Filtrum
₺229,00 Orijinal fiyat: ₺229,00.₺184,00Şu andaki fiyat: ₺184,00.
1 adet stokta
Filtrum
Adım Harun Demir. 56 yaşında, Maliye’den emekli bir adamım.
Adamdım yani. Hayattayken…
Yine hayattayken bir anlığına bile hatırlanıp birilerini tebessüm ettirecek, dost sohbetlerinde kulakları çınlatılacak kadar önemli bir şahıs değildim.
Kimse beni ilk aşkı olmaya bile gerek görmedi mesela. O kadar siliktim.
Babam ikinci isim takmaya tenezzül dahi etmemiş ablamla kardeşimin aksine.
Hâl böyle olunca ben de benden bekleneni yaptım hep.
Fikrim hiç olmadı. Yaşadığım toplum benim yerime karar verirken ben hep mutluydum.
Mutluydum dedim çünkü şu an ölüyüm. Yani sanırım öyleyim.
Çünkü kendi defin törenimi izliyorum üç buçuk metre uzaktan.
Ölmüş olmalıyım o yüzden. Zaten öyle de atıyor nabzım, üç buçuk!
Size tüm bunları beni mezara indirmek üzere oldukları yerden anlatıyorum. Birazdan olacakları bilmeden.
Ha unutmadan, tek bir isteğim vardı hayatta. Bir gemi yolculuğuna çıkmak…
Ama şimdi, bedenimin toprağa konmasını izliyorum.
Arkamdan iki adam geliyor. Söyledikleri kulağımda çınlıyor.
Ve daha bir sürü ses.
Görüntü silikleşiyor.
“Sus,” diyorlar sonra.
Şşş!
İlgili ürünler
Bodrum Katı – Tünelden Önceki Beyaz Ev
İstanbul Boğazı’nın kıyısında, boynunda altın bir kolye ile çarmıha gerilmiş şekilde duran bir kadın cesedi bulunur. Kısa sürede tüm ülke bu gizemli cinayeti konuşmaya başlar. Aradan geçen günlerde ise farklı yerlerde benzer cesetler bulunmaya devam eder.
Kadının boynundaki kolye ise Atlas’ın ikiz kardeşi Talya’nın kolyesinin birebir aynısıdır. Atlas, kardeşi ile cinayetler arasındaki ilişkiyi bulmaya çalışırken, hayatları babaları Enzel’in çeşitli sanrılar görmeye başlaması ve tuhaf davranışları nedeniyle altüst olur.
Atlas ve arkadaşları araştırmalarına devam ederken yolları tarihi gizemli Beyaz Ev ve evin yeni sahibi ile kesişir. Cinayetler, Beyaz Ev ve Enzel arasındaki bağlantıları çözmek ve olayların perde arkasını deşifre etmek ise hiç kolay olmayacaktır!
Paranormal Hikayeler ve Tünelden Önceki Beyaz Ev kitaplarının başarılı yazarı Işıl Işık’tan, aksiyon dolu ve her bölümü merak uyandırıcı bir polisiye gerilim romanı…
Ürpertici gizemlerle dolu Tünelden Önceki Beyaz Ev’e başka bir gözle bakmaya hazır mısınız?
Büyük Dörtler
Poirot'nun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirot'ya boş boş bakıp yere yığılır.
Bir anda neye uğradığını anlayamadan yaşlı dedektif pekçok bilinmezin ortasında kalakalmıştır.
Bu adam kimdir? Şok mu geçirmektedir? Dahası, bir kağıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır?
Çatı Katı – Tünelden Önceki Beyaz Ev
Tüm ülkenin gündemine oturan ve büyük sırlarla dolu Beyaz Ev soruşturmasını yürüten Başkomiser Emris, kendisine ulaşan yeni delillerin ardından araştırmayı derinleştirmeye başlar ve İnterpol’ün desteğiyle yurt dışına taşır. Beyaz Ev’in yeni sahibi Eren ve daha önce Beyaz Ev ile bağlantılı cinayetleri çözen Atlas, Demir, Ala üçlüsünün de dâhil olduğu özel bir ekip kurar.
Daha önce ortadan kaybolan Arden’i bulmak, soruşturmanın devamı ve uluslararası suç örgütünün deşifre edilmesi için kilit rol oynamaktadır. Ancak Arden’den hiçbir iz yoktur. Başkomiser Emris, Arden’i bulmak için uğraşırken; Eren için ise eski sevgilisi Arden’e yaklaşmak kendi içinde büyük iç çatışmalara neden olacaktır.
Tünelden Önceki Beyaz Ev serisinin başarılı yazarı Işıl Işık’tan her bölümünde ayrı bir heyecan ve merak duyacağınız bir polisiye roman… Beyaz Ev üçlemesinin final kitabı Çatı Katı isimli romanla, hikâye sona yaklaşırken kendinizi bir yandan soluk soluğa bir uluslararası soruşturmanın içinde bulacak, öte yandan Beyaz Ev’deki yeni gizemli olaylarla korku ve gerilimi iliklerinize kadar hissetmeye devam edeceksiniz
Cinayet İlanı
Yerel Gazete’de çıkan garip cinayet ilanı, Jane Marple dahil tüm Chipping Cleghorn köyü sakinlerini heyecanlı bir bekleyişe sürüklemiştir: 29 Ekim, Cuma günü, saat 18.30’ da Little Paddocks’ta cinayet işlenecektir. Bu çocukça bir şaka mıydı, yoksa zavallı Letitia Blacklock’u korkutmak için yapılan bir oyun muydu? Bu esrarengiz davetiyeye karşı koyamayanlar belirtilen zamanda Little Paddocks’un kapısında belirirler ve ışıklar söner... "Agatha Christie polisiye yazarlar tahtından asla inmeyecek. Her zamanki gibi zekice kurgulanmış bir eser..." A. A. Milne
Cingöz Recai – Sherlock Holmes İstanbul’da
Lord Edgware’ İ Kim Öldürdü ?
Jane, kocası ile arasının açıldığını ve ondan kurtulabilmek için cinayeti bile göze alabileceğini söylediğinde Dedektif Poirot da oradaydı. Şimdi, o korkunç adam öldürülmüştü ve ünlü dedektif oyuna getirildiğini hissediyordu. Ayrıca, ortada çözüm bekleyen sorular vardı: Jane bir yandan arkadaşlarıyla yemek yerken bir yandan da aynı saatlerde kütüphanesinde akşam vaktinin keyfini çıkaran Lord Edgware’i nasıl bıçaklayarak öldürebilirdi? Üstelik lord, boşanmaya razı olduğuna göre Jane’in adamı öldürmesi için nasıl bir nedeni olabilirdi?...
Yırtıcı Kuşlar Zamanı
… alıştığımız ülke, alıştığımız İstanbul, alıştığımız hayat kayıp gidiyordu avuçlarımızın arasından…
Sokaklarda cirit atan uluslararası suç şebekeleri, onlarla fotoğraf çektirmekten utanmayan siyasiler, faili meçhulden faili meşhura evrimleşen cinayetler, ekonomik bozulmanın ve kolay para kazanma arzusunun hızlandırdığı ahlaki çürüme, liyakatsizliğin getirdiği kamusal ve kurumsal çöküş…
Yüzünde kan var Nevzat!
Başkomser Nevzat bu kez geçmişin hayaletleriyle mücadele ediyor. Ailesini katledenlerin peşinde maceradan maceraya koşarken, Nevzat ve ekibinin yaşadıkları olaylar bir 21. yüzyıl Türkiyesi portresi çiziyor.
Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nda Ahmet Ümit Türkiye’nin yıllardır mustarip olduğu toplumsal hastalıkların röntgenini çekiyor.
Olan bitenin farkındaydım, arkadaşlarım etrafımdaydı, insanlar bana yardım etmek için çırpınıyorlardı. Ama umurumda bile değildi. Yemek yiyemiyordum, iğne ipliğe dönmüştüm. Vazgeçmiştim, her şeyden, herkesten, hepsinden… Kılımı kıpırdatamıyordum. Kıpırdatmak istemiyorum diye değil, kıpırdatamıyordum, çünkü artık içimde yaşama isteği yoktu.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.