İmam Maturidi
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺320,00Şu andaki fiyat: ₺320,00.
1 adet stokta
İmam Maturidi
Büyük Türk bilgini İmam Maturidi, milletimizin inanç sisteminin şekillenmesine öncülük etmiş önemli şahsiyetlerden birisidir.
Maturidi, tefekkür tarihimizin kültür havzalarında ortaya çıkan farklı İslâmî yorumlar arasında temelleri İmam-ı Azam Ebu Hanife tarafından atılan Ehl-i Sünnet inanç sisteminin temel ilkelerini belirleyerek aklın ışığında yorumlamış, yıkıcı-ayrılıkçı fikirlere karşı savunmuş ve özgün düşünceler ortaya koymayı başarmıştır.
İmam Maturidi, İslam dünyasında inançla ilgili fikrî savrulmaların yaşandığı bir dönemde akıl-vahiy dengesini kurarak dinî problemlere kalıcı çözümler üretmiş, aynı zamanda toplumun değerleriyle bütünleşen bir inanç sistemi kurarak Türk-İslam medeniyetinin oluşmasına öncülük etmiştir. Yaratılışın merkezine hikmeti yerleştiren ve onu “her şeyi yerli yerine koymak” şeklinde tanımlayan İmam Maturidi’nin iyi anlaşılmasının, yaşadığı döneme olduğu gibi günümüz dünyasının sorunlarına da hayati katkılar sunacağı muhakkaktır.
O’nun iman-amel ayrımı, inançta eşitlik, imanda şüpheye yer olmaması, bilgi nazariyesi, hikmet-adalet ve ahlakı düşünce yapısının merkezine yerleştirmesi, akıl-vahiy dengesi ve benzeri gibi çağları aşan fikirleri günümüzde mezhep çatışmaları ve terörden arınmış sağlam bir din anlayışının oluşmasına, İslam’ın evrenselliğinin pekişmesine ve belki de en önemlisi mazlum coğrafyalarda barış ve kardeşliğin yeniden tesisine çok önemli katkılar sunacaktır.
Bu romanı okurken İmam Maturidi ile tanışacak, güneş ışıklarının biteviye yıkadığı kadim Türk şehirlerimizden olan Semerkant’ın gizemli caddelerinde dolaşacak ve muzdarip bir Türk bilgininin gençliğinden itibaren çektiği tefekkür çilelerine şahit olacaksınız.
İlgili ürünler
Çanakkale Mahşeri
Çanakkale Mahşeri; “cihânın yedi iklîminden” Türk’ün aziz topraklarına “kaynayan bir kum gibi” sökün edip gelmiş, Türk’ü tarihten ve hatta beşeriyet hafızasından söküp atmaya ahdetmiş düşman karşısında, Türk’ün “göğsündeki kat kat îmanla” ve kanının her damlasıyla verdiği cevabın destanıdır. Çanakkale Mahşeri; asırlardır Anadolu coğrafyasında çalınan mayanın bozulmayacağının, en sağlam istihkâmın vatanını nâmûs bilenlerin pâk yürekleri olduğunun, “rükû” haricinde cihâna nizam vermiş başların asla eğilmeyeceğinin destanıdır.
Mehmed Niyazi’nin 1998 yılında yayınlandığı ilk günden bu yana büyük bir ilgiyle okunan romanı, Çanakkale muharebelerinin en gerçekçi anlatıldığı eserlerin başında geliyor. Bir muharebede tek bir neferin bile ne kadar önemli olduğu malumdur. Çanakkale Mahşeri romanını da, bu hakikatin âdeta bir tezahürü olarak kaleme alan Mehmed Niyazi, Çanakkale siperlerindeki en üst rütbelilerden en düşük rütbelilere kadar bizleri sayısız kahramanın dünyasında gezdirir. Çanakkale Mahşeri’nin kahramanları öyle bir rûh iklîminin insanlarıdır ki, efsanelerde anlatılanlardan daha efsanevî, tarih kitaplarında anlatılanlardan ise daha gerçektirler.
Fatih Sultan Mehmed Han
“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” Hz. Muhammed (s.a.v)
Dünya Tarihi çok az zamanlarda İstanbul’un Fethi gibi eşine az rastlanan olaylara tanık olmuş, çok nadir zamanlarda tarihin seyrini değiştiren büyük komutanlar görmüştür. İşte bunların hiç kuşkusuz belki de en başında sayılacak olanlarından biri de Fatih Sultan Mehmet Han’dı.
Fatih, dünya üzerinde eşine az rastlanan bir devlet başkanı idi. Devlet yönetiminde kendisine rehber edindiği yegâne kişi Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) olmuştu. Hz. Ebubekir’in sadakati, Hz. Ömer’in adaleti, Hz. Osman’ın yumuşak huyu, Hz. Ali’nin cesareti adeta Sultan Fatih ile tekrar yeryüzüne inmişti...
İşte bu sebeple özellikle yaşantımıza ışık tutması açısından O’nu tanımak ve gelecek nesiller tarafından tanınmasını sağlamak bizim yegâne görevlerimizden biri olacaktır.
İstanbul’u fethederek Peygamber Efendimizin övgüsüne nail olan Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet nasıl yetiştirildi?
Hannibal
Hannibal was a Carthaginian general. He acquired his great distinction as a warrior by his desperate contests with the Romans. Rome and Carthage grew up together on opposite sides of the Mediterranean Sea. For about a hundred years they waged against each other most dreadful wars. There were three of these wars. Rome was successful in the end, and Carthage was entirely destroyed.
There was no real cause for any disagreement between these two nations. Their hostility to each other was mere rivalry and spontaneous hate. They spoke a different language; they had a different origin; and they lived on opposite sides of the same sea. So they hated and devoured each other.
Kanaviçe
ben bu denizleri, gölleri, bu ağaçlarla hayvanları
aldım, biriktirdim sana, dağıttım, doksan dokuz gün
bu dağları, hele bu dağları yonttum, avuttum
unuta hatırlaya seni, seni en çok
yasaklı bir peygamber kadar sevdim
ben bir aşktan dirildim, ölümle aldatma beni
sağalmadı yaralarım, değdi kar, değdi rüzgâr
ben bu fırtınayı eskittimse, bu kavgayı, savaşı
uzaklaşa yaklaşa seni, seni en çok
bin ışık yılı öteden de sevdim
Napolyon
Carl Sternheim, XX. yüzyıl Alman yazınının, özellikle ekspresyonizmin en önemli oyun ve öykü yazarlarından biridir.
Toplumsal dönüşümün, hangi zümreden olursa olsun insanı paraya, iktidara ve üne koşullandırmasıyla her türlü ilişkinin ölçüsü haline gelmesine, acı ve ince alayını yöneltir.
En gizli insan niteliklerini sözün kurgusuna büyük bir ustalıkla yedirerek yarattığı yapıtlar, dolambaçlı anlatıma yüz vermez. Doğrudan betimlerken, turnayı gözünden vuran keskin gözlemini, ayrıntıları ve incelikleri zengin bir dil dağarıyla yansıtır.
Şeyh Şamil
Şeyh Şamil ismi bir efsane olarak sadece Müslümanların değil, bütün insanların hafızasına kazınmıştır. Bir kahramanlık ve özgürlük timsali olan Şeyh Şamil kimdir? Ne yapmıştır?
Nerede, ne zaman, Niçin savaşmıştır? Bu sorunlara pek azımız hakkıyla cevap verebiliyor.
Bu kitap, Kafkaslarda doğan hürriyet güneşi Şeyh Şamil'in kırılmaz, çelik gibi iradesiyle, inancı uğruna yaptığı amansız özgürlük savaşını, teşkilatçılığını ve bu savaşlardaki cesaret ve kahramanlığını, çocukluğundan, ölümüne kadar olan mücadelesini belgelere istinaden yazılmıştır.
Sultan Bir Kanuni Romanı
Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç veren Allah‘ın yeryüzündeki gölgesi, Anadolu‘dan Rumeli‘ye kara ve denizlerin yegâne hâkimi Kanuni Sultan Süleyman Han yedi cihana nam salmaya devam ediyor! Devir Muhteşem Süleyman devridir. Düşmanları bir korkudur sarar. Vehimi çıkar her köşe başından; yamandır, aman vermez. Pargalı ise her vezire benzemez, zekâsıyla savaşır da olmazları oldurur. Hürrem‘in tek bir sözüyle kayıplara karışır kimi, kiminin hayatı huzur bulur. Ancak başta Cihan Padişahı vardır ki sefer eyler Bağdat‘a, Estergon‘a; şanıyla Viyana kapılarına ulaşır. Ne Şarlken tanır ne Ferdinand. Denizler ise Barbaros‘tan sorulur. Preveze‘den gelen kahramanlık haberleri Kutsal Roma ile Safeviler arasındaki ittifakı körüklerken acaba bu güç savaşında kim galebe çalacaktır? Tarihi romanların vazgeçilmez ismi Okay Tiryakioğlu, Kanuni üçlemesinin ikinci kitabı Sultan‘da tarihin en ihtişamlı dönemini soluk soluğa bir anlatımla bugüne taşıyor.
Yıldırım Bayezid
Osmanlı Padişahları serisinin dördüncü kitabı Yıldırım Bayezid , hem Osmanlı devletinin azimli ve kararlı bir sultanın liderliğinde yükselişini edebî ve anlaşılır bir dille çocuklara aktarıyor hem de her bölümü özetleyen beyitlerle ve çizimlerle zengin, rahat bir okuma imkânı sunuyor. Sonundaki sözlükle de çocukların kelime dağarcığına katkı sunacak birçok kelime açıklamasıyla birlikte veriliyor. Serinin, 12 büyük Osmanlı sultanını konu ederek tamamlanması planlanmıştır.
Bu kitapta, korkusuz, azimli ve cevval bir sultan olan Yıldırım Bayezid’in bereketli ömrüne tanık olacak, en az onun kadar güçlü bir hükümdar olan Emir Timur ile karşılaşmasını okuyacaksınız.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.