Kırık Hayatlar
₺210,00 Orijinal fiyat: ₺210,00.₺168,00Şu andaki fiyat: ₺168,00.
1 adet stokta
Kırık Hayatlar
Halid Ziya’nın Servet-i Fünun dönemi romanlarından sonuncusu olan Kırık Hayatlar, Halid Ziya’nın iki mühim ve nispeten daha popüler eserleri sayılan Mai ve Siyah ile Aşk-ı Memnu’nun ardından Batılı roman tekniklerine uygun olarak yazdığı diğer romanıdır. Bu iki eserin gerisinde yahut gölgesinde kalmış gibi görünse de, Halid Ziya, Suut Kemal Yetkin’e yazdığı mektupta Kırık Hayatlar romanını diğer romanlarından daha iyi bulduğunu ifade eder.
İlk kez 1901 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilen ve Hüseyin Cahit Yalçın’ın “Edebiyat ve Hukuk” başlıklı yazısı sebebiyle dergi kapatılınca yarım kalan tefrika, 1924 yılında kitap olarak yayımlanmıştır.
Halid Ziya, romanında yanlış Batılılaşmayı, bozulan, dağılan, kırılan hayatları ve çeşitli aile trajedilerini anlatır ve sebep-sonuç ilişkisinde sebepler çemberini hayli geniş tutar. Tatsız bir neticeye varan ilişkilerin tek sorumlusu yoktur onun için… Ve tek bir nedeni de… O; mutsuzlukların, dramların, kırılmış hayatların kaynağını birçok sebepte arar.
“Ah! Bu yolda izdivaçlar cemiyet hayatı için ne müthiş, ne mühlik bir marazdır. Sonra, bunun ne kadar kayıtsız, masum duygularla yayıldığına, sünnet edilir, mektebe başlattırılır gibi mürüvvet görmek için, bu “mürüvvet” kelimesinin etrafında kurulan izdivaçların nasıl yapıldığına dikkat edilse insan şaşar. Mürüvvet… Bilseler bu mürüvvet kelimesinin altında ne cinayetler saklıdır”.
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Hachiko
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. Köpekler, yüzyıllardan beri insanların en sadık
dostlarıdır. Ancak bazı dostluklar, filmlere ve kitaplara konu olacak kadar büyük izler bırakmıştır hafızalarda. Sahibini yıllarca, sabırla beklediği tren istasyonuna heykeli dikilen Hachiko’nun hikayesi, genç yaşlı demeden tüm kalpleri ısıtacak türden. Hachiko bize hiçbir zaman vazgeçmemeyi öğretti. Bize sadakati ve bağlılığı öğretti. Umudu ve inancı öğretti. Sabrı ve sorumluluğu öğretti. Ama hepsinden öte, Hachiko bize arkadaşlığın gerçek anlamını ve Sevdiklerimizi asla unutmamayı öğretti.
Teşekkürler, Hachıko.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.