara…”
İnsanın derinliklerinde gizli kalmış korkuyu kaleminde oynatarak aktaran Akutagawa’dan iki sıra dışı hikâye… Ucuna boya yerine kan sürülmüş bir fırça, sanatçısını ulaşılması en eşsiz mertebeye getirir; unutulmamak. Özel bir tablo yapmak için tuvalinin başına geçen ressamın sanata dair tutkusu, hayatının en karanlık anısına yol açar. Cehennem Manzarası, sanatın ölümsüzlüğünü tüm sarsıcılığıyla okura aktarıyor.
İyiliğin mükâfatı bir cezaya dönüşebilir mi? Örümcek İpliği, cennet ve cehennem arasında sıkışan bir fâninin hırsına yenik düşerek girdiği bir çıkmaz sokaktır. İyiliğinin ödülünü almak üzereyken bir anlık gafletiyle yüzleşen bu zavallının hikâyesi, okuyan herkes için farklı bir pencere açıyor.
Japon kısa hikâyeciliğinin babası olarak bilinen Ryūnosuke Akutagawa, cennet ve cehennem arasındaki o çizginin nahifliğini, bu eşsiz hikâyeleriyle çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.
Daeth Note – Bir Başka Defter : Los Angel Manga
Los Angeles bir dizi seri cinayete sahne oluyor. Ünlü dedektif L, BB Cinayetleri olarak anılan ve belli bir düzen doğrultusunda işlenen bu karmaşık cinayet vakalarını çözmek için iş başında ve Naomi isminde bir eski FBI ajanı da bu tüyler ürpertici cinayetlerin çözülmesi için L’ye yardım ediyor.
Ve Death Note’dan alışkın olduğunuz üzere, ne hiçbir şey göründüğü gibi ne de işler giderek kolaylaşıyor.
Death Note Bir Başka Defter, heyecan dolu bir polisiye.
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 4 Manga
Otogizoshi – Japon Klasikleri Dizisi 3
"Âşık oldum diye suç mu işledim?
Antik çağlardan bu yana, dünya üzerinde yazılmış bütün trajedilerin bu soruyu konu edindiğini söylemek abartı olmaz. Her kadının içinde biraz bu acımasız tavşandan bulunduğu gibi, her erkeğin içinde boğulmamak için mücadele eden bir Japon rakunu mevcuttur. Otuz küsur yıllık başarısız bir kariyere sahip olan bir yazar olarak bunun doğruluğunu teyit edebilirim. Belki siz de aynı düşüncedesinizdir.”
Osamu Dazai’nin kaleminden, savaşın gölgesinde bir babanın diline yansıyan masallar… Karanlık bir sığınağa hapsolmuş bir kız çocuğunun dünyası babasının sesiyle bu eserde aydınlanırken aynı zamanda Japon mitolojisine ve masal kültürüne de ışık tutar. Tümör Bahtsızlığı, Bay Urashima ve Ejderha Sarayı, Tiktak Dağı ve Dilsiz Serçe masallarının her biri orijinal anlatımları eleştirilerek mercek altına alınır ve okura "Daha farklı nasıl yazılabilirdi?” sorusu sorulur.
Japon edebiyatının usta kalemi Osamu Dazai, savaş mağduru bir babanın diliyle kendi süzgecinden geçirdiği masalları okurlarına aktarırken kurgulanan masallar ve öğretileri karşısında eleştirilerini belirtmeyi de ihmal etmiyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.