Le Horla
₺200,00 Orijinal fiyat: ₺200,00.₺165,00Şu andaki fiyat: ₺165,00.
1 adet stokta
Le Horla
19. yüzyıl Fransız edebiyatının en güçlü kalemlerinden olan Maupassant’ın hikayeleri, hayatla sanat arasındaki sınırları ortadan kaldıran cinsten. Hayat sanattan, sanat da hayattan kopuk değildir Maupassant’ın estetik dünya görüşünde. Modern insanın “iç dünyasının” detaylı bir biçimde resmedildiği hikâyelerinde, doludizgin akan bir hayat sevincine paralel olarak, alttan alta işleyen melankolik, ürkütücü ve karanlık duygular da var. Maupassant’ın hikâyelerinde dönemin toplumsal kompozisyonunda yer alan neredeyse bütün varoluşların portrelerini bulmak mümkün. Yüksek sosyetenin çıtkırıldım hanımefendilerinden ve beyefendilerinden söz ettiği kadar izbe sokaklarda dolanan fahişelerden, yoksullardan da söz eder Maupassant. Alkolikler, uyuşturucu bağımlıları ve deliler gibi toplumun çeperlerinde konumlanmış bireylerin hikâyelerini anlatan Maupassant’ın, burjuva hayatına karşı “aşağıdakiler”den yana bir tavır aldığını söylemek olası: Deliler beni çeker. Bu insanlar, garip düşlerin oluşturduğu gizemli bir ülkede, bunaklık denilen şeyin o içine girilmez bulutu içinde yaşarlar. Yeryüzünde gördükleri, sevdikleri, yaptıkları her şey, onlar için, eşyaların ve insan düşüncesini yöneten tüm yasaların dışında, imgesel bir varoluş içinde yeniden başlar. Keskin zekâ yaratıcı deha ile birleşince; aşk, entrika, kin, umut, korku gibi insani duygulara bambaşka açılardan ışıklar düşülüyor Maupassant’ın hikâyelerinde…
İlgili ürünler
Bir Aşk Sayfası
1878 yılında yayımlanan Bir Aşk Sayfası , Emile Zola’nın yirmi iki yılda tamamladığı “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” adlı yirmi kitaplık dizinin sekizinci kitabıdır. Dizinin en çok gürültü koparan iki romanı Meyhane ile Nana ’nın arasında yayımlanan Bir Aşk Sayfası , bu iki fırtınalı romanın ortasında sakin bir durak, bir soluklanma gibidir.
Roman, Paris’in eteğinde bir mahallede hasta kızıyla birlikte yaşayan dul Hélène Grandjean ile komşusu Doktor Deberle arasındaki gizli aşkı anlatır. Tekdüze bir yaşamı delip geçen aşkın bir çocuğun ruhunda yarattığı çalkantılar; yalnızlığı, ihtirası ve anneliği arasında bocalayan bir kadın; farklı toplumsal kesimlerin aşkı farklı yaşayışları...
Romanın başkişisi Hélène pencere kenarında dikişini dikerek düşüncelere dalarken, okurlar da hem tüm bunlara, hem de müthiş bir gözlem gücüyle betimlenen Paris manzaralarına tanık olurlar. Paris bu romanın kahramanlarından biridir âdeta.
Dramatik gücü nedeniyle yazarın diğer birçok romanı gibi sinemaya da aktarılan Bir Aşk Sayfası ’nı, ülkemizin en yetkin Zola çevirmeni Hamdi Varoğlu’nun akıcı Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz.
İzlanda Balıkçısı
Kirpinin Zarafeti
Paris’in merkezinde, gösterişli bir apartmanda, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcı kadın. Son derece zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında bir kız çocuğu. Utangaç bu iki özel insanı birleştiren bağ binaya yeni taşınan kibar Japon beyefendisi olacaktır. Sessiz insanların zengin iç dünyalarında gelişen, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen Kirpinin Zarafeti, pek çok ülkede yayımlanmış, milyonlarca okura ulaşmış, zarif ve etkileyici bir roman.
“Her şeyin, özellikle de hayata dair mutlak olguların ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren nefis bir kitap.”
- Le Soir
“Barbery hayatın küçük keyiflerini, her şeyin Marcel Proust’un o sonsuz nostaljisi ile dengede olduğu muhteşem anları yakalamayı başarıyor.”
- L’Express
“Bütün büyük yapıtlar gibi bu hikâye de kalbinizi kıracak, ama bazen hayatın bu hüzne değeceğini anlamanızı ya da hatırlamanızı sağlayacak.”
- Chicago Sun-Times
Seksen Günde Dünya Gezisi – Modern Klasikler 94
Londralı beyefendi Phileas Fogg, üyesi olduğu Reform-Kulüp’te gazetesini okurken seksen günde dünyayı dolaşmanın mümkün olduğunu öğrenir. Bu olağanüstü yolculuk 19. yüzyılda sanayi devrimiyle gelen tren ve buharlı gemi gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı sayesinde yapılabilmektedir.
Kulüp arkadaşlarıyla bu yolculuğu seksen gün içinde tamamlayacağına dair bahse tutuşan Fogg, aynı gün uşağı Passepartout’yla birlikte Londra’dan ayrılır. Bu meydan okumayla başlayan bin bir türlü maceraya, bir polis soruşturmasıyla, bir de aşk hikâyesi eklenir. Yayımlandığı 1972 yılından beri popülaritesinden hiçbir şey yitirmeyen Seksen Günde Dünya Gezisi yazarın en sevilen yapıtlarından biridir. Verne’in ulaşım olanaklarının gelişmesiyle “küçülen” dünyasına, artık elektronik çağa adım atmış ve geleneksel medyanın yerini yeni medyaya bırakmasıyla bir “küresel köy”e dönüştüğünden dem vurulan günümüz dünyasından bakmak da ayrı bir macera olsa gerektir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.