Şebeke Etkisi – Katilbot Günlükleri 5
₺350,00 Orijinal fiyat: ₺350,00.₺289,00Şu andaki fiyat: ₺289,00.
1 adet stokta
Şebeke Etkisi – Katilbot Günlükleri 5
Hugo En İyi Roman Ödülü
Hugo En İyi Seri Ödülü
Nebula En İyi Roman Ödülü
Locus En İyi Bilimkurgu Romanı Ödülü
Katilbot serisinin ilk uzun soluklu macerası: Şebeke Etkisi!
“Aslına bakılırsa kafamın içinde yapayalnızım ve sorunlarımın yüzde 90 küsuru orada.”
Kendine Katilbot diyor ama sadece kimsenin duymayacağı zamanlarda. Zaten bunu başka biri duysa komik bulmaz. Sorun da değil çünkü insanlarla ilişkisinin tamamen profesyonel bir ilişki olduğunu düşünüyor.
İnsan ortakları (arkadaş değil, kesinlikle arkadaş falan değil) yakalandığında ve eskiden tanıdığı kesinliklearkadaşıolmayan biri onun acil yardımına ihtiyaç duyduğunda Katilbot sert bir aksiyona atılacak.
Hem de bu sefer kendi rızasıyla!
“Katilbot’a bayılıyorum.” –Ann Leckie
“Daha önce hiçbir kitabın ana karakterine böylesine bağlanmamıştım.” –Patrick Rothfuss
İlgili ürünler
Avengers: Yok Oluş Anahtarı
Dünya’nın en güçlü kahramanları Kaptan Amerika, Demir Adam, Thor, Kara Dul ve Yeşil Dev ne zaman dünyayı tehdit eden evrensel bir tehlike peyda olsa, onlarla savaşmak için bir araya gelirler. Onlar Yenilmezler’dir. Fakat bazı tehlikeler, bazı tehditler çağların da ötesine uzanır.
Yüzyıllar öncesinden gizemli bir Anahtar vardır. Bu öyle bir Anahtar’dır ki akılalmaz ve son derece gizli enerjileri aktarabilir. Düşman Zodyak bu enerjileri kullanmak isteyince, onlarla mücadele etmek için daha önce eşi benzeri görülmemiş bir grup kahraman antik çağlarının Yenilmezler’i olarak bir araya gelir ve büyük bir savaş çıkar. Gezegen korkunç hasarlar almış, Anahtar ise kaybolmuştur.
Zodyak üyeleri saklanıp gölgelerin arasından dünyada olup bitenleri etkilemeye devam ederken, bir yandan da geri dönüşlerine öncülük edecek yıldızların denkleşmesini beklerler.
21. yüzyılda, 12 burcun özelliklerini taşıyan tuhaf varlıklar ortaya çıkınca, Yenilmezler tekrar bir araya gelir. Ama bu modern kahramanlardan oluşan ekip kendi aralarında güçlerini bölünce, düşman gitgide daha çok güçlenir. Ve mecburen… Yeniden Yok Oluş Anahtarı’nın peşine düşerler…
Çünkü Yenilmezler onu bulamazsa dünyamızın sonu gelmiş demektir.
Bir Gün Mutlaka
Yılmaz Güney, Bir Gün Mutlaka ’da devrimci mücadelenin önemini ve toplumu içten içe çürüten yozlaşmanın önüne geçebilmek için neler yapılabileceğini gösteriyor. Filmin gösterime girdiği dönemde yaşanan baskılarsa Bir Gün Mutlaka ’nın amacına ulaştığını ve başka bir yolun her zaman mümkün olduğunu kanıtlıyor.
Döneminin en radikal sanat atılımlarından biri olan Bir Gün Mutlaka herkesin okuması ve üzerinedüşünmesi gereken bir eser.
Doktor Moreau’nun Adası – Modern Klasikler 100
Wells’in öncü niteliğindeki bilimkurgu klasiği Doktor Moreau’nun Adası yayımlandığı günden beri “sarsıcı” etkisinden hiçbir şey yitirmedi. Bilimsel yöntemlerinin doğuracağı sonuçlar konusunda hiçbir sorumluluk hissetmeyen çılgın bilim insanının hikâyesi, unutulmaz filmlere ilham vermiştir. Acı, zulüm, ahlaki sorumluluk, insanın doğaya müdahalesi gibi felsefi temalarıyla dikkat çeken yapıtında, Wells daha sonra genetik alanındaki çalışmaların gündeme getireceği etik meseleleri öngörmüştür.
Bir deniz kazasından kurtulan Edward Prendick, mahsur kaldığı adada garip yaratıklar ve karanlık sırlarla karşılaşır. Bu ada, insanı ve yazgısını kollayacak bir Tanrı’nın bulunmadığı, bütünüyle ahlaktan yoksun bir evrenin mikrokozmosudur adeta.
Doktor Moreau’nun Adası bilimin kontrolden çıktığı zaman barındırabileceği potansiyel tehlikelere karşı bir uyarı niteliği taşır.
Geri Giden Saat
“Edward Page Mitchell, Amerika’dan çıkan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri.” –Sam Moskowitz
“Bu öykülerin her biri ziyadesiyle ilgi çekici.” –Lester Del Rey
“Amerikan bilimkurgusunun kayıp devi” olarak tanımlanan, yazdıklarının çoğunu New York’taki The Sun gazetesinde imzasız olarak yayımlayan Edward Page Mitchell, birçok konuda ilklerin yazarı. Geri Giden Saat ise yazarın en seçkin bilimkurgu öykülerinin bir araya getirildiği, özgün bir öykü derlemesi.
Bilimkurgunun en büyük yazarlarından biri olan H.G. Wells’e de ilham olduğu düşünülen Edward Page Mitchell aynı zamanda döneminin en başarılı gazetecilerinden biridir. Öyküleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da 1973’te bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz’in titiz çalışması ve yayımladığı detaylı bir derlemeyle hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır.
Sevdiği kadınla evlenebilmek için matematiğin sınırlarında gezinmek zorunda kalan bir genci anlatan “Takipomp”, bilimsel bir süreç sonucu görünmez kalan bir adamın trajedisini gözler önüne seren “Kristal Adam”, bir zaman makinesini konu alan ilk öykü olan “Geri Giden Saat”, bu derlemedeki öykülerden sadece birkaçı.
Zaman yolculuğu, androidler, zihin transferi, bilgisayarlar… Geri Giden Saat’in sayfalarında bilimkurgu tarihinin derinliklerinden gelen ilklere şahit olacaksınız.
Geri Giden Saat, bilimkurgunun ilk kıvılcımları.
İkinci Vakıf-Vakıf Serisi
Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü
1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.
Katır, Galaksi’yi fethetmişti, en azından büyük bir kısmını. Birinci Vakıf’ın liderleri ya öldürülmüş ya da taraf değiştirmişti. Ancak İkinci Vakıf’ın varlığı Katır’ı hâlâ huzursuz ediyordu. Sır gibi saklanan Vakıf’ın yeri, Galaksi’deki “Yıldız Sonu”ndaydı; peki ama burası neresiydi? Ya da bu Vakıf gerçekten mevcut muydu? Katır, artık en sadık generali olan ve an itibariyle beyni yıkanmış eski direniş lideri ile zihni hâlâ özgür, hırslı genç Bail Channis’i Vakıf’ın yerini bulmak için görevlendirmişti. Ama arayış içindekiler yalnızca onlar değildi. Seldon’ın planını kendinden büyük pek çok kişiden daha iyi anlayan 14 yaşındaki Arkady Darrell da Vakıf’ın peşindeydi…
Yayımlanış tarihine göre: 3. Kitap / Kronolojiye göre: 5. Kitap
Kadınlar Ülkesi
“Kadınlar Ülkesi kadınların neler yapabileceğini incelik ve zarafetle anlatan, gülümseten bir ütopya.”
—Marge Piercy
“Altın Çağ bilimkurgularının tadını veren ve günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bir eser.”
—Joanna Russ
Charlotte Perkins Gilman yaşadığı dönemin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularından biri olmasının yanında feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden. Yazıldıktan yaklaşık 65 sene sonra kitap formatında yayımlanabilen Kadınlar Ülkesi ise feminist ütopyanın ilk örneklerinden.
Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde üç Amerikalı erkek pek fazla insanın bulunmadığı, ücra bir yerde, tamamen kadınlardan oluşan bir topluluğa denk gelir. Gözlerine inanamayan kâşifler bu topraklarda erkeklerin de olması gerektiğine dair inançlarıyla araştırmalarına başlar.
Çok geçmeden bu gizemli ülke ile ilgili gerçekler bir bir açığa çıksa da misafirlerin merakı giderilmenin aksine daha da artar ve Kadınlar Ülkesi’nin yönetim biçiminden inançlarına, kültüründen ekonomisine ve hatta anneliğe kadar pek çok konuda bilgi sahibi olmaya ve toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya başlarlar.
Toplumsal roller cinsiyete göre belirlenebilir mi? Kadınlık ve erkeklik değişmez kavramlar mıdır?
Kadınlar Ülkesi, ataerkilliğe verilmiş nüktedan bir yanıt.
Ortanca
Waterstones 2020 Çocuk Kitapları Ödülü adayı
2020 CILIP Carnegie Madalyası adayı
The Times Haftanın Çocuk Kitapları seçkisi
On bir yaşındaki Maggie, dış dünyadan bir duvarla ayrılan Fennis Wick'te yaşar. Sınırın ötesinde şiddetli sessiz savaş sürer ve kirli, tehlikeli gezginler dolanır. En büyük kardeşi Jed saygı duyulan ve özel biridir. Bir kahraman. Küçük kardeşi Trig’i herkes çok sever. Fakat Maggie yalnızca ortancadır, görünmez olan ve geride bırakılan.
Sıcak bir Eylül günü, Maggie aç, yardım çığlığı atan bir gezgin olan Una ile tanışır ve Maggie’nin bütün bildikleri altüst olur. Maggie’den ustaca ve mizahi biçimde unutulmuş ortanca olmanın, ailesi tarafından bile duyulmayan bir çocuk olmanın nasıl olduğunu dinleriz. Bu yasak arkadaşlığın, sadakatin ve ihanetin anlatıldığı kitap distopya okurları için mükemmel bir tercih.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.