Gelecek Sen
₺310,00 Orijinal fiyat: ₺310,00.₺248,00Şu andaki fiyat: ₺248,00.
1 adet stokta
Gelecek Sen
GEÇMİŞ DENEYİMLERİMİZDE, GELECEK FARKINDALIĞIMIZDA GİZLİDİR.
Her bireyin sonunda Maslow teorisinin en üst basamağı olan “Kendini Gerçekleştirme” seviyesine ulaşmasına yol açacak gelecek teknolojileri arasındaki sinerjiye muhteşem bir bakış.
– Jerome Glenn
Fütürist, Gelecek Senaryoları-Milenyum Projesi kurucu ortağı Global Geleceğin Durumu Raporu başyazarı UNESCO ve Dünya Bankası bağımsız danışmanı
Gelecekle ilgili hem tahmin etmeye hem de keşfetmeye devam ederken, bize rehberlik edecek çalışmalara, bize rehberlik edecek insanlara ihtiyacımız var. Bu çalışmanın bize geleceği tahmin denemelerimizde yardımcı olacağına inanıyorum.
Prof. Dr. Emre Alkin
Ekonomist
Çok şanslıyız! İnsanlık tarihindeki gelişmeye ve değişmeye en elverişli zamanda yaşıyoruz. Teknolojinin insan ile olan ilişkisi, gelecekte insanlığın daha anlamlı hayatlar yaşamasını hiç bu kadar mümkün kılmamıştı.
Bu kitap, gelecekte bizi nelerin beklediğini haberdar etmekten çok, bilinmeyen bir gelecek senaryosunda, farkındalıkla birlikte geleceğimizi nasıl tasarlayabileceğimizi konuşmak ve içinde bulunduğumuz çok hızlı değişen dünyamızda, değişimle değişebilmeyi benimsetmek amacıyla yazıldı.
Daha önce hiç tanımadığımız, hiç deneyimlemediğimiz bu gelecekte siz kim olmak isterdiniz? Başkaları tarafından tasarlanan geleceğin sıradan bir tüketicisi mi yoksa bilinmeyenlerle dolu bir geleceği farkındalıkla kucaklayan, kendi geleceğini tasarlayan, merak eden, deneyimleyerek öğrenen, öğrendikçe değişen ve değiştikçe evrilen olağanüstü bir dünya vatandaşı mı? Karar sizin. Geleceğinizi önemseyin.
Eksponansiyel insan olun!
İlgili ürünler
Anılarınla Barışırsan Özgürleşirsin
Atasözleri
Atasözleri, kültüre dair inceliklerin görülebileceği en temel söz birimleridir. Ne zaman ya da kim tarafından söylendiği bilinmez ama halk bu sözlerin doğruluğunda, derinliğinde mutabıktır. Binlerce yıllık gelenekten damıtılmış bu hikmetli sözler, İskender Pala’nın özgün yorumlamalarıyla tekrar bir araya getirildi. Günlük hayatta hangi durumlarda kullanıldıkları, hangilerinin artık kullanımdan kalktığı / kalkması gerektiği gibi aydınlatıcı bilgilerle zenginleştirilmiş bu eser, halk kültürümüz için de önemli bir çalışma. Bu çalışmada bine yakın atasözüne yer verilmiştir. ... Umarız okuyucu ve öğrencilerimiz bu bin sözden bin öğüt öğütürler ve atalar sözü hazinemizden cevherler devşirirler.
Dünyayı Değiştiren Kitaplar
Hak Dostum Diye Başlayalım Söze
İki Gözüm Türkçe
Türkçe, evde, sokakta, okulda konuşulan hâliyle, canlı ve güçlü edebiyatıyla, her bakımdan işlenmişliğiyle bir büyük dünya dilidir. Yeni zamanların bütün gelişmelerini anlamaya, anlatmaya, yorumlamaya yeten bir dünya dilidir. İlim ve sanat dili hâline gelmiş, yüksek kültür yaratmış, büyük bir tarihin içinde parlayan, büyük bir milletin dilidir. Unutulmamalıdır ki kimlik bir kültür işidir ve dil ekseninde oluşur.Sağlam bir dil edinmeyen nesillerde millî kimliğin edinilmesi ve savunulması mümkün değildir. Dile dikkatsizlik milletin varlığına kayıtsızlıktır.Bu kitabın anlatmak istediği budur. Yeni zamanların tabiriyle “farkındalık” yaratmak mecburiyetinde bulunduğumuz en köklü meselemizin Türkçe olduğunu düşündürmektir.“Dil, ek ve kökten, kelime ve cümle çözümlemelerinden ibaret değildir. Dil hayatın içindedir ve dil üzerinde dururken onun bu tarafını unutmamak gerekir. İşte Yağmur Tunalı da bunu yapıyor ve dili, hayatın içinden gözlüyor.(...)Konuşulan Türkçenin ses akışına, musikisine kulak veriyor Tunalı, kulağını tırmalayan ne varsa ortaya döküyor. Vurgular, tonlamalar, duraklar veya durmamak gereken yerler onun ilgi alanındadır. Kulağı bunları hemen kapar ve burada durulmayacak, burada vurgu olmayacak, burada hece uzatılmayacak, diye sizi uyarır.”
Kendini Affet
“Ben”in Sabotajından Kurtulma Yolları
"Yasak" bir şey yaptığımızda hissettiğimiz suçluluk duygularını veya vicdanımızın sızlamasını hepimiz biliriz: yine çok fazla yemek yemişizdir, adaletli ya da dürüst olamamışızdır, bir işi özenerek yerine getirmemişizdir.
İyi insan tablosuna uygun olmayan herhangi bir şey, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı bir tür "moda"/ "moda değil" listesine göre değerlendiren içsel sansürcüyü sahneye çağırabiliyor. Bu liste eğitim, gelenekler ve alışkanlıklardan oluşan bir kurallar bütünü olup çoğumuz onu bir yük olarak yanımızda taşıyoruz. Zira ona her zaman uygun davranabilen biri yoktur herhalde? Ancak: Bunu yapmamız gerekiyor mu ki? Başkalarına ve tabii kendimize ait olan beklentilerimizle nasıl baş edebiliriz; onları özgüvenli, hatta neşeli bir şekilde çiğneyerek, ama yine de sorumluluk alarak?
"Katı içsel sansürcüyü" ve kendimize ilişkin bakış açımızı adım adım nasıl uzlaştırabileceğimizi, Peter Uffelmann bize somut ve tutkulu bir şekilde gösteriyor.
On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi
Türk edebiyatı tarihlerinin hiçbir zaman vazgeçilemeyecek olanı şüphesiz ki Ahmet Hamdi Tanpınar’ın On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi’dir. Bundan sonra da ne kadar edebiyat tarihi yazılırsa yazılsın, Tanpınar’ın verdiği hükümler kültürümüzdeki yerini koruyacak niteliktedir. Çünkü yazar sadece malzemeyi nakletmekle yetinmemiş, içinde yaşadığı "devri anlamaya" ve anlatmaya çalışmıştır. Uzun 19. Yüzyıl olarak nitelendirilen Türk modernleşmesinin, aslında doğası gereği, edebî metinler üzerinden bir okumasını yapan yazar, Türk düşünce tarihinin meselelerini de masaya yatırmaktadır. Bu çerçevede siyasî olaylara paralel olarak, gazetenin yükselişi, roman ve şiirin aldığı yeni formlar Tanpınar’a has bir üslupla metnin içerisine dahil edilmektedir. Dergâh Yayınları olarak Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bütün eserlerini yayınlamaya, Türk Edebiyatının ve düşünce tarihinin temel kitaplarından biri olan On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi ile devam ediyoruz.
Türk Edebiyatı Tarihi
"Tanrının devlet güneşini Türk burçlarından doğdurmuş olduğunu ve onların ülkeleri üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş bulunduğunu gördüm. Tanrı onlara Türk adını verip yeryüzüne hâkim kıldı. Zamanımızın hakanlarını onlardan çıkardı. Dünya milletlerinin idare yularını onların eline verdi. Onları herkese üstün eyledi. Kendilerini hak üzre kuvvetlendirdi. Onlarla birlikte çalışanı, onlardan yana olanları aziz kıldı ve Türkler yüzünden onları her dileklerine eriştirdi.
Bu kimseleri kötülerin şerrinden korudu. Okları dokunmasından korunabilmek için aklı olana düşen şey, bu adamların tuttuğu yolu tutmak oldu. Derdini dinletebilmek, Türklerin gönlünü almak için onların dilleriyle konuşmaktan başka yol yoktur. Bir kimse kendi takımından ayrılıp da onlara sığınacak olursa o takımın korkusundan kurtulur. Bu adamla birlikte başkaları da sığınabilir."
Kaşgarlı Mahmud Dîvânü Lugati’t-Türk’ten; Yazılışı: 1072

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.