Janis’in Yüzleri
₺150,00 Orijinal fiyat: ₺150,00.₺120,00Şu andaki fiyat: ₺120,00.
14 adet stokta
Janis’in Yüzleri
Sıkı ve sahici şairlerin, hayatın içerisindeki her şeyi şiire dönüştürme güçleri olduğu tartışılmaz bir gerçek. Yıllar önce bulunmuş bir şiir ucu, varoluşa dair poetik bir gerilim anı, yıllar sonra kendini var edip, bir şiirin yazılmasına neden olabiliyor. Şair Serdar Aydın’ın yeni kitabı “Janis’in Yüzleri” tam da böyle bir karşılaşmanın sonucu olarak çıkıyor karşımıza. Bu karşılaşma anı da, kısa bir öykü şeklinde anlatılıyor kitabın sonunda. Dolayısıyla kitap, Janis Joplin ile şairin, zamandan aşkın olarak yaşadığı büyük gerilimin poetik sonuçlarını taşıyor bize. Serdar Aydın’ın doğduğu yıl ölmüş olan Janis Joplin, sesi ve suretleriyle bir nehir şiirin oluşumuna neden olabiliyor. Bir tür yüz okuması ya da görsel ve sessel bir imgenin, bir nehir şiire dönüşmesinin betiği bu kitap. Ancak, kitap içerisinde birçok yoldaşı da var şairin. Klasik alıntı tekniği dışında, bu hemhal olma halini vurgulayan özgün bir teknikle alıntıların yapılması, bu varoluş mücadelesi içerisinde yoldaşlık ilgisinin kurulduğunu da gösteriyor bize.
Serdar Aydın, kendi varoluş deneyimine Janis’in kattığı her şeyi şiire dönüştürürken, yoldaşlarıyla birlikte hayata poetik bir şerh de düşüyor aslında. Sesten, sözden, imgeden oluşan bu şerh, ressam Tayyar Eren’in özgün desenleriyle bir kat daha yoğunlaşıyor. Şiir geleneği içerisinde şair-ressam ilişkileri ve desenlenmiş şiir kitaplarının, an itibariyle son örneği belki de Janis’in Yüzleri. Janis’in Yüzleri, Serdar Aydın’ın ‘Aphrodisialar’ adlı kitabıyla başlattığı bir üçlemenin ikinci öğesi. Şairin, adı ‘Jam Sesions’ olan, ‘Caz ve Blues Şiirleri’ alt başlığını taşıyan üçüncü kitabı da Medakitap Yayınlarında yayım sırasını beklemekte. Görsel ve müzikal imgenin yoğunlaştığı ‘Janis’in Yüzleri’ndeki poetik gerilim, Serdar Aydın okurlarını, yüksek enerjili jam session oturumlarına davet ediyor. Ne denebilir ki, şiir’den başka mülkü ve şiir’den başka sılası, dünyası yoktur şairin. O halde okumaya ve her şeye, hayatın ve zamanın bütün zalimliğine karşı şiire konuk olmaya devam edilmeli… Şair bu daveti, Janis’in Yüzleri ile birlikte, bir kez daha tekrarlıyor.
İlgili ürünler
Belki De Neşe
“Hayat, en uzunu, sakalı nehri andıran en uzun ömürlü ihtiyarınki
De dâhil olmak üzere, ardında her zaman karanlık
Suskunluklar, küle dönmeyen harabeler, meçhul
Adalar bırakır. Altmış yıl değil, akla hayale sığmayacak altı
Yüz yıl daha geçse bile, bu süre adaları yaşanır kılmaya,
Harabeleri kül etmeye yetmez; insan karanlıklardan bahsetme
Mecburiyetinden gene kurtulamaz.”
Çağdaş dünya edebiyatının ölümsüz kalemlerinden José Saramago’nun üç kitaptan oluşan Toplu Şiirler’i artık Türkçede.
Bilardo Telmihleri
Toplar, dönüşler, açılar, üçgenler, disiplin, zekâ, sabır, istikrar, istikamet, duruş, tutuş, konsantrasyon ve vuruş…
Nurullah Genç, sanatın disiplinlerarası geçişkenliğinden ilhamla şiiri sporla buluşturuyor, bilardoyu yaşamın tam kalbine yerleştiriyor Bilardo Telmihleri ‘nde…
Çık çıkabilirsen kanın içinden
Domino ve orkide savaşları
Krizantem acı kokar her akşam
Mimoza katran
Benim müziğimin nağmeleriyle
Hangi arya çalar sokaklarımda
Kölenin kalbi yok öyle mi, zalim
Kökü bu yüzden mi kurudu Afrika’nın
Asya bu yüzden mi kötürüm şimdi
Çiçekler Üşümesin
Nurullah Genç, Çiçekler Üşümesin ile şairin uzun yolculuğunun ilk duraklarına götürüyor okurunu yeniden. Şiirine yön veren izlekleri okurlarıyla buluşturuyor bu eserle.
Gönlümün maviliği gitmesin gökyüzünden
Kuşların gülücüğü eksilmesin yüzünden
Kar yağsa da bu ıssız vadiye, gün bitmesin
Yapraklar üşüse de, çiçekler üşümesin
Eyvallah
O benim için geçmişe anıt bırakılacak kadar değerli; geçmişte bırakılamayacak kadar gereklidir.
Unutuyorum her seferinde neresinde kalmıştık ayrılığın?
Bana geldiğin yol, aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında... Oysa ben, gelişini ‘‘milat’’ sayacak kadar başlıyordum aşka...
Yolumdan dönemediğim için değil, seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Yeryüzünün bütün aşkları senin ve beni unutabilirsin!
Sol yanıma yatsam seni uyusam, hep rüyada kalsam...
Ama içime dokundun bir kere. Parmak izlerin duruyor bakışlarımda. Nereye baksam senden bir iz bırakıyorum.
Ben senin, kaçmak istediğinde açabileceğin ve sonrasında dünyanın yüzüne çarpıp gidebileceğin bir kapıyım!
Gel, aç ve kaç...
Söyle sevgili şimdi hayatında bir kayıp mıyım? Bulunmaz...
Açık bir yara mıyım? Sarılmaz...
Tehlikeli bir yol muyum? Gidilmez...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, "Eyvallah" ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Gerdanlık 1 – Bütün Şiirleri 9
Harflerin Simyası
Kuş Uçar Kanat Ağlar
Buradan dağlara bakarım. Gün, eteklerini toplayıp giderken bir küçük anne gelir. Yatağındaki boşluğa bakar. Tülbentlerini açar, katlar. Kırlentleri düzeltir. Kitapları toplar. Çocukları sorar. Gözyaşımı kurular. “Göğsümdeki çiçeklerin dili yok, unutma.” Evine gülümser. Alın çizgilerimi düzeltir. Sonsuzluğun ağzıyla öper. Yalnızlığımı alır. Yalnızlığını verir. “Ölüler, yaşayanlarda yaşar, bunu hiç unutma.”
Buradan dağlara...
Söyle Bana Hindiba
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Kartallar uçar mı bir harâbeden
Köprülerden benim yârim geçer mi
Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem
Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları
Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum
Avuçlayıp öpüyorum kumları
Bir karadelikten bakarken hayat
Meydan okuyanlar kim bu seraba
Söyle bana hindiba

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.