Kuş Bakışı – Bütün Şiirleri (1969-2018)
₺200,00 Orijinal fiyat: ₺200,00.₺165,00Şu andaki fiyat: ₺165,00.
1 adet stokta
Kuş Bakışı – Bütün Şiirleri (1969-2018)
İzzet Yasar’ın bütün şiirleri tek ciltte toplandı
Kuş Bakışı – Bütün Şiirleri (1969-2018)
2018 yılında aramızdan ayrılan İzzet Yasar’ın tüm şiir kitapları ile dergi sayfalarında ve çekmecesinde kalmış şiirleri Kuş Bakışı adı altında toplandı. Kuş Bakışı, şairin 1969-2018 yılları arasında yayımladığı Kanama (1974), Yeni Kuş Bakışı (1979), Ölü Kitap (1982), Dil Oyunları (2002), Asla Yazamayacaksın O Şiiri (2007), Başka Akıl Peşinde (2010), Şifa ile Taburcu (2018) kitaplarının yanı sıra daktiloya çekilip yayımlanmamış ya da çıktığı dergilerde kalmış şiirlerinden oluşuyor.
Çağdaş şiirimizin son elli yılında özel ve ayrıksı bir yeri olan İzzet Yasar eleştirel, aykırı, alaycı tutumunu büyük bir ustalıkla şiirleştiriyor. “Büyük meseleler” onun şiirinde dilin ücra köşelerine taşınarak yeniden tanımlanıyor.
Ece Ayhan’dan İlhan Berk’e Murat Belge’den Orhan Koçak’a pek çok şair ve eleştirmen İzzet Yasar şiirini değerlendirmiştir.
İLHAN BERK: Bugün İzzet Yasar bir başına kapalı, çetin, lanetli bir şiiri sürdürüyor. Neredeyse, anlaşılmak, paylaşılmak istemiyor gibidir. Ya gerçek mi? Onun için şiirde asıl gerçek, gerçek olmamakta yatar çünkü.
MURAT BELGE: İzzet Yasar’ın ta başından beri değişmeyen bir özelliği, sesi hem bir uyum hem de Joyce’u akla getiren “akustik çağrışımlar” yapmak için kullanmasıdır. “Ne ulu uyanış ve ne kutlu unutuştu” derken birinci işlev, “Korkma bu erkek erk seni asla etmeyecek terk” derken daha çok ikinci işlevi ve henüz söylemediğim üçüncü işlevi öne çıkıyor: Bu üçüncüsü de gene çok yanlı mizahını ürettiği araçlardan biri.
ORHAN KOÇAK: Baba’nın Rejimi, Baba’nın Yasasıdır Yasar’ın hep didiştiği, kısaca Yasa. Bu durumda kendi soyadının yarattığı ironiyi fark etmemiş olamazdı; bolca yararlanmıştır bu uyuşmazlıktan, şiirini bu “yasamayan yasarlık” konumuna çekilerek yaratmıştır – ş’leri de unutmadan.
İZZET YASAR: Ben “yargılayan” durumunda olmak istemiyorum. Şiirimizin yakın tarihi üstüne fikir beyan etmek istemiyorum. Behçet Necatigil’in dediği gibi, biz işimize bakalım. Mızmız ya da hırçın, iyi şiir yazmaya çalışalım. Yargıyı zaman verir. Eninde sonunda iyi şiir kötü şiiri kovar.
İlgili ürünler
Belki De Neşe
“Hayat, en uzunu, sakalı nehri andıran en uzun ömürlü ihtiyarınki
De dâhil olmak üzere, ardında her zaman karanlık
Suskunluklar, küle dönmeyen harabeler, meçhul
Adalar bırakır. Altmış yıl değil, akla hayale sığmayacak altı
Yüz yıl daha geçse bile, bu süre adaları yaşanır kılmaya,
Harabeleri kül etmeye yetmez; insan karanlıklardan bahsetme
Mecburiyetinden gene kurtulamaz.”
Çağdaş dünya edebiyatının ölümsüz kalemlerinden José Saramago’nun üç kitaptan oluşan Toplu Şiirler’i artık Türkçede.
Bütün Şiirleri 1
Bütün Şiirleri 4
Seni yalnız bıraktım diye
Mezarından bile koşarak geliyorum eve.
Islık çalan odalarda
Konuşuyorum konuşuyorum konuşuyorum.
Uzaktan gelmişim, ağzımda sabahın çiy taneleri
Çocuklaşma diyerek çekiyorsun ağzını.
Sonra kaldırıyorum başımı, pencere değil
Sıralı kirpikler gibi çocuk ölüleri.
İnsan acısından utanır mı
Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum.
Bizden geçti de, demiştin, hepsi ölümün rahminde
Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede.
Antakya’dayız, Vakıflı Köyü’nde kalbimizi seviyoruz
Bu iyilik içinde kimin aklına gelir ölüm.
Deniz kıyısına gidelim haydi
Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu.
İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde
Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.
Eyvallah
O benim için geçmişe anıt bırakılacak kadar değerli; geçmişte bırakılamayacak kadar gereklidir.
Unutuyorum her seferinde neresinde kalmıştık ayrılığın?
Bana geldiğin yol, aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında... Oysa ben, gelişini ‘‘milat’’ sayacak kadar başlıyordum aşka...
Yolumdan dönemediğim için değil, seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Yeryüzünün bütün aşkları senin ve beni unutabilirsin!
Sol yanıma yatsam seni uyusam, hep rüyada kalsam...
Ama içime dokundun bir kere. Parmak izlerin duruyor bakışlarımda. Nereye baksam senden bir iz bırakıyorum.
Ben senin, kaçmak istediğinde açabileceğin ve sonrasında dünyanın yüzüne çarpıp gidebileceğin bir kapıyım!
Gel, aç ve kaç...
Söyle sevgili şimdi hayatında bir kayıp mıyım? Bulunmaz...
Açık bir yara mıyım? Sarılmaz...
Tehlikeli bir yol muyum? Gidilmez...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, "Eyvallah" ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Kızıl Elma- Şiirler
Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan; Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan…
Ziya Gökalp, büyük bir çoğunluğunu "Genç Kalemler", "Türk Yurdu", "Halka Doğru", "Türk Sözü" gibi dergilerde yayımladığı şiirlerini "Kızılelma" adı altında bir araya getirmiştir. Kitapta yer alan "Kızılelma" şiiri, kitabın adını ve kitapta yer alan şiirlerin muhtevasını da tayin etmiştir. "Turan", "Ötüken Ülkesi", "Altın Yurt", "Altın Destan", "Ergenekon", "Balkanlar Destanı" ve "Kızıl Destan" gibi şiir adlarına bakıldığında bunların Kızılelma mefkuresiyle örtüşen şiirler oldukları görülür.
Ziya Gökalp'ın bu kitabına "Kızılelma" adını koyması ve kitabında ilk olarak "Turan" şiirine yer vermesi tesadüf değildir. Bu iki şiir, Ziya Gökalp'ın hayatı boyunca savunduğu ve dile getirdiği temel düşüncelerinin yansıması, hatta özetidir. "Turan" şiiri, Türklerin büyük bir ülkede birlikte yaşama ideallerini ve isteğini anlatırken, "Kızılelma" ise bu ülkede yaşayan insanların ülküsünü dile getirmekte, onlara aramaları ve ulaşmaları gereken yerleri ve fikirleri işaret etmektedir.
Kızılelma oldu bir güzel Cennet: Oradan Turan'a yağdı saadet.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.