İçimizdeki Hayvan
₺420,00 Orijinal fiyat: ₺420,00.₺345,00Şu andaki fiyat: ₺345,00.
1 adet stokta
İçimizdeki Hayvan
Emile Zola, iki ailenin beş kuşak hikâyesi üzerinden Fransa’nın İkinci İmparatorluk dönemini (1852-1870) anlatan yirmi kitaplık bir dizi üzerinde çalışmaya başladığında yıl 1869’dur. Zola, hayatını yalnızca kalemiyle kazanmaya karar vererek ilk romanlarını yayımlamış olan 29 yaşında bir yazardır ve imparatorluk, kaçınılmaz çöküşüne doğru giden son çılgın günlerini yaşamaktadır. Sonrası, hakikate ve yazının gücüne inanan bir edebiyatçının çeyrek asır süren ağır işçiliğidir.
İçimizdeki Hayvan, Zola’nın “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” adını verdiği dizinin on yedinci kitabıdır ve Zola bu romanda, İkinci İmparatorluk döneminde olağanüstü bir gelişme gösteren ve kendisini büyüleyen demiryolu dünyasıyla imparatorluğun en yozlaşmış kurumlarından olan yargıyı karanlık bir cinayet öyküsü üzerinden bir araya getirmeyi tasarlar.
İhtirasın ve suçun sınırında yaşayan karakterleriyle, demiryolunun simgelediği gelişmenin, insanın içindeki hayvani, acımasız ve ilkel yönü yok edemediğini gösteren Zola, toplumun hiçbir kesimini bu keskin eleştiriden muaf tutmaz. İşin kötüsü, adaleti sağlaması gereken yargı, gücün yanında saf tutup hakikate gözlerini yumarak kendi kendisinin karikatürüne dönüşmüştür.
Romanın dramatik gücü sinemacıların da ilgisini çeker, büyük yönetmenler kuşağından Jean Renoir’ın aynı isimle 1938 yılında çektiği film Fransız sinemasının ilk kara filmlerinden sayılır.
Yordam Edebiyat, Emile Zola’nın romanlarını ülkemizin en yetkin Zola çevirmeni Hamdi Varoğlu’nun lezzetli Türkçesiyle okurlara sunuyor.
İlgili ürünler
İzlanda Balıkçısı
Kirpinin Zarafeti
Paris’in merkezinde, gösterişli bir apartmanda, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcı kadın. Son derece zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında bir kız çocuğu. Utangaç bu iki özel insanı birleştiren bağ binaya yeni taşınan kibar Japon beyefendisi olacaktır. Sessiz insanların zengin iç dünyalarında gelişen, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen Kirpinin Zarafeti, pek çok ülkede yayımlanmış, milyonlarca okura ulaşmış, zarif ve etkileyici bir roman.
“Her şeyin, özellikle de hayata dair mutlak olguların ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren nefis bir kitap.”
- Le Soir
“Barbery hayatın küçük keyiflerini, her şeyin Marcel Proust’un o sonsuz nostaljisi ile dengede olduğu muhteşem anları yakalamayı başarıyor.”
- L’Express
“Bütün büyük yapıtlar gibi bu hikâye de kalbinizi kıracak, ama bazen hayatın bu hüzne değeceğini anlamanızı ya da hatırlamanızı sağlayacak.”
- Chicago Sun-Times
Madame Bovary
Madame Bovary, originally published as Madame Bovary: Provincial Manners, is a novel by French writer Gustave Flaubert, published in 1856. The eponymous character lives beyond her means in order to escape the banalities and emptiness of provincial life.
Madame Bovary takes place in provincial Northern France, near the town of Rouen in Normandy. Charles Bovary is a shy, oddly dressed teenager arriving at a new school where his new classmates ridicule him. He struggles his way to a second-rate medical degree, and becomes an Officier de santé in the Public Health Service. He marries the woman his mother has chosen for him, the unpleasant but supposedly rich widow Héloïse Dubuc. He sets out to build a practice in the village of Tôtes.
One day, Charles visits a local farm to set the owner’s broken leg and meets his patient’s daughter, Emma Rouault. Emma is a beautiful, poetically dressed young woman who has received a “good education” in a convent.
Meyhane
Meyhane hiç tartışmasız Emile Zola’nın başyapıtlarından biri... Paris’in kenar mahallelerinin birinde çamaşırcı Gervaise’in hikâyesini anlatan roman yayımlandığı dönemde büyük fırtınalar koparır, edebiyat dünyasını âdeta ikiye böler. Kentin gözden ırak köşelerinde yaşayan işçilerin yoksullukla, alkolle, aylaklıkla çürüyen yaşamları, ahlakın yavaş yavaş yitirilişi, yaşadığı gibi sefilce ölen bütün bu insanlar öyle yalın ve ödünsüz bir gerçekçilikle anlatılıyordur ki pek çok kişi ortaya çıkan toplum tablosunu kabul etmek istemez. Roman mimlenir, Emile Zola çeşitli suçlamalara uğrar.
Eleştirilere karşı yazdığı önsözde Zola, romanının halkın kokusunu taşıyan ilk roman olduğunu ve yalnızca gerçeği söylediğini belirtir. Eserinin kendisini savunacağına inandığını, bunun için zamana ve halkın iyi niyetine güvendiğini dile getirir. Bu düşüncesinde de yanılmaz: Roman çok kısa sürede onlarca baskı yapar, başka bir deyişle halk romanı sahiplenir. Meyhane yalnızca Zola’nın en çok okunan romanlarından biri olmakla kalmaz, Fransız romanının da köşetaşlarından biri olur.
Bu büyük romanı ve onun unutulmaz kahramanı Gervaise Macquart’ın umutlar ve hüsranlarla dolu hazin yaşamını Hamdi Varoğlu’nun yetkin çevirisiyle okurlarımıza sunuyoruz.
Seksen Günde Dünya Gezisi – Modern Klasikler 94
Londralı beyefendi Phileas Fogg, üyesi olduğu Reform-Kulüp’te gazetesini okurken seksen günde dünyayı dolaşmanın mümkün olduğunu öğrenir. Bu olağanüstü yolculuk 19. yüzyılda sanayi devrimiyle gelen tren ve buharlı gemi gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı sayesinde yapılabilmektedir.
Kulüp arkadaşlarıyla bu yolculuğu seksen gün içinde tamamlayacağına dair bahse tutuşan Fogg, aynı gün uşağı Passepartout’yla birlikte Londra’dan ayrılır. Bu meydan okumayla başlayan bin bir türlü maceraya, bir polis soruşturmasıyla, bir de aşk hikâyesi eklenir. Yayımlandığı 1972 yılından beri popülaritesinden hiçbir şey yitirmeyen Seksen Günde Dünya Gezisi yazarın en sevilen yapıtlarından biridir. Verne’in ulaşım olanaklarının gelişmesiyle “küçülen” dünyasına, artık elektronik çağa adım atmış ve geleneksel medyanın yerini yeni medyaya bırakmasıyla bir “küresel köy”e dönüştüğünden dem vurulan günümüz dünyasından bakmak da ayrı bir macera olsa gerektir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.