Savaş Üzerine
₺825,00 Orijinal fiyat: ₺825,00.₺681,00Şu andaki fiyat: ₺681,00.
3 adet stokta
Savaş Üzerine
“Yiğitlik, baskı altında nezakettir.” Ernest Hemingway
1. Dünya Savaşı’nda Kızıl Haç ambulansı şoförlüğü görevinden The Toronto Star gazetesindeki yaklaşık yirmi beş yıl süren savaş muhabirliğine, Ernest Hemingway, yirminci yüzyılı biçimlendiren pek çok çatışmaya tanıklık etmiş, bunları eşsiz bir güçle kayıt altına almıştır. Bu dikkat çekici kitap, Hemingway’in savaşın doğası hakkındaki önemli ve zamansız yazılarını bir araya getiriyor.
Çok sevilen romanı Silahlara Veda’dan, İspanya İç Savaşı hakkındaki Çanlar Kimin İçin Çalıyor’dan pasajlar, savaşın ve sonrasının psikolojik ve fiziksel etkilerinin benzersiz bir portresini sunuyor. Nehrin Ötesine Ağaçların İçine’den seçilen bölümler, hayatının alacakaranlığında, duygusal yaralar almış bir muvazzaf askerin savaşın doğası üzerine düşüncelerini canlı bir biçimde anlatıyor. “Başka Bir Ülkede”, “Kelebek ve Tank” gibi klasik kısa öyküleri, Hemingway’in ilk kısa öykü kitabı In Our Time ve tek tiyatro oyunu Beşinci Kol’dan seçilen parçaların yanında yer alıyor.
Torunu Seán Hemingway’in titiz bir çalışmayla derlediği bu özel eser, Hemingway’in savaşla ilgili roman ve öykülerinden etkileyici pasajlarla birlikte Mussolini ile yaptığı tarihi röportajı, 1922 Türkiye’sinden gözlemlerini, Normandiya çıkarmasından Paris’in kurtuluşuna kadar pek çok savaş ortamının sarsıcı görgü tanıklıklarını, modern savaşın ortasındaki azim ve yenilgi, cesaret ve korku, aşk ve kayıp üzerine etkileyici kayıtları Hemingway’in gazeteciliğinden büyüleyici seçkilerle sunuyor.
Torunu Seán Hemingway’in, Ernest Hemingway’in yaşamı, savaşlardaki yeri ve kitaptaki yazılarıyla ilgili detaylı bilgiler veren sunuş yazısının, Ernest Hemingway’in askerlik ve muhabirlik dönemlerinden özel fotoğrafların ve oğlu Patrick Hemingway’in önsözünün de yer aldığı Savaş Üzerine, 20. yüzyıl savaşlarını Hemingway’in gözünden görmek için eşsiz bir kaynak.
“Bu yazılarda, savaşı ve yirminci asrın ilk yarısında savaşın nasıl yapıldığını anlamak isteyen herkesin ilgisini çekebilecek çok şey var. Hemingway’in hem kurgu hem de gazete yazıları, makineli tüfeklerle yapılan savaşlardan atom bombasının ilk kez kullanılmasıyla modern çağa evrilen savaşın olağanüstü zengin betimlemelerini sunuyor. Hemingway, makineli tüfek yerleştirmelerinden tutun da taktiklere, sivillerin moral durumuna ve endüstriyel örgütlenmeye kadar pek çok konuda askeri bir uzman ve bütünüyle bir savaş öğrencisiydi. Bana göre, onun bir yazar olarak en büyük başarılarından ve Savaş Üzerine yazı derlemesinde de açıkça görünenlerden biri, savaşın ve savaş sonrasının fiziksel ve psikolojik etkisini resmetmesidir.” (Seán Hemingway)
İlgili ürünler
Allah Kalpten İstenileni Verir Ne Eksik Ne Fazla
Frederic Chopin Ve 101 Seçme Mektup
Bütün bunlar bir savaşa işaret ediyor, ama nerede başlayacak bilen yok. Ancak savaş çıktığında buna Almanya’nın tümü katılacak. İtalyanlar da zaten harekete geçiyorlar. Avusturyalılar Milano’dan dışarı sürüldü, ama onlar çevre bölgelerde kümeleşmeye devam ettiklerine göre, belli ki savaşa katılacaklar. Şüphesiz Fransa da yardım edecektir. Birtakım şeylerin düzelebilmesi için ayak takımını sınır dışı etmeleri lazım… Moskovalılara gelince, eğer Prusyalıları kızdırırlarsa başları belaya girer. Galiçya köylüleri Wolynia ve Podolia’ya örnek olurdu. Korkunç olaylar baş gösterecek, ama sonunda muhteşem güzel Polonya ortaya çıkacak, tek kelimeyle Polonya. (4 Nisan 1848)
19. Yüzyıl Avrupa müziğine büyük katkılar sağlamış, ardında 200’ü aşkın eser ve sayısız mektup bırakmış olan Chopin, başından geçen olaylar karşısında hissettiği yoğun duyguları bestelerine ve sevdiklerine yazdığı mektuplarına yansıtmıştır. Son derece kırılgan yapısı ve geride bıraktığı ülkesi Polonya’ya duyduğu özlemi bestelerine olduğu kadar mektuplarına da esin kaynağı olmuştur.
Hayatı boyunca yazdığı mektupların yer aldığı bu kitapta, Chopin’in besteleri, sanat çevresi, karakteri, sağlığı, yurtseverliği ile ilgili detaylar okurlar ile buluşuyor.
Garip, Çok Garip
Hanfendi Bi’ Bakar mısınız? Anlatacaklarım Var…
İnsanların Şekillendirdiği Bir Dünyada Hayvanları Nasıl Sevmeli?
Tuna – Fırat
Türkiye Üzerine Tezler 5
“’Tezler’ dünyada ve yurtta bir iç savaş döneminde doğdu. Benim söyleyebileceğim, hem tomurcuk tarlasının ve hem de iç savaş mevzilerinin rüzgârını taşıdığıdır; üslubu, hançeri hatırlatmaktadır. Bereketli yıllarda ve doğurgan bir aydın dünyasının ürünüdür.
Bir daha bu kadar dürüst ve bu kadar yeni düşüncelerle yüklü bir ansiklopediyi yazamayacağımı kabul ediyorum. İkincisi, dağda, zindanda, konaklarda, soran evlerde, en çok okunan ansiklopedidir; zor yerlerde koyu kapaklarının, elden ele geçişle yıpranmış, kırlaşmış, formunu yitirmiş eski hırkalara döndüğüne pek çok kez tanık oldum.
Okumaktan eskimiş ve yıpranmış ansiklopedileri görmek, sönmemiş bir aşkın kıvılcımını duymaktır. Bana oluyor.
‘Tezler’, üniversitelerin kuruduğu ve birdenbire kısırlaştıkları bir zaman kesitine denk geliyor. Üniversiteler, benim kitaplarımı rakip olarak görüyorlar ve haklıdırlar. Ancak ben üniversiteleri kendi rakibim olarak görmüyorum; boşlukları rakip saymayacak kadar hâlâ sınırdayım ve yazdıklarımın rakibi henüz yazmadıklarımdır.”
Yalçın Küçük Türkiye Üzerine Tezler 5’te farklı perspektiften “Türkiye tarihi” parantezini kapatıyor. Yenilerini açmak üzere…
Uzak Dağlar Ve Hatıralar
Orhan Pamuk’un resimli ve özel hatıra defterlerinden seçmeler…
Orhan Pamuk, on dört yıldır her gün küçük not defterlerine notlar alıyor ve resimler yapıyor. Pamuk sayfalarda günlük hayatını, güncel gelişmeleri, duygularını, yazmakta olduğu romanların sorunlarını anlatıyor ve tartışıyor. Bazan roman kahramanlarıyla konuşuyor, bazan bir rüyasını ya da bir yolculuğu anlatıyor, bazan da manzara resmi ya da mutluluk hakkında fikir yürütüyor. Pamuk bir sayfadaki bir resme ya da yazıya üzerinden aylar hatta yıllar geçtikten sonra yeni renkler ve kelimeler de ekliyor. Böylece defter sayfaları yazılarla renklerin ve şekillerin iç içe geçtiği ve yeni mânâların araştırıldığı yoğun, zengin ve benzersiz resimli sayfalara dönüşüyor. Pamuk defterindeki binlerce sayfadan Uzak Dağlar ve Hatıralar adını verdiği bu seçkiyi düzenlerken, özel bir hatırası olan bir rüya üzerinden hayatını bütün açıklığıyla hem kelime hem de resim olarak ortaya koyuyor.
Bu kitap Pamuk’un okurlarınca bilinmeyen-günce tutan ressam yanını, günlük hayatını, şaşırtıcı hayallerini ve deneyimlerini okura ulaştıracak ve dünyaca ünlü yazarı bir insan olarak tanımamıza ışık tutacak.
“Orhan Pamuk’un çılgınlığında deha var.”
Umberto Eco

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.