Doktor Moreau’nun Adası
₺84,00
1 adet stokta
Doktor Moreau’nun Adası
Bilimkurgu türünün klasiklerinden olan Doktor Moreau’nun Adası farklı dönemlerde birkaç kez filmi yapılmış bir yapıttır. Çalışmalarının ahlaki sonuçlarıyla ilgilenmeyen Doktor Moreau hayvanlar üzerinde yaptığı acımasız deneylerin açığa çıkmasıyla bilim dünyasından ‘aforoz’ edilmiş ve Londra’dan ayrılıp ıssız bir adaya yerleşerek çalışmalarını sürdürmüştür. 1887 yılında bir deniz kazasından kurtulan Edward Prendick bu adaya çıkacaktır. Biyoloji ve fizyoloji alanlarında eğitimli olan Prendick adada yaşananları anladıkça dehşete düşüp kaçış planları yapacaktır. H. G. Wells bilimsel çalışmanın hedefi ve sonuçlarının ahlaki sorumluluğu ile toplumsal yarar açısından kullanımı konusunu ele aldığı bu kitapta hala ufkumuzu açıyor ve insan ile yaşadığı evren arasındaki ilişkinin niteliği üzerine yeni sorular sorduruyor bize.
“Bu araştırmanın beni götürdüğü yola gittiğimi görüyorsun işte. Bir araştırmanın ilerleyebilmesi için benim duyduğum tek doğru yöntem bu. Bir soru sordum, bir yanıt elde edebileceğim yöntemi geliştirdim, sonrasında da yeni bir soru elde ettim. Bu mu mümkündü yoksa şu mu? Bunun bir araştırmacı için ne anlama geldiğini, nasıl bir entelektüel tutkunun içinde büyüdüğünü bilemezsin! Bu entelektüel arzuların neden olduğu tuhaf, karanlık hazları hayal bile edemezsin! Önündeki şey artık bir hayvan, bildiğin bir yaratık değil, bir problemdir sadece!”
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Sevdim Gitti
Çırpınıyorum, boğuluyorum.
Olmadığın her an biraz daha
ölüyorum, biraz daha seviyorum.
Bir yerden eksiliyor, bir
yerden büyüyorum. Yokluğunda
eksiğim, tamamlanamıyorum.
Beni sevmediğin her an yok
oluyorum, parçalanıyorum.
Oysa ne güzel severdik birbirimizi,
hep en acıyan yerlerimizden
öpmez miydik? Hep sarmaz mıydık
yaralarımızı?
Gel artık, ben hep buradayım.
Sensiz eksiğim, yalnızım.
Gel artık.
Bıraktığın yerdeyim.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.