Canzoniere
₺750,00 Orijinal fiyat: ₺750,00.₺619,00Şu andaki fiyat: ₺619,00.
1 adet stokta
Canzoniere
Canzoniere Petrarca’nın aşkı ölümsüzleştirme çabası üzerine kuruludur, şiirlerde her şey, bütün doğa betimleri ve tanımlanan her duygu, anımsanan ve yaşanan her olay sevilen yücelten düşsel bir düzlemde aktarılır. Ancak böylesi geleneksel izlekleri bile, klasik tarzla yeni şiir biçimlerini harmanlayarak son derece özgün bir üslupla işler Petrarca.
Okur bu şiirlerde aşkın her biçimine rastlayacak, erdem, tapınma ve tensellik olarak aşkın; umut, korku ve tutsaklık olarak aşkın anıştırmalı bir üslupla, çağrışımlarla, olağanüstü bir duyarlık ve ifade zenginliğiyle betimlendiğini görecektir.
,
Aşk şarininin işlevini ve amacını da soruşturur Petrarca lirik şiirlerinde, biçimsel ustalığını, şairlik bilincini ve teknik donanımını da bu yola sergiler. Kemal Atakay’ın titiz çevirisiyle sunduğumuz bu başyapıt; Petrarca’nın şiir anlayışını irdeleyen Giriş yazısıyla, şiirlere geniş açıklamalar getiren notları ve sağlam kaynakçasıyla şiirseverler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı, bir temel kitap oluşturacaktır.
İlgili ürünler
Belki Başka Zaman
Belki Başka Zaman, İbrahim Tenekeci’nin son dört yılda yazdığı şiirlerin toplamından oluşuyor.
“Dinledim ömrümü aşkın sesinden” diyen şairin yeni çalışmaları da Muhit Kitap’tan yayınlanacak.
İnsan yalnızken daha dürüsttür
Kalbin mutlaka ses olur sana,
Anlarsın bir gün ulu dağlarda
Bir nokta imiş koskoca ömür
Bilardo Telmihleri
Toplar, dönüşler, açılar, üçgenler, disiplin, zekâ, sabır, istikrar, istikamet, duruş, tutuş, konsantrasyon ve vuruş…
Nurullah Genç, sanatın disiplinlerarası geçişkenliğinden ilhamla şiiri sporla buluşturuyor, bilardoyu yaşamın tam kalbine yerleştiriyor Bilardo Telmihleri ‘nde…
Çık çıkabilirsen kanın içinden
Domino ve orkide savaşları
Krizantem acı kokar her akşam
Mimoza katran
Benim müziğimin nağmeleriyle
Hangi arya çalar sokaklarımda
Kölenin kalbi yok öyle mi, zalim
Kökü bu yüzden mi kurudu Afrika’nın
Asya bu yüzden mi kötürüm şimdi
Gerdanlık 2 – Bütün Şiirleri 10
Kalbe Karışık
Şiir azıcık aklî, daha çok kalbî bir eylemdir. Şairin kastı konuşulduğunda birazcık aklı, daha çok ruhu konuşuluyor demektir. “el-Ma’nâ fî batni’ş-şâir.” der Araplar. Yani kasd-ı mahsusa şairin bâtınında, derûnunda, hâsılı ruhundadır. Ruh ise sırdır, akıl onu anlayamaz, kısırdır.
Şiiri ruh anlar; akıl ise belki ve ancak yorumlar.
Şiir, aklî düşüncenin kalbî idrake evrilmesidir.
Şiir, aklın devrilmesi, kalbin anlamı devralmasıdır.
Aslında muamma olan; sözdeki şiir değil, ruhtaki şuurdur. Kapalı olan, lafız değil ruhtur.
Yalnızca Çocuklar Uzaklara Bakar
“Keşke insan hiç büyümeseydi. Keşke her şeyi bilmeseydi. Oyuncaklarını kırmasaydı. Çocukluğunu hiç unutmasaydı. Sevgisini bütün yaşlarında aynı içtenlikle söylemeyi sürdürseydi. Ne yazık ki doğa, hayvanlara bağışladığı o masumiyeti insanlardan esirgemiş. Ya da insan, doğasına ihanet etmiş.(…) Sonra kendi çocukluğuma çevirdim gözlerimi. Ara sokaklardaki çocuklara, ışıklı caddelerdeki çocuklara, buğday tarlalarındaki çocuklara… yazdıkça, dünyanın nasıl bir cehenneme nasıl bir cehenneme yuvarlandığını yeniden anladım. Bütün büyük yaratıcılar çocuktu. Dünya edebiyatını çocuklar yaratmıştı. Bütütn ağıtları, şarkıları çocuklar söylemişti. Bütün bilim insanları merakını hiç yitirmemiş çocuklardı. Tanrı çocuktu. .”
Yalnızlığıma Dokun
Harikadır şimdi bizim oralar,
Her manzara ayrı dilden konuşur...
Bahar cümle sergisini açmıştır...
Gökte uçan kuşlar ve akan sular,
Mevsimin efsunu orda buluşur...
Kırlarda çiçekler, dalda meyveler,
Toprağın bağrına düşen sebzeler,
Doğada süzülen tüm kelebekler
Ve hatıralarımın sindiği her yer.
Doğduğum o diyar beni konuşur...
Ahmed Günbay Yıldız, eserleriyle nesilden nesle sayısız insanın duygu ve düşünce dünyasının şekillenmesine katkıda bulunmuş, durmadan üretmiş, Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden. Yıldız’ın hem yeni hem de uzun zamandır baskısı bulunmayan şiirlerini bir araya getiren Yalnızlığıma Dokun , en derinlerde saklanan duygularımıza yoldaşlık edecek.
Yanılgı Saatleri
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Yürümekle yanıldım sana ey hummalı göl
Heyecana gömülmek ve gülmekle yanıldım
Can merhemiydi elem burcunda sessizliğin
Bilemedim ki cellat değildir yâr dediğin
Ey sarışın kahkaha, yeşil bakışlı ölüm
Aynaları sömüren bin bir nakışlı ölüm
Gir şimdi düşlerimin ebedî zindanına
Çünkü cinnetle girdin yüreğimin kanına
Yaşıyoruz Sessizce
Bu kitap, bizim sagu, mersiye, ağıt geleneğimize, göç edeni de burada tutan, yaşatan yepyeni bir özellik getiriyor. Üç kadim kavram, yaşamın üç büyük izleği, aşk, yalnızlık ve ölüm, şiirden şiire iç içe geçerek birbirinin kapısını çalıyor. Sonra üçü birlikte gelip hepimizin hayatına doluyor. Yaşıyoruz Sessizce, aşkın, emeğin ve dünyanın ölümle bir daha yüceltildiği bir varoluş simyası.
- Şeref Birsel
Sarkaç durdu. Kapı yok.
Ayna buğulanmıyor.
Tanrı bitti.
Ölüm değil büyük ceza
Her zerresi yalnızlık
Bir dünyayı sevmek hala.
Ayrılık burcum…
Parmaklarım birer mihrap çırası
Gövdem bitene kadar tüteceğim başında.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.