146 Basamaklı Serüven
₺418,00 Orijinal fiyat: ₺418,00.₺345,00Şu andaki fiyat: ₺345,00.
3 adet stokta
146 Basamaklı Serüven
“Birbirimize bir şey söylemeden giderdik oraya. On dakika önce ayrıldığımız bir sınıf arkadaşımızla on dakika sonra orada karşılaştığımızda ise, on dakika sonra orada karşılaştığımızda ise, bu kez beyaz yalanlar söyleyerek, kocaman birer erkek olduğumuzu kanıtlamaya çabalardık birbirimize: “Kayseri’yi seyretmeye geldim.” derdik… “Yılanlıdağ’ı seyredeyim estidim.” derdik… “Güneşin batışını seyretmek istedim.” derdik… Gerçekte tümümüz bilirdik neden gittiğimizi o an, oraya ama… Serde erkeklik var ya, annemizin başımızı okşayan elinin sıcaklığını, babamızın yüzümüze batan sakalını duyumsamak ya da evdeki sesleri duymak için o an oraya geldiğimizi birbirimize söylemezdik de, söyleyemezdik de…”
-Mete Akyol-
Elinizdeki kitap bir dönem Talas Amerikan Koleji’nde öğrenim gören öznelerin kurum tarihi açısından Talas Amerikan Koleji’nin zihinlerinde yeniden inşasıdır. Özne olarak yaşadıklarını, duygularını, keyif ve kederlerini, mekânın ve kurumsal yapının neliğinin nasıl ortaya çıktığını kendi kalemlerind
İlgili ürünler
Bir Ruh Macerası
“‘İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısındaki yenilgilerimizin sebebi İslam’dır!’ hükmü; giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar, bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı.
Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim. Hayatımın ilk yarısı bir korku filmi gibi geçti. Varoluşuna sahih neden bulamayan insan, bilsin yahut bilmesin, korku, endişe ve vehim içindedir. Ben bu marazî hâli, bir imtihandan geçiyor gibi ve en ağır derecelerde yaşadım. Şimdi şu eski koltuklarda oturuyorum ve gücüm yettiğince tefekkür ediyorum. Herkes geleceğe doğru hayal kurar, bense geçmişe doğru hayal kuruyorum. Bir bahçeye yolculuk yapıyorum. Manolyalar, frenk üzümleri, yıldız çiçekleri, çimenler; tam bir cennet bahçesi… Bir zamanlar, yani çocukluğumda öyle bir bahçenin ortasındaydım ama o günlerde o nimetin şükrünü eda edebilme hassasiyetine sahip değildim. Şimdiki halimle, aklım ve gönlümle o güzel bahçeye dönüyorum. Çimenlerin üzerine seccademi serip şükür namazı kılıyorum. Bu, benim geçmişe doğru yolculuğum; geçmişe dönük hayalim…”
Çocukluk Ne Güzel Şey
Defterinde Kuş Sesleri
Gülünün Solduğu Akşam'ı okuyanlar ve unutamayanlar, o kitabı besleyen tutukevi koşullarının , yazgıların, acıların bir anlamda daha derinlerine inecekler Defterimde Kuş Sesleri'ni okurken. Erdal Öz bir kuşağı etkileyen, yıkan olayların içinde yaşayarak ilk elden tanığı oldu. 70'li yıllarda iki kez tutuklanarak cezaevinde aylar geçiren bir siyasi suçlu olarak pek çoğu birbirine benzeyen kaderleri geri dönüşlerle ve sonraya gidişlerle anılarında anlatıyor. Gülünün Solduğu Akşam'da ve öykülerinde eksik kalan, yazıya dökülmeyen her şey Defterimde Kuş Sesleri'ndeki anılarında.
Kelebek Ve Dalgıç
Sol Ayağım gibi bir klasik olmaya aday, gerçek bir yaşam öyküsü... Kelebek ve Dalgıç, yaşanmış bir hikâyenin anlatısıdır. Jean-Dominique Bauby, bir beyin kanaması geçirir; yolunda giden hayatı artık bir çıkmaza girmiştir. Onun için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Artık vücuduyla tek yapabildiği şey, gözkapaklarından birini oynatabilmektir. İnsanlarla iletişim kurmak için kullanabileceği tek yol budur. Yine de, umut... Hep vardır umut. İnanmaktan vazgeçmeyen insan birçok şeyi başarabilir. Jean-Dominique Bauby de bu kitabı, sadece göz kapağını oynatarak, alfabedeki yerlerini işaret ettiği harfler sayesinde yazdırmayı başarmıştır. O nedenle bu kitap kısadır ama açacağı kapının önünüze sereceği yol çok uzundur. "Günümüze ait bir efsane gibi... Yüzyılın en iyi kitaplarından biri." -Jackie Wullschlager-Financial Times "İnsan olmanın çekirdeğini, özünü anlatan bu kitabın söylediklerini dinlemeliyiz." -Robert McCrum-Observer "Bu kitabı okuyun ve hayatınıza yeniden âşık olun." -Edmund White- "Sarsıcı bir çalışma. Aklın ve ruhun inanılmaz gücünü yazıyla harmanlayarak mutlaka okunması gereken bir hikâye sunuyor." -A.L. Kennedy- "Günümüzün en dikkate değer yaşam öyküsü ...hatta belki de tüm zamanların demeliyiz." -Cynthia Ozick-
Kışın Ardı Bahardır
Hayatınız kışa döndüyse baharı hiç yaşayamıyorsanız,
Deli rüzgârlar sizi sağa sola savuruyorsa,
Yanlış arkadaşın veya yanlış çevrenin kurbanı olduysanız,
Hapsolduğunuz karanlık gecelerde bir çare, bir çıkış arıyorsanız,
Sizi kimse anlamıyor, çığlıklarınızı duyuramıyorsanız,
Haksızlık girdabında ikiyüzlülerle boğuşuyorsanız,
Hasretinizi, sevdanızı ve hayallerinizi yüreğinize gömdüyseniz,
İnancınızı, dürüstlüğünüzü ve yolunuzu kaybetmek üzereyseniz,
Ve hâlâ da nefes alıyorsanız,
Üzülmeyin! Daha umudunuz var demektir.
Çünkü, kışın ardı bahardır...
Küçük Anılar
Evinin kapısında oturuyordun sen, anneanne, yıldızlı, uçsuz bucaksız geceye açılan kapısında evinin, hakkında hiçbir şey bilmediğin ve asla yolculuk yapamayacağın gökyüzünün altında, büyülü tarlaların ve ağaçların sessizliği içinde, sonra doksan yaşının vakarıyla ve hiçbir zaman kaybetmediğin bir gençlik ate?iyle dedin ki: “Dünya öyle güzel, öleceğime öyle yanıyorum ki.”
Aynen böyle dedin. Ben oradaydım.
José Saramago, “küçüklüğümdeki küçük anılar” dediği türlü anı parçacıklarını birbiri ardına sıralıyor.
Bir amacı da var üstelik: aklın içindeki canavarları ve yine onun yarattığı yücelikleri ortaya çıkarmak.
Zaman Kaybolmaz
"Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da…
Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur.
Hayat “gemi”mi bilmiyorum; “gemicilik” olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, an be an insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer.
Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar."
İlber Ortaylı
Yaşam tecrübesini paylaşmayı seven, zamanı koklayan ve her yaşında kendisine ayrı ödevler çıkaran, İstanbul âşığı nadide bir entelektüel İlber Ortaylı. O, Türk tarihçiliğinin dünyadaki en önemli isimlerinden biri olarak sadece tarihseverler için değil, ömrünü güzel biçimde yaşamak isteyenlere de bir rehber oldu daima.
İlber Ortaylı’nın yaşamöyküsünü okurlara sunan Zaman Kaybolmaz, nehir söyleşi lezzetini her yaştan okura tattırırken bir tarihçinin çocukluğunu, eğitim hayatını, yetiştiği iklimi, çevresindeki mizaçları, tutkuya dönüşmüş meşgalelerini, değişen şehirlere ve ülkelere dair gözlemlerini, kısacası hayatın bütününe olan yaklaşımını da ortaya seriyor. Bu anlamda bir tecrübeler kitabı olarak da okunabilir.
Zaman Kaybolmaz’ın sayfalarını çeviren tüm okurlar; İlber Ortaylı’nın engin anılar yumağını çözerken kendi hayatlarına eşsiz pratikler kazandıracak, yaşama daha farklı bir pencereden bakma imkânı bulacak, böylece daha anlamlı bir hayatın peşinden gidecekler hiç şüphesiz…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.