Zor Rota
₺610,00 Orijinal fiyat: ₺610,00.₺504,00Şu andaki fiyat: ₺504,00.
1 adet stokta
Zor Rota
“Gençlik ve Diplomasi Anıları”
Onur Öymen bu kitapta gençlik yıllarının ve diplomat olarak görev yaptığı dönemin anılarını, düşünce ve yorumlarıyla okurlarla paylaşıyor. Dışişleri Bakanlığı’nda geçirdiği 38 yıl boyunca yaşanan pek çok krizin ve diplomatik mücadelenin yanı sıra, yeterince bilinmeyen bazı gelişmelerin içyüzünü de onun kaleminden öğreniyoruz:
Cunta döneminde Batı Trakya Türklerine nasıl baskı yapıldı?
Kıbrıs harekâtından sonraki Amerikan askeri ambargosuna Türkiye nasıl karşılık verdi?
Amerikan Kongresi’ndeki Ermeni lobisi nasıl etkisiz kılındı?
Kıbrıs’a müdahaleyi engellemek isteyenlerle Türkiye nasıl mücadele etti?
Ecevit neden “Duvarın öbür tarafına geçeriz!” dedi?
Almanya’daki ırkçı saldırıların arkasında kimler var?
Doğu Alman servisleri Batı’daki radikal İslami örgütleri destekledi mi?
Türkiye’nin kilise kapattığı iddiasını nasıl çürüttük?
Öymen, geleceğe yönelik derslerle dolu bir dönemde yaşananları anlatırken, ileri ülkelerin düzeyine ulaşabilmemiz için önerilerde de bulunuyor. Yazar, diplomatlarımızın “talimatlarını Atatürk’ten alması”nı, ulusal çıkarlarımızın tam bağımsızlık anlayışıyla korunmasının tek yolu olarak görüyor.
İlgili ürünler
Benim Adım Pogba
Başarıdan başarıya koşan Pogba’nın futbol yaşamı…
Fransa’da Gineli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Paul Pogba, altı yaşında futbola başladı ve zaman içinde Avrupa’nın en büyük takımlarının peşinde koştuğu bir orta saha oyuncusu hâline geldi.
20’li yaşlarda İslamiyet’i seçen ve Müslümanlığın, hayatında olumlu değişiklikler yaptığını söyleyen Pogba, başarı basamaklarını hızla tırmanmaya devam ediyor.
Bu kitapta Paul Pogba’nın sabrı, hırsı, gücü ve yeteneği sayesinde nasıl aranan bir futbolcuya dönüştüğünü okuyacaksınız.
Bir Haftada Orhan Veli
Yalın bir anlatım benimseyip Türk şiir dilini, konuşma diline yakınlaştırarak yeni bir şiir anlayışını, üslubu edebiyatımıza kazandıran Orhan Veli’nin eserleri bugün hala her yaştan okuru yakalamayı başarıyor.
Edebiyatımızın en önemli şairlerinden Orhan Veli’yi daha yakından tanıma kitabı olarak hazırladığımız Bir Haftada Orhan Veli , yedi ayrı bölümden oluşuyor. Her bölümü bir gün olarak düşündüğümüzde; bu kitapla her yeni güne şairin bir fotoğrafıyla başlayacaksınız. Ardından bir şiiriyle güne devam edecek; sonrasında hikayelerinden birini okuyup Fransızcadan çevirdiği şiirlerden birini mırıldanarak, her bir günü dostlarına yazdığı mektuplarla sonlandırmış olacaksınız.
Üstelik bu bir haftayı başlatmak için pazartesiyi beklemenize gerek yok… Şimdiden iyi haftalar…
Dindar Bir Doktor Hanım
"Ömrü boyunca 'kadın başıma ne yapabilirim ki' düşüncesini aklına bile getirmeyen Hümeyra Hanım, karşılaştığı bütün zorluklarla, sıkıntılarla iman, sabır ve tevekkülün verdiği güçle mücadele etmiştir. Hizmet hayatı yoğunlaştıkça her genç kıza mahsus evlilik hayalleri de uzaklaşmış, kendi ifadesiyle: ' Hereve bir anne lazım, annelik çok yüksek bir mevki ama yedi mahalleye de bir doktor gerek. O da ben olayım, annelere bakayım' diye düşünmüştür. O zaten tanıyan herkesin Hümeyra Annesidir..." Sibel Eraslan
Bu kitap, Cumhuriyet'in ilk döneminde tıp eğitimi alıp doktor olan Ayşe Hümeyra Ökten'in günümüz gençlerine örnek niteliğindeki hayat hikayesidir. Doktor Ayşe Hümeyra Ökten, 85 yıllık yaşamının yarım asrını hastalarına adar ve tek başına bir vakıf gibi hizmet verir. 1959'dan beri İslam dünyasının da çok yakından tanıdığı Ayşe Hümeyra Hanım birçok alim ve devlet adamının da doktorluğunu yaparak herkesin sevgisini kazanır. 1953'te Kızılay'ın teklifiyle Medine'ye görevli ilk kadın doktor olarak gider. Bu gidiş onun için bir dönüm noktası olur ve bir daha o kutsal topraklardan bağını koparamaz. Artık evi de Mekke ve Medine olur.
Türkiye'de geleceğin başbakanlarının yetişeceği İmam Hatip Liseleri'nin kurulması için insanüstü gayretler gösteren Mahmud Celaleddin Ökten'in kızı olan Ayşe Hümeyra Ökten, kendisiyle yapılan bu söyleşide, babasını ve çevresini özel olarak anlatıyor, Mehmed Zahid Kotku, Babanzade Ahmed Naim, yahirü'l-Mevlevi, Mehmed Ali Ayni, Mahir İz, Nurettin Topçu, Orhan Okay, İsmail Fenni Ertuğrul, Mustafa Şekip Tunç, Küçük Hüseyin Efendi ve Mehmed Akif Ersoy gibi bir döneme damgasını vurmuş ilim adamlarının hayatına dair şimdiye kadar hiç bilinmeyen birçok anekdot aktarıyor.
Messi – Sahanın Yıldızları
Şair Nigar Hanım Güftesi Garplı Bestesi Şarklı
Şâir Nigâr Hanım. Yahut eserlerine attığı imza ile Nigâr binti Osman.
Adını açıkça sahiplenen şiirleriyle edebiyatımızın ilk “kadın” şâiri. Yirmi beş yaşından başlayıp hayatının sonuna kadar yazmayı sürdürdüğü günlüğüyle Türk edebiyatının en uzun günlük yazan kadın yazarı.
Şâir Nigâr Hanım, sadece yazar kimliğiyle değil, döneminin seçkinlerinden oluşan geniş sosyal çevresi ve kişisel hikâyesiyle de çok önemli bir portre. Bu portreyi en ince ayrıntılarıyla günümüze taşıyan, Nigâr Hanım deyince akla gelen ilk kişi ise şüphesiz Nazan Bekiroğlu.
Nazan Bekiroğlu 1995 yılında doçentlik tezi olarak hazırladığı Şâir Nigâr Hanım çalışmasını yıllar sonra büyük bir özveriyle adeta yeniden yazdı. Nigâr Hanım’la ünsiyetini akademik çalışmanın çok ötesine taşıyan Bekiroğlu, dört başı mamur bir edebî portre ortaya koyarken Nigâr Hanım’ın eserleriyle yaşamı arasındaki çok yönlü ilişkilere işaret eden, salonundan geçmiş kişilere varıncaya kadar hayatı ve edebiyatıyla ilgili en küçük ipuçlarını dahi yakalayan bir dikkatle edebiyat araştırmacıları için eşsiz bir çalışma örneği sundu.
Nigâr Hanım’ın eserleri ve günlüklerine ilâveten bugüne intikal bütün evrakın, kişisel arşivlerin, şâirenin aile fertlerinin özel koleksiyonlarının, kartpostalların, ithaflı fotoğraf ve kitapların, fotoğraf albümlerinin ve muhtelif eşyanın izinde geçen yılların semeresi olarak ortaya çıkan bu önemli eser “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskı”sıyla yeniden raflarda.
“Nigâr Hanım sentezci değil eklektik bir kimliktir. Onda Doğu ve Batı öncelik sonralık sıralamasına alınmadan bir arada başlar, öylece devam eder ve öylece biter. Onunki, Doğulu gibi yaşamak ama Batılı gibi düşünmek değil; Doğulu gibi yaşamak ve Batılı gibi düşünmektir. Bu yönüyle eğer bir şarkıysa, güftesi Garplı, bestesi Şarklıdır.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.