Sen Sandığım Şey
₺185,00 Orijinal fiyat: ₺185,00.₺153,00Şu andaki fiyat: ₺153,00.
1 adet stokta
Sen Sandığım Şey
Düşlerime süzülen, uyandığımda anımsadığım tek bir kişi vardı.
Ama kim olduğunu bilmiyordum!
Adım Bena. Yıllardır Madrid’de yaşıyordum. İstanbul’a dönüp, en yakın iki arkadaşımla birlikte açtığım kafe hareketli ama dengeli günler getirmişti hayatıma. Geçmiş, bir sisin ardında kalmıştı. Güvende ve mutlu olduğumu sanıyordum. Sonra, her şeyin değiştiği o an geldi. Ve onunla tanıştım.
Beni bekleyen hikâye bir peri masalı değildi. Pembeler ve beyazlar yoktu. Sırlarla derinleşen bir karanlık kuşatmıştı çevremi. Her şey o karanlığın içinde saklanmıştı. Sırların çözülmesi için geriye dönmem gerekiyordu ama bunun yaratacağı depreme hazır mıydım, emin değilim.
Zeynep Çakman, “Sen Sandığım Şey” adlı kitabında ezber bozan, gizem dolu bir aşk hikâyesini anlatırken, insanı en derinlerde kalan karanlık yanlarıyla yüzleştiriyor.
İlgili ürünler
Canavar Peşinde 22 Ay Kurdu Luna
Yepyeni Canavar Peşinde macerasına hoş geldiniz: Avantia’nın Tılsımı
Tom, sonunda babasını buldu. Fakat babası Taladon, gerçek dünya ile ruhlar dünyası arasında sıkışıp kalmış durumda. Tom’un onu kurtarabilmesi için Hayalet Canavarlarla savaşması ve parçalarına ayrılmış olan Avantia’nın Tılsımı’nı birleştirmesi gerekiyor.
Tom’un savaşacağı dördüncü Hayalet Canavar, Ay Kurdu Luna. Ölü Orman’daki hayvanlar, geceleri Luna’nın büyüsü yüzünden vahşileşiyorlar. Tom’un sadık yol arkadaşı Gümüş de öyle. Tom’un, Gümüş’ü eski haline döndürüp tılsımın dördüncü parçasını geri almak için Luna’yı alt etmesi şart. Üstelik vakti gittikçe azalıyor.
Canavar Peşinde 23 Kızıl Ejderha Buz Nefes
Tom, sonunda babasını buldu. Fakat babası Taladon, gerçek dünya ile ruhlar dünyası arasında sıkışıp kalmış durumda. Tom'un onu kurtarabilmesi için Hayalet Canavarlarla savaşması ve parçalarına ayrılmış olan Avantia'nın Tılsımı'nı birleştirmesi gerekiyor.
Tom'un savaşacağı beşinci Canavar Kızıl Ejderha Buz-Nefes. Stonewin'deki yanardağ buzlarla kaplanmış durumda. Her yerde dondurucu bir soğuk var. Bunun sorumlusu korkunç büyücü Malvel tarafından gönderilen Kızıl Ejderha Buz-Nefes'ten başkası değil. Acaba Tom çok geç olmadan Buz Nefes'i alt edip tılsımın beşinci parçasını ele geçirmeyi başarabilecek mi?
Cep
Ekim ayının sıradan bir günüydü. Her şey olağan akışında devam ediyordu. Boston’da Boylston Caddesi’nde sevinçten adeta uçarcasına yürüyen Clayton Riddell içinse hayat, çok daha mutlu ve umut vericiydi. İyi bir çizgi roman anlaşması yapmış, geleceğin umut dolu kapıları artık önünde açılmaya başlamıştı. Ancak her şey bir anda olup bitti. Tahribatın nedeni, herkesin cep telefonlarından yayılan ve sonradan Frekans adıyla anılacak olan sinyaldi. Clay ve bu faciadan kıl payı kurtulan birkaç kişi, kendilerini medeniyetin zifiri karanlık çağında, etraflarını saran kaos ve inanılmaz bir katliamın içinde buldular. Frekans yüzünden insanlar akıldan yoksun bir sürüye dönüştü ve onlar için evrim başladı...
Cinayetler Kulübü
Bir salı gecesi Jane Marple’ın evinde toplanan altı kişi, bundan böyle her salı akşamı aynı yerde toplanıp birbirlerine faili meçhul cinayet öyküleri anlatmaya karar verirler. Konuklar birbirilerine esrarnegiz öyküler anlatırken yaşlı eb sahibesini unuturlar. Fakat Miss Marple dikkatle dinediği he öykünün sonunda katilin kimliğini ortaya çıkarır.. Cinayetler Kulübü, eşi bulunmaz kısa öykülerden oluşmuş, sürprizlerle dolu bir kitap. "Öyküler öylesine mükemmel kurgulanmış ki insanı şaşırtıyor... Çoğu uzun bir roman olabilir." - Daily Mirror
Köşkteki Esrar
Arkadaşı için yerine getireceği basit bir angaryanın onu uluslararası bir cinayet komplosunun tam ortasına düşüreceği Anthony Cade'in aklının ucundan bile geçmezdi.
Birileri ne pahasına olursa olsun Herzoslovakya'da monarşinin tekrar kurulmasına engel olmak istiyordu.
Tüm bu bilinmezler düğümünü çözmek için güçlerini birleştiren Scotland Yard ve Fransız Emniyeti Sûrete dönüp dolaşıp aynı noktada kilitleniyorlardı... Ta ki Bacalar Köşkü'nde işlenen cinayet, bilinmezler düğümünün çözülmesini sağlayan ipucunu verene kadar.
Şibumi
İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghay'da doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de "Go" oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki "yakın algılama " yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörcü, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek feylosof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımasız bir dövüşe katılmak üzere....

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.