Askeri Ataşe (Kazakistan Anıları)
₺280,00 Orijinal fiyat: ₺280,00.₺224,00Şu andaki fiyat: ₺224,00.
3 adet stokta
Askeri Ataşe (Kazakistan Anıları)
E. Hava Kurmay Albay İhsan Sefa, kendi anılarından yola çıkarak Türkiye’nin dış temsilciliklerinde Askeri Ataşe olarak görev yapan subaylarımızın yaşam ve çalışma koşullarını anlatıyor. 2000-2002 yılları arasında Kazakistan’ın eski başkenti Almatı’daki büyükelçiliğimizde Türk Silahlı Kuvvetleri’ni temsil eden Sefa, iki ülke ilişkilerinin geliştirilip sağlamlaştırılması için gösterdiği çabanın ve günlük rutin işlerin yanı sıra kişisel anılarından, Kazakistan gerçeklerinden, çevre ülkelere yaptığı gezilerden, aile üyelerinin ve yakın çevresinin yaşamlarından da kesitler aktarıyor.
Askeri Ataşe / Kazakistan Anılan, görev sorumluluğunun bilincinde olan bir Türk subayının kaleminden çıkan, samimi anlatımıyla dikkat çeken, okura “Bir Askeri Ataşe, ne yapar, nasıl çalışır, nasıl yapar?” sorusunun yanıtlarını ayrıntılarıyla veren bir kitap.
“Askeri ataşeler Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı’na bağlı görev yaparlar. Asli görevi, bulunduğu ülke ile kendi ülkesinin silahlı kuvvetleri arasında askeri alanda işbirliği ve bu çerçevede askeri heyetlerin geliş gidişlerini planlamak, koordine etmek ve açık bilgi kaynaklarında kendi ülkesini ilgilendiren konularda bilgi toplayıp rapor etmektir.” (İhsan Sefa)
İlgili ürünler
Çanakkale’de Üç Muhammed
Amaçsız, başıboş ve asi ruhumla beyhude bir ömür tüketirken, bir grup kafadarla Çanakkale gezisine gitmiştik.
Savaşların geçtiği yerlerde dinlediğim, dedelerimin kahramanlık dolu sarsıcı hikâyeleri ve kardeşlik bağı hayatıma anlamlı sayfalar açmıştı. Bütün dünyamı kuşatan bu esrarlı duygu, varoluş nedenimi yeni baştan sorgulamama da sebep olmuştu.
Dizginlerini kırmış bir küheylan gibi şahlanan gözü pek Osmanlı torunları; aşklarını, hayallerini ve memleket hasretlerini bir tarafa koyarak yollara düşmüştü. Bu cesur yiğitlerin bizleri yaşatmak için ölümü tercih etmeleri beynimde fırtınalar koparmıştı. Özellikle de yedi düvele meydan okuyan ölümsüz destanları iksirli bir ilaç gibi damarlarıma yayılarak bütün duygularımı yaratılış ayarlarına geri çevirmişti.
Allah ve Peygamber aşkının yürükleri ateşleyerek, vatan derdine düşen iki yüz elli bin şehidin içinde; bilhassa da ‘Üç Muhammed’in yürek paralayan hikâyesi beni derin bir uykudan uyandırmıştı.
Eminim ki bu kitapta sizin de içinizde yeni “ben”ler doğacak, hayatın anlamı belki de ilk kez yürek kıvrımlarınızda bitmeyen bir heyecana dönüşecektir.
Sol Ayağım-2 Her Gün Hüzün
"Tüm bu gürültü patırtının ne olduğunu merak eden bir grup heyecanlı çocuğun yanında, tekerlekli sandalyesinin kenarında oturuyordu." Romanın ilk bölümü, işte böyle başlar. Öylece oturuyordur; çünkü etrafındaki faaliyetlere güçlükle katılabilen, neredeyse çaresiz bir kötürümdür. Buna rağmen, roman başladığında bir çocuk, bittiğinde ise erkekliğin eşiğinde, "Her Gün Hüzün"ün ana karakteridir. Katılmaktan aciz, acılı ve dingin yüreğiyle tekerlekli sandalyesinde etrafı gözler; Dublin’in, oturdukları kenar mahallesine dağılmış, parçası olduğu ailesinin davranışlarını ve duygularını belleğine kaydeder. Burası aslında, 40’lı ve 50’li yıllarda, acılı ve sevinçli günler geçiren Dublin’dir. İhtişamı ve sefaletiyle, arka sokakların ve köhne meyhanelerin hoyrat, acımasız, alemci ve zinacı Katolik Dublin; yaşam adına muazzam bir farklılık. Chiristy Brown, tamamen duygusallıktan uzak yazar. Sözünü sakınmaz, keskin görüşlüdür. Onun, Dublin görüntüleri, sesleri, kokuları ve doğal manzaralarıyla ilgili tasvirleri, şimdiye kadar nadiren yapılmıştır. Onun karakterleri, yaşam ateşi ile yanar. Chiristy Brown, Sadece on üçü hayatta kalabilen yirmi iki çocuklu bir ailenin çocuğuydu. Doğuştan zihinsel bir felçle dünya’ya geldi. Kullanabildiği tek uzvu Sol Ayağı oldu. Londra’ya yaptığı yaptığı birkaç ziyaret ve bir kez yaptığı Amerika seyehati dışında, tüm yaşamını Dublin’de geçirdi.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.