Kaptan
₺180,00 Orijinal fiyat: ₺180,00.₺149,00Şu andaki fiyat: ₺149,00.
1 adet stokta
Kaptan
Bu roman, Kaptan Ali Nâsır en-Necdî’nin biyografisini Körfez insanının vicdanında azap verici bir deniz efsanesi olarak belgelemekle kalmayıp kendisini romanın bağlamına dayatmış çok sayıda bilgi, söylem ve kayıtla çevrili toplumsal değişimlerle birlikte aktarıyor. Sanatsal yanılsamaya dayalı edebi bir söylemin uçlarında, gerçeğin realist hitabını sorgulamaya kalkışan Kuveytli yazar Taleb Alrefai, dramatik bir gerilim anına, fırtınanın patlayışına, ölüme ve insanın hammaddesini ayıran o duvarı çizen hiçliğe varıyor. Alrefai, “Ali Nâsır en-Necdî öldü” dediğinde oluşabilecek son derece basit düzeydeki bir haberin roman seviyesine yükselişini, Gerald Prince’in “nedensellik” anlayışıyla ilişkilendiriyor. “Ali Nâsır en-Necdî boğularak öldü” diyerek de bir olay örgüsünün varlığını, sahnelerin kurgulanmasını ve bir tür sebep, paradoks ve çağrışım arayışı içinde uzamsal alanların oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
J.M. Coetzee
TALEB ALREFAİ
Kuveytli roman ve öykü yazarıdır. Kuveyt Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuş, Londra Kingston Üniversitesi’nde Yaratıcı Yazarlık alanında yüksek lisans yapmıştır. “Arapça Kısa Öykü Derneği Ödülü”nün kurucusudur ve mütevelli heyeti başkanlığını yürütmektedir. 2002 yılında Deniz Kokusu, 2016 yılında Tastamam Burada adlı romanlarıyla Devlet Edebiyat Ödülü’nün sahibi olmuştur. 2010 yılında üçüncüsü verilen Uluslararası Arapça Kurgu Roman Ödülü’nün (Arabic Booker) jürisine başkanlık etti. Öne çıkan eserleri Minik Hırsızlıklar, Sandalye, Koyu Gri adlı öykü toplamları ile Güneşin Gölgesi, Tastamam Burada, Kaptan ve Sevgiliyi Kapmak adlı romanları İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Çince gibi birçok dile çevrildi. 2021 yılında 40.’sı düzenlenen Şarika Kitap Fuarı’nda “Yılın Kültür İnsanı” ödülüne layık görüldü. Alrefai, Yaratıcı Yazarlık alanında uzman akademisyen olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Hachiko
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. Köpekler, yüzyıllardan beri insanların en sadık
dostlarıdır. Ancak bazı dostluklar, filmlere ve kitaplara konu olacak kadar büyük izler bırakmıştır hafızalarda. Sahibini yıllarca, sabırla beklediği tren istasyonuna heykeli dikilen Hachiko’nun hikayesi, genç yaşlı demeden tüm kalpleri ısıtacak türden. Hachiko bize hiçbir zaman vazgeçmemeyi öğretti. Bize sadakati ve bağlılığı öğretti. Umudu ve inancı öğretti. Sabrı ve sorumluluğu öğretti. Ama hepsinden öte, Hachiko bize arkadaşlığın gerçek anlamını ve Sevdiklerimizi asla unutmamayı öğretti.
Teşekkürler, Hachıko.
Sevdim Gitti
Çırpınıyorum, boğuluyorum.
Olmadığın her an biraz daha
ölüyorum, biraz daha seviyorum.
Bir yerden eksiliyor, bir
yerden büyüyorum. Yokluğunda
eksiğim, tamamlanamıyorum.
Beni sevmediğin her an yok
oluyorum, parçalanıyorum.
Oysa ne güzel severdik birbirimizi,
hep en acıyan yerlerimizden
öpmez miydik? Hep sarmaz mıydık
yaralarımızı?
Gel artık, ben hep buradayım.
Sensiz eksiğim, yalnızım.
Gel artık.
Bıraktığın yerdeyim.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.