Kırık Camlar Gecesi
₺516,00 Orijinal fiyat: ₺516,00.₺413,00Şu andaki fiyat: ₺413,00.
5 adet stokta
Kırık Camlar Gecesi
Yakın tarihin en acımasız ve kanlı olayları Nazi Almanya’sında gerçekleşiyordu. Milyonlarca insanın öldüğü II. Dünya Savaşı’nın müsebbibi olan Hitler ve Nazi iktidarı, sistematik bir şekilde soykırım uyguluyordu. Kurulan onlarca imha kampında insanlar, türlü işkencelere maruz kalıyor ve acımasızca katlediliyorlardı. Bu kamplarda sanılanın aksine sadece Yahudilere uygulanan bir katliam olmamıştı. Alman işgalinin gerçekleştiği topraklarda yakalanan ve savaşlarda esir düşen her milletten insan ile muhalif Alman vatandaşları da vardı. Bu insanlara uygulanan yaptırımlar tamamen insanlık dışı uygulamalardı. Çoğunun akıbeti ölümle neticelenmişti. İşte bu zulmü yaşayan insanlar arasında Türklerin de olduğunu biliyor muydunuz?
Eser, çeşitli sebeplerden dolayı Avrupa’da bulunan Türk vatandaşlarının, Nazi zulmüne maruz kalışlarını ve toplama kamplarında çektikleri çileleri hatırlatmak için kaleme alınmıştır. Olayların geçtiği Dachau Kampı’nda öldürülen 45 bin insan arasında bulunan 23 Türk vatandaşının acı hatırasını yaşatmak amacıyla yazılan bu romanı okurken kanınızın donduğunu hissedeceksiniz.
İlgili ürünler
Alparslan
Tarihi romanlarıyla Osmanlı sultanlarının birbirinden değerli hayat hikayelerini günümüz okuruna aktaran Okay Tiryakioğlu bu defa Selçuklu topraklarına uzanarak atalarımızın atası Alparslan’ı konuk ediyor sayfalarına. Ve serüven başlıyor!
Çağrı Bey önderliğindeki Selçuklu Devleti, Dandanakan zaferinin ardından gücüne güç katarak batıya doğru ilerlemektedir. Henüz yağız bir delikanlı olan Alparslan ise dövüş hocası olan yenilmez Korgan’dan aldığı eğitimle rüştünü ispatlayarak liderliğe doğru yükselir. Vatan aşkına sevda ateşi katan güzeller güzeli Selcen Kız’ı kaçırma planları yapılırken, devletin bütünlüğünü hırpalayan iç isyanlar da bir bir bastırılır. Ve nihayet Anadolu’nun kaderini değiştiren Malazgirt Savaşı’nın vakti gelir.
Alparslan ile Roman Diyojen’in tarihe mal olmuş bu destansı yüzleşmesine hazır olun.
Barbaros – Denizlerin Hakimi
Barbaros Hayreddin Paşa…
Akdeniz’i bir Türk gölü haline getiren, düşmanlarının bile büyük saygı duyduğu denizcilik tarihinin belki de en büyük denizcisi.
Çocukluğundan itibaren cesareti ve iradesiyle hep en önde olan Barbaros, Türklerin denizlere hâkim olmadığı sürece fitnenin bitmeyeceğine inanıyordu...
Denizler ise acımasızdı, en yakınlarını, sevdiklerini kaybetti hırçın dalgalarda...
Akdeniz’in kalbinde zehirli hançer gibi saplı Rodos Şövalyeleri, Endülüs’e zulüm eden İspanyollar, Müslümanlara zarar veren korsanlar, Habsburglar, Papalık, Venedik, Ceneviz, Malta, Portekiz ve diğerleri... Türkleri denizlerden atmak için bütün gayretleriyle çabalıyorlardı.
Denizlerin hâkimi olmak bu Haçlı ittifakı karşısında zordu, fakat Barbaros da yalnız değildi. Leventleri, hocası Kemal Reis, Piri Reis gibi dostları ve Devleti Aliyye bütün imkânlarıyla Barbaros’un yanındaydı.
Eserleri altı dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, okurları tarafından “Günümüzün Peyami Safa’sı” olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden sürükleyici, heyecanlı ve derinlikli bir Barbaros romanı...
Kuşçubaşı Eşref (İsmail Bilgin)
Eşref Sencer Kuşçubaşı ya da namı diğer Kuşçubaşı Eşref…
Sıkı bir savaşçı, iyi bir istihbaratçı, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü casuslarından...
Ve tarihimizde hep merak edilen bir kurum: Teşkilat-ı Mahsusa…
Osmanlı’nın son dönemleri… Bir yanda Balkanlarda patlak veren isyanlar, diğer yanda iç karışıklıklarla baş etmeye çalışan bir devlet. Bir yanda varoluş mücadelesi veren Osmanlı İmparatorluğu, diğer yanda büyük bir hızla dünya savaşına doğru sürüklenen ülkeler. Böyle bir ortamda, gözünü budaktan esirgemeyen bir savaşçı çıkar ve tarihin seyrini değiştirir.
İçindeki vatan aşkıyla, 20.000 kişilik orduya sadece 40 adamıyla hiç çekinmeden kafa tutan ve saatlerce savaşan bir asker. İngilizlerin Ortadoğu’daki oyunlarını bozmak için akıl almaz istihbarat faaliyetleri yürüten bir casus. Arap çöllerinde çok hızlı yer değiştirmesiyle bilinen meşhur “uçan şeyh”…
Tarihimizin önemli figürlerini genç nesillere anlatan romanlarıyla okurun büyük beğenisini toplayan İsmail Bilgin’in kaleminden, hayatı mücadelelerle geçmiş bir istihbaratçının benzersiz hayat hikayesi…
“Durmadan çalıştım… Hiçbir zaman filozof ya da siyasetçi olmadım ve bu işten iyi dostlar, yara izleri, kalça kırığı, birkaç madalya ve memleketim için çok iyi dövüştüğümü bilmenin verdiği tatmin dışında hiçbir şey elde etmedim.”
Kutül Amare Osmanlının Son Zaferi
"Üniformanızı kefen belleyin. Üniforma, yeri geldiğinde ateşten gömlek, yeri geldiğinde serin sular gibidir. Kah ateşler içinde yanarsınız pervaneler gibi, kah denize doğru gidersiniz soğuk çağlayanlar gibi..."
Kut'ül Amare'de konuşlanan İngilizler, General Towshend komutasında, Osmanlı'ya karşı koymak için tüm imkanlarını kullanıyorlardı. Arapları altınla, pirinçle kendi saflarına çekiyor, gerek içten gerekse dıştan türlü müdahalelerle Osmanlı'yı püskürtmeye çalışıyordu.Ancak Osmanlı, Kut'ül Amare'yi İngilizlere bırakmayacaktı...
Çanakkale'den sonra İngilizlerin uğradığı en büyük hezimet olan, fakat bugüne kadar üzerinde çokça durulmamış Kut'ül Amare Harekâtı'nı, İsmail Bilgin'in titiz kurgusuyla soluksuz okuyacaksınız.
Mehmed Akif – Milli Mücadele Yolculuğu
Ele avuca sığmaz, güçlü, sıhhatli ve enerjik... Ama hep çalışkan, hep erdemli...
Bir yanı şair ruhlu, bir yanı vatanı söz konusu olduğunda dinmez bir mücadeleci, sözüne güvenilir bir İslam büyüğü...
Vatan topraklarına düşmanların ayak basmasına daha fazla dayanamadı Mehmed Akif. İşgal yıllarında Sebilürreşad dergisiyle yaptığı mücadele de yetmedi ona. İstanbul’da artık rahat edemeyeceği hakikatine sarılarak, oğlu Emin Akif’le beraber Ankara yollarına düştü. Yeri geldiğinde gizlenerek, yeri geldiğinde at sırtında, yeri geldiğinde trenle, yeri geldiğinde yayan… Yolda karşılaştıkları bağımsızlık mücadelesine baş koymuş dostları ve insanlarla birleşip zorlu bir yolculuk gerçekleştirdi adım adım. İzmit, Eskişehir ve nihayet Ankara…
Milli Mücadele’de verdiği büyük hizmetlerle gerçek bir “istiklal kahramanı”nı karşıladı Ankara.
Bu, Türk tarihinin en hazin imtihanlarından biri olan Kurtuluş Savaşı yıllarında, memleketi karış karış adımlayıp pek çok yüreğe vatan sevdasını düşüren Mehmed Akif’in hikayesi…
Bu, hazin bir şekilde ölüme uğurladığımız Mehmed Akifler, Emin Akifler üzerinden; unutulmuş vatan savaşçılarının öyküsü
Mimar Sinan
Mimar Sinan, şüphesiz dünyanın gelmiş geçmiş en büyük mimarlarından biridir. Osmanlı mimarlığının olgunluk çağını temsil eden Sinan, yaklaşık bir asırlık yaşamı boyunca yüzlerce yapı inşa etmiştir. Bu yapılar hem teknik hem de estetik açıdan mimarlık tarihimizin şahikalarından olduğu gibi aynı zamanda Türk mimarisinin dünya çapında tanınmasına da büyük katkı sağlamıştır.
Mimar Sinan’ın hayatına dair bilgileri içeren bu kitap, onun gençliğinden başlayarak Osmanlı ordusundaki görevleri, mimarlık eğitimi, seferlerdeki başarıları ve mimarbaşı olma sürecini detaylı bir şekilde inceliyor.
Mimar Sinan kitabı Sinan’ın mimarlık anlayışını, inşa ettiği yapıların detaylarını, teknik becerilerini ve dönemin mimarlık anlayışına olan katkılarını anlamak isteyen okurlar için benzersiz bir rehber niteliği taşıyor. Ayrıca, mimarın ölümünden sonra bıraktığı mirasın günümüzdeki etkilerine ve popüler kültürdeki yerine odaklanarak, Sinan’ın izini sürüyor.
Mimar Sinan kitabı tarihî detayları, zengin görsel içeriği ve akıcı üslubuyla her seviyeden okuyucunun ilgisini çekecek nitelikte bir eser olarak Mimar Sinan’ın büyülü dünyasına yeni bir kapı aralıyor…
Osman Gazi
Ertuğrul Gazi döneminde süren barış ortamından sonra Türk'ün kılıcını düşmana sallayan, yakınlarının üzerine gölge yapan eli kesen, mevzu Kayı olduğunda amcası Dündar Alp'in dahi ihanetine aman vermeyen bir yiğidin hikayesi bu... Moğolların varlığına rağmen karşısına dizilenlerin yine en çok korktuğu Osmanlı'nın doğuşu...
Yayılmaya başlayan Kayı boyunun karşısına çıkan onca farklılık selamla karşılanırken namertliğe karşı acımasızlığına şahit olduğumuz Osman Gazi'nin yazdığı destansı tarihin ilk adımları... At üstünde gösterdiği hüner, düşman karşısında gösterdiği cesaret, hısım karşısında gösterdiği sabır ona koca bir çınar bağışlıyor...
Türkiye'nin en çok okunan tarihi romanlarının yazarı, eserleri Arapça, Azerice, Endonezce ve Boşnakçaya çevrilen, okurları tarafından "günümüzün Peyami Safa'sı" olarak anılan Okay Tiryakioğlu, Osmanlı'nın Söğüt'te başlayan kuruluş hikayesinin baş kahramanı Osman Gazi'yi anlatarak tarihin sayfalarını yeniden aralıyor.
Osman Gazi-Çınarın Gölgesinde... Bir kuruluş destanını hakkını vererek okumak isteyenler için...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.