Ölüleri Uyandırmayın
₺125,00 Orijinal fiyat: ₺125,00.₺104,00Şu andaki fiyat: ₺104,00.
3 adet stokta
Ölüleri Uyandırmayın
“Ölüleri uyandırmayın!
Ölüler yeryüzünün gününe getirir karanlığı;
Bir kez mezara girene
Değmez bir daha yeryüzünün ışığı.”
Alman oyun yazarı Ernst Raupach’ın 1823’te yayımlanan ve uzun yıllar boyu Ludwig Tieck’e ait sanılan, yayımlandığı gibi İngilizceye çevrilmesi nedeniyle dünya edebiyatına da benzerlerinden daha erken nüfuz eden, başta Poe olmak üzere birçok korku yazarını etkileyen öyküsü Ölüleri Uyandırmayın, vampir edebiyatında bir dönüm noktası.
İlgili ürünler
Casuslar Sahili
TESS GERRITSEN’DAN YEPYENİ BİR SERİ
Martini Kulübü serisinin ilk romanı Casuslar Sahili
Maggie Bird, sahil kasabası Purity’de yaşayan emekli bir casustur. Çiftliğinde sakin bir hayat sürer ve geçmişinden hiç bahsetmez. Ancak bir gün kimliği belirsiz bir ceset kapısına bırakıldığında, Maggie bunun geçmişiyle bağlantılı bir mesaj olduğunu anlar. Uzun zaman önce parçası olduğu başarısız bir operasyon hem casusluk kariyerini bitirmiş hem de acı bir kayba mal olmuştur. Maggie hayatta kalmak için peşine düşenleri bulmak zorundadır. Aynı kasabada yaşayan üç eski casus arkadaşının (kim olduklarını ve neler karıştırdıklarını soran olursa Martini Kulübü) yardımıyla, Bangkok’tan İstanbul’a, Londra’dan Malta’ya uzanan gizli görev yerlerine yeniden uğrayıp geçmişin hayaletleriyle yüzleşecektir.
Hizmetçi İzliyor
“Siz yeni komşularımız olmalısınız!” Bayan Lowell beyaz çitin ardından bize el salladı. Kızımın elini tutup ona gülümsedim fakat kocamı görür görmez Bayan Lowell’ın yüzünde tuhaf bir ifade belirdi. O anda bir karar verdim. Nihayet kendimize ait bir evimiz olmuştu. Geçmişim geçmişte kalmıştı. Orada kalmaya devam etmesi için her şeyi yapmaya hazırdım…
Eskiden başkalarının evlerini temizlerdim, şimdiyse bu evin bana ait olduğuna inanamıyordum. Göz alıcı mutfak, sakin çıkmaz sokak, çocuklarımın gönüllerince oynayabilecekleri arka bahçe… Kocam ve ben çocuklarımıza hak ettikleri hayatı verebilmek için yıllarca para biriktirmiştik.
Bayan Lowell’dan pek hoşlanmadıysam da bizi yemeğe davet ettiğinde bunu yeni mahallemizde arkadaş edinme fırsatı olarak gördüm. Kapıyı bize beyaz önlüğü ve sımsıkı topuzuyla hizmetçisi açtı. Onun yerinde olmanın nasıl bir his olduğunu çok iyi biliyordum.
Ama o buz gibi bakışları içimi ürpertti…
Lowellların hizmetçisi sokağımızdaki tek tuhaflık değildi. Bir silüetin bizi izlediğinden emindim. Kocam geceleri evden çıkıyordu. Ve karşımızdaki evde oturan kadınla tanıştığımda sözleri beni iliklerime kadar ürpertmişti: Komşularına dikkat et.
Ailemi buraya taşıyarak korkunç bir hata mı yapmıştım?
En karanlık sırlarımı arkamda bıraktığımı sanıyordum. Fakat bu sakin banliyö sokağı, şimdiye kadar bulunduğum en tehlikeli yer olabilir miydi?
Kan Gölü
Dr. Claire Elliot, oğlunun başını derde sokmasını önlemek ve onu kısa zaman önce yitirdiği babasının hatırasından uzaklaştırmak için büyük şehirden göl kıyısındaki taşra kasabası Tranquility’ye taşınır. Burada bir muayenehane açıp işini yapmaktır niyeti. Ancak kasabada ergenlerin arka arkaya şiddet olaylarına karışmaları ve oğlunun okulundaki bir silahlı saldırı her şeyi değiştirir.
Bu şiddet dalgasına tıbbi bir açıklama getirmeye çalışan Claire, korkunç bir sırrı keşfeder: Ergenlerin karıştığı cinayetlere Tranquility’de daha önce de rastlanmıştır. Claire ergenleri saldırganlığa iten kaynağı bulmak zorundadır, kendi oğluna sıra gelmeden önce...
Mathilda
Peri Masalı
Dünya tehlikede… Hem bizimki hem de diğeri…
Charlie Reade on yedi yaşında, beyzbol ve Amerikan futbolunda başarılı, sıradan bir lise öğrencisidir. Bir gün Radar adında bir köpek ve onun sahibi Bay Bowditch’le tanışır.
Bay Bowditch bir tepede, tekinsiz görünen büyük bir evde tek başına yaşamaktadır. Evinin arkasında zaman zaman tuhaf seslerin duyulduğu bir kulübe, kulübenin içindeyse bir kuyu vardır.
Ve masal bu ya, bu kuyu bambaşka bir dünyaya açılır.
Gökyüzünde iki ayın ve bizim dünyamızdaki gökbilimcilerin hiç görmediği yıldızların parladığı, korkunç cezalara maruz kalmış prens ve prenseslerin sürgün edildiği, sakinlerinin hastalıkla lanetlendiği bir dünyaya...
Dahi yazar Stephen King, iyi ile kötünün savaştığı paralel bir dünyanın kapılarını aralıyor ve hayal gücünün en derin kuyusuna iniyor. Peri Masalı, King’in diğer eserleri kadar şaşırtıcı ve ikonik. Kahraman rolüne soyunan sıradan bir genç adamın olağanüstü macerasını konu alan gerilimli ve tatmin edici bir roman.
KİTAPTAN ALINTILAR
“Cesurlar yardım eder. Korkaklar sadece hediyeler getirir.”
“Herkesin içinde karanlık bir kuyu var bence ve o kuyu asla kurumuyor. Sorumluluğu kabullenerek oradan içiyorsun. Ve su aslında zehir.”
“İyi insanlar karanlık zamanlarda daha çok parlar.”
“Bence tüm dünyalar sihirli. Sadece sihirlerine alışıyoruz.”
“Sizin de muhtemelen bildiğiniz üzere sevgili okur, en derin etkileri bırakan ve en uzun süre aklımızda kalan çocukluğumuzda duyduğumuz hikâyelerdir.”
“İnanılmaz şeylere alışıyor insan, o kadar. Denizkızları ve IMAX, devler ve cep telefonları. Senin dünyandalarsa uyum sağlıyorsun. Harika bir şey, değil mi? Ama başka bir açıdan bakınca bir bakıma korkunç.”
“Disney prensi olmak istemiyorum. Prens olacaksam da karanlık bir prens olmak istiyorum.”
“Utanç da kahkaha gibi. İlham gibi. Kapıyı çalmıyor.”
“Hiçbir şey bekleme ama umudunu asla kaybetme.”
“Zaman aslında su, Charlie. Hayat ise onun altından akıp gittiği köprü.”
“Peri Masalı çoklu evrende geçen, edebiyat türleri arasında dolaşan ve King severler için eski hikâyelere bolca atıfta bulunan bir roman. Unutulmayacak tuhaf karşılaşmalar ve iyi işlenmiş, çoğu zaman heyecan verici olaylarla dolu sürükleyici bir kitap. Sürprizlerle sürekli değişen hikâye örgüsüne rağmen Peri Masalı’ndaki en büyük sürpriz King’in sabit okuruna mutlu son sözü vermesi olabilir.”
-The New York Times
“Stephen King klasik bir masalın tüm cüretkârlığını, büyüsünü ve hatta romantizmini sunmuş bu kitapta, yine de King’in kendine özgü tedirgin edici tarzı rüyalar âlemine sürüklenmenize müsaade etmeyecek.”
-Vanity Fair
“Çok güzel... çocuk klasiklerinin ürpertici gerilimini yakalıyor.”
- The Chicago Tribune
“Bir zamanlar Stephen King 'Peri Masalı' adında bir roman yazmaya cesaret etti ve kitabın basit ama yüce adının hakkını verdi... Kitap yaratıcılıkla dolup taşıyor... Zamansız ve güncel olan iyiye karşı kötünün hikâyesi... Son sayfayı çevirdikten sonra ruhen biraz daha güçlü
hissedecek, başka hikâyeler okumak isteyecek ve hatta belki de sonsuza dek mutlu yaşayacaksınız.”
-USA Toda
“Bu güzel, heyecanlı, dokunaklı masalı yazmak onu mutlu ettiyse, bir okur olarak size neler hissettireceğini bir hayal edin.”
- Bangor Daily News
Psikiyatrist
Yıl 1935, Çekoslovakya. Yakın zamanda Carl Jung’dan psikiyatri eğitimi almış olan Dr. Viktor Kosárek, yeni görevine başlamak üzere Hrad Orlů Akıl Hastanesi’ne gelir. Tesis bir dağın tepesindeki, etrafı ormanlarla çevrili, Orta Çağ’dan kalma terk edilmiş bir şatodur.
Avrupa felaket bir savaşa hazırlanırken, öldürmeye meyilli altı akıl hastası –diğer adıyla Şeytan’ın Altılısı– bu şatoya kapatılmıştır. Kendi geliştirdiği yeni bir tekniği kullanan Dr. Viktor, hastaların ürkütücü sırlarını ortaya çıkarabilmek amacıyla onlarla seanslar düzenlemektedir.
‘Meşin Önlük’ adı verilen katilse, Prag’da kurbanlarını feci şekilde öldürmektedir. Yakalanma tehlikesinden her seferinde başarılı bir şekilde kurtulabilen katilin berbat ve kanlı cinayetleri sanki bizzat Şeytan tarafından işlenmiş gibidir. Belki de gerçekten öyledir…
Başkomiser Lukáš Smolák, Karındeşen Jack’i taklit edercesine cinayetler işleyen caniyi yakalayabilmek için Hrad Orlů Akıl Hastanesi’deki uzman doktorlardan yardım istemek zorunda kalır. Cinayetlerin, Kartal Şatosu’ndaki akıl hastalarıyla nasıl bir bağlantısı vardır? Bunu ancak Şeytan bilir, ortaya çıkarmaksa Viktor’un görevidir…
Doğu Avrupa folklorundan izler taşıyan ve Çekoslovakya sınırının hemen ötesindeki Nazi felaketinin gölgesinde kalan bu romanı okurken iliklerinize kadar ürperecek ve kitabı elinizden bırakmayacaksınız.
“Sizi daha ilk sayfasında içine çeken ve karanlık dünyasına sürükleyerek çılgınca eğlendiren bir hikâye.” (New York Times)
“Nefes kesici.” (Daily Mail)
Tehlikeli Şarkılar
Bir sahil kasabasında düzenlenen müzik festivalinin başlamasına günler kala, organizasyonun başındaki iki kişi vahşice öldürülür. Gözler, festivali yasaklatmak için uğraşan tarikata çevrilir. Olay medyaya yansıyınca toplumsal bir gerilime neden olur. Başkomiser Perihan Uygur, son görevinde yaşadığı psikolojik travmadan dolayı izinde olmasına rağmen Cinayet Büro’ya döner ve soruşturmayı üstlenir. Cinayetler birbirini izledikçe işinin düşündüğünden de zor olduğunu anlayacaktır.
Tuna Kiremitçi’den polisiyeyle müziği buluşturan, nefes nefese bir roman. Polisiye okurlarının sevgilisi Başkomiser Perihan Uygur bir kez daha bizlerle.
Üçe Kadar Say
Ve artık çıkış yolu yoktu.
Jess Tennant’ın yaşadığı kasabaya Noel zamanı gelmiştir. Yılın bu zamanında Jess’ten kocaman bir Noel ağacı süslemesi ve şehir dışından ziyarete gelen erkek arkadaşıyla vakit geçirmesi beklenirken, o kendisini tekrar gizemlerin içinde bulur.
Sıradan bir tarih projesi ile yollarının kesiştiği Gilly Poytner’ın aniden ortadan kayboluşu, Jess’i de olayların içine sürükler. Ardında birkaç dedikodu ve yalnızca bir günlük bırakan Gilly’nin başına ne geldiğine dair kimsenin bir fikri yoktur. Şifrelerle dolu bir günlük, Jess’in sır perdesini aralamasına yetecek mi?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.