Saklı Bahar
₺210,00 Orijinal fiyat: ₺210,00.₺174,00Şu andaki fiyat: ₺174,00.
5 adet stokta
Saklı Bahar
“İnsan hem olduğu yeri sevip hem de niye gitmek ister?”
“Çünkü gençsin ve görmek, tanımak, istiyorsun.”
Bir süre bakışlarını ufuk çizgisine dikti Kubilay Bey. “Hayat…” dedi sonra. “İnsan gençken merak ediyor. Kocaman bir dünya var ve onu bilmek istiyor.”
“Aslında biraz da korkuyorum,” dedi Bahar.
“Korkun, orada seni nelerin beklediğini bilmemenden. Ama çekiciliği de buradan gelir zaten.”
“O zaman…”
“O zaman gitmeli!” dedi Kubilay Bey, işaretparmağıyla denizi göstererek. “Gitmezsen aklın hep orada olur.”
Usulca akan zamanın, hayata karışmadığı bir kıyı kasabası. Kaçmış, saklanmış, vazgeçmiş, kabullenmiş insanlar. Bir gençler telaşlıydı, bir de kuşlar. Bahar’a gelen mesaj, sakin suları dalgalandırdı. Yaşamın peşinden koşarken elini kim tutacaktı?
Ödüllü şair ve yazar Çiğdem Sezer, göç etmiş bir ailenin ekseninde, günümüz Türkiye’sine odaklanıyor. İncelikli şiir dilini romanlarına taşıyan yazar, genç kalplere ve hayallere özenle dokunuyor. Hayatlarına yön vermeye çalışan dört gencin yaşadıklarını, umutlarını, karşılaştıkları sorunları dillendiren roman, cesareti ve her şeye rağmen devam etmeyi anımsatıyor.
EDİTOR: Müren Beykan
YAZAR HAKKINDA
Çiğdem Sezer, 1960 yılında Trabzon’da doğan Çiğdem Sezer, Ankara Gevher Nesibe Sağlık Eğitim Enstitüsü’nden mezun oldu. Yozgat, Trabzon, Ankara, Sakarya sağlık meslek liselerinde öğretmenlik yaptı. Şiirleri Kıyı, Karşı, Çağdaş Türk Dili, Şiir-lik (Almanya) ve Varlık gibi pek çok dergide yayımlandı. İlk şiir kitabı Kanadı Atlas Kuşlar (1991) çeşitli ödüllere değer bulundu. Ardından, Çılgın Su’yla (1993) Dünya Kitap Dergisi Şiir Ödülü’nü, Bir Şehrin Hatıra Fotoğraflarından (1998) ile Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü’nü aldı. Kapalı Gişe Hüzünler (1996), Dünya Tutulması (2005), Denizden Geçme Hali (2009) ve Küçük Şeyler Mevsimi (2016) adlı şiir kitapları da bulunan Sezer, edebiyatın farklı türlerinde eserler verdi. Kent monografisi ve biyografi kitaplarının yanı sıra, Aşklar ve Baharatlar (2008) ile Mavi Çayırın Kadınları (2013) adlı romanları var. 2014 yılında yayımlanan Alfabeden Kaçan Harfler adlı çocuk şiirleri kitabıyla Türkan Saylan Sanat Ödülü’ne değer görüldü. Hayal Vadisi (2011), Gizemli Yabancı (2014) ve Şahane Ekip (2015) adlı gençlik romanlarıyla da tanınan Sezer, Köprü Kitaplar koleksiyonu için Hayat Pastanesi’ni (2017) yazdı. Son kitabı, yine bir gençlik romanı, Saklı Bahar (ON8, 2017).
İlgili ürünler
Define
“Mağazalar, paranın temin edeceği bütün zevk ve rahatlık, keyif ve neşe vasıtalarını bana birer birer takdim ediyor, kadınların hepsi tebessüm ederek beni davet ediyorlar gibiydi. Birdenbire sarsıldım, durdum. Şayet bir aksilik çıkar da bu emeller gerçekleşmezse ne tamir edilemez bir felaket, ne tahammül edilemez bir sefalet olacaktı!”
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül ’ün yazarı Mehmet Rauf’un kendisiyle özdeşleşen tarzından farklı bir yola saparak serüven ve gizem hissini önde tuttuğu, kitabın devamı sayılan Kan Damlası ile beraber polisiye türünde kaleme aldığı tek eseri olan Define 1927 yılında yayımlanmıştı.
Sıkı bir polisiye okuru olan, Erzurum Hastanesi Başhekimi Şakir Feyzi’nin hastalarından Hacı Hanım, zamanında çalıştığı konaktaki Paşa’nın ona bir kitap verdiğini ve bu kitabın içinde büyük bir hazinenin yerinin saklı olduğunu söyler. Hacı Hanım yaşı nedeniyle defineyi bulamayacağından bu sırrı Şakir Feyzi’ye emanet etmek istiyordur. Büyük bir servetin heyecanına kapılan Şakir Feyzi, Fuzulî Divanı ’nın sayfalarında başlayan bu yolculukta, yalnızca okuduğu kitaplarda gördüğü türden bir maceranın içinde bulacaktır kendini.
Mehmet Rauf’un bir gizemi çözmenin coşkusunu, paranın akıl çelici kuvvetini anlattığı Define Türk polisiyesinin en sürükleyici yapıtlarından birisi.
Kerem İle Aslı – Anonim Yayıncılık
Kerem ile Aslı, büyük hikâyeler grubuna girer. Hikâyenin geçtiği yer ve tarih hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Hikâyenin XVI. yüzyıldan daha eski olamayacağı söylenir. Olayların geçtiği yerler ise Azerbaycan ve Doğu Anadolu bölgesi olduğu düşünülmektedir. Bu hikâye gerek âşık edebiyatında gerekse halk edebiyatında derin izler bırakmıştır. Farklı sanat dallarında da (opera, bale, sinema, resim vb.) işlenmiş, türküleri halk arasında kullanılmıştır.
Şair Evlenmesi
“Şimdi benim Kumrucuğum kafese girecek ha! Ah, bir kere kanadının altına girebileydim! Fakat insan kısmının yediği bir yem var ya, adına para derler. Eğer ondan isteyecek olursa mesela… E ne olmuş? Ben de elimden geleni esirgemem ya. Verebileceğim şey, çok mu? Hepi topu bir teselli.”
Tanzimat Dönemi’nin en önemli yazarlarından biri olan Şinasi’nin Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika edilen Şair Evlenmesi oyunu, Türk edebiyatının Batılı tarzdaki ilk tiyatro oyunu kabul edilmektedir. Şinasi, töre komedisi niteliği taşıyan bu eserinde görücü usulü evlenmenin sakıncalarına değinir.
Alafranga tutumu ve giyimi sebebiyle mahalleliler tarafından hoş karşılanmayan Müştak Bey, yoksul fakat eğitimli bir şairdir. Her ne kadar gönlünü Kumru Hanım’a kaptırmış olsa da mahallelinin entrikaları sebebiyle Sakine Hanım’la evlenmeye mecbur kalır. Müştak Bey’i bu zor durumdan kurtaracak kişi ise arkadaşı Hikmet Efendi’dir.
Anadolu geleneğini Batılı tarz ile ustalıkla harmanlayan bu eserle Şinasi, hem Anadolu âdetlerine hâkim olduğunu kanıtlamış hem de Türk tiyatrosunda yeni bir biçimin önünü açmıştır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.