Divan Edebiyatında Tevhidler ve Muamma
₺320,00 Orijinal fiyat: ₺320,00.₺272,00Şu andaki fiyat: ₺272,00.
1 adet stokta
Divan Edebiyatında Tevhidler ve Muamma
Elinizde tuttuğunuz kitap, ‘hocaların hocası’ Prof. Dr. Ali Nihad Tarlan tarafından kaleme alınmış olan “Divan Edebiyatında Tevhidler” ve “Divan Edebiyatında Muamma” isimli iki kitabın tek ciltte toplanmış hâlidir. Dört fasikülden meydana gelen Divan Edebiyatında Tevhidler’de Ahmedî, Şeyhî, Sadrî, Rabbânî, Fuzûlî, Nâbî, Şeyhî, Cevrî, Niyâzî-i Mısrî, Âlî, Arpaemîni-zâde Sâmî ve Yenişehirli Avnî’nin meşhur tevhidlerinin ayrı ayrı şerhlerinin yanı sıra ayrıca İran edebiyatında yazılmış olan tevhidlerdeki şer’î ve tasavvufî umdeler de incelenmiştir. Metinler incelenirken örnekler çok detaylı bir şekilde verilmiş, ayrıca verilen metinler üzerinden metin şerhinin seçkin numuneleri göz önüne serilmiştir. Divan Edebiyatında Muamma isimli eserde ise muammaların çözülebilmesi için gerekli teorik bilgiler izah edildikten sonra, çözümlenmiş misâller verilerek, konu etraflıca ele alınmıştır. Türk edebiyatının ilk doktoru, ‘Metinler Şerhi Profesörü’ Ali Nihad Tarlan’ın bu iki büyük eseri, uzun yıllar sonra yeniden okuyucunun karşısında.
İlgili ürünler
Bizim Akdeniz
Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.”
Prof. Dr. İlber ORTAYLI
“Niçin gül bahçelerini divan edebiyatında ve Şiraz masallarında arayalım? Isparta’yı görmüş olan, Bursa ve Şam gibi, onu da bir türlü hayalinden silemez.
Eskiden Şam’da genç kızlar şarkı söyleyerek ve elişi ile oynayarak yollarda dolaşırken başlarındaki sepet, meyve ile dolarmış. Isparta Mebusu İbrahim Bey memleketi için böyle bir hikâye icat etmeye muhtaç değildir. Onun dediği gibi, Ispartalılar kapılarından bakraçlarını uzatarak çeşmeden su doldurup, pencerelerinden meyve toplayabilirler.
...
İstanbul ve hinterlandı, İzmir ve hinterlandı, Mersin ve hinterlandı gibi, Antalya ve hinterlandı zengin ve büyük bir mıntıkadır.
...
Türk milletinin kurtuluşunun en iyi Afyon Kalesi'nden seyredildiğini yazmıştım. Devletin kuruluşunu görmek için Ankara Kalesi'ne çıkacaksınız. Alanya Kalesi'nden, Türk Anadolu’nun güzel talihi, engin ve ebedî görünüyor.
‘Padişahın bir şehri var; kışı bahar gibidir.’ Selçuk Alanya’sı için söylenmiş olan bu şiir yerine, Türk Akdeniz’inin bu eşsiz kasabasına başka bir söz hediye etmek isterim: ‘Alanya’yı görmeden ölmemeli!’ ” diyen Falih Rıfkı Atay’ın gözünden bir Akdeniz gezisine hazır mısınız?
Divanu Lugati’t-türk
Folklor ve Edebiyat 1
Kitab-ı Dede Korkut ve Bulanık Mantık
Mağara
Kentlerde giderek yayılan dev alışveriş merkezlerinin ve yaşam sitelerinin hayatımızda yarattığı değişiklikler üzerine, Saramago'nun her zamanki incelikli üslubuyla kotardığı bir roman, Mağara. Günümüz dünyasının yükselen trendleri olan tüketim ve steril yaşam mekânlarının sembolü olan bir 'Merkez'le, basit, geleneksel ama hakiki duygularla dolu üretken yaşamın sembolü yaşlı bir çömlekçiyi karşı karşıya getiren büyük usta Saramago, basit bir durumu hayranlık uyandıran felsefi bir alegoriye dönüştürüyor: Sıcak masalsı anlatısı ve sempatik karakterleri, devasa reklam kampanyalarıyla birer harikalar diyarı olarak sunulan yaşam projelerinin insan ruhunun Platonik mağarasından öteye geçemeyeceğini gösteriyor.
Türk Halk Anlatmalarında Olumsuz Tipler
Yadname
Yolcu Defteri
"Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.”
Prof. Dr. İlber ORTAYLI
“Sevdiklerim bana derler ki: “Sen gittiğin yerden bize bir şey getirirsin!” San Francisco’ya doğru yola çıkmak üzere iken birçoklarından aynı sözü duymuştum.
Acaba 1945 Amerika’sından onlara ne getirebilirdim? Allı sarılı, iri çiçekli veya resimli kravatlarını beğenmeyeceklerine şüphem yok. Life’ta sık sık reklamlarını gördüğümüz Parker 51 kalemleri, Hüseyin Cahit Yalçın’a göre, pek kullanışlı değildir. Sonra da çoğu orduya gönderildiği için dükkânlarda nöbete yazılmalısınız. Çelikten, ipekten, kauçuk veya deriden yapılma neler bulunabileceğini, karapazar pek kuytu yerlere sığındığından, iyice öğrenemedim. Ora kadınları, bizim hanımların yerli ipeklerine hasret çekiyor, taklitleri o kadar kötüdür ki Amerikan kadınlarından bir haylisinin bacakları çorap rengine boyalı idi.
Çamsakızı çoban armağanı derler, sizlere bu defterdeki notları getiriyorum.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.