Bir Oğlanın Yaşamı
₺625,00 Orijinal fiyat: ₺625,00.₺515,00Şu andaki fiyat: ₺515,00.
1 adet stokta
Bir Oğlanın Yaşamı
Bram Stoker ve Dünya Fantazi En İyi Roman Ödülü
“Stephen King ve Bradbury’nin çocukluğa yaktıkları ağıtların güçlü bir yankısı.” –Kirkus Reviews
1980’li yıllarda Amerikan korku edebiyatına damga vuran Robert McCammon’ın ustalık eseri olarak kabul edilen 1991 tarihli romanı Bir Oğlanın Yaşamı, bir süreliğine kitap yayımlamayı bırakan ve edebiyata dönüşünün ardından farklı türlere yönelen yazarın korku edebiyatı kariyerinin zirvesini temsil ediyor.
Yıl 1964. Soğuk bir bahar sabahında Cory Mackenson, süt dağıtan babasına eşlik ederken o günün hayatını değiştirecek gün olduğundan habersizdir. Önlerine aniden çıkan bir araba dipsiz göle daldığında sürücüyü kurtarmak isteyen Cory’nin babası umutsuzca uğraşır fakat ne çare… Babasının gördüğü manzara uzun süre ona işkence edecektir: Direksiyona kelepçelenmiş, vahşice dövülmüş, boynuna dolanmış bir telle boğulmuş bir adam. O andan itibaren Cory ile babası gerçeğin peşine düşerken katil de onların peşine düşecektir.
Karanlıktan geliriz ve karanlığa dönmek zorundayız.
İlgili ürünler
Dinle Beni
Anneler her şeyi bilir… Ama dinleyen kim?
Dedektif Jane Rizzoli ile adli tabip Maura Isles tuhaf bir cinayetle karşı karşıyadırlar. Çok sevilen, kendi halinde bir hemşire olan Sofia Suarez evinde vahşice öldürülmüştür. Sofia’nın son günlerinde bir araştırmaya giriştiğini öğrenen Jane, birkaç ay önce vurkaç mağduru olmuş Amy ile Sofia Suarez arasında bir bağlantı kurunca dava iyice içinden çıkılmaz bir hal alır.
Bu arada Jane’in annesi Angela Rizzoli mahallesinde garip şeyler döndüğünü düşünür. Komşunun kızı evden kaçmıştır ve sokağın karşısına taşınan çift başta Angela olmak üzere herkesten uzak duruyordur. Angela kızına kuşkularından bahsetse de Jane oralı olmaz. Jane zorlu araştırmasına devam ederken, Angela’nın mahalle bekçiliği beklenmedik sonuçlara yol açacaktır.
ess Gerritsen ABD’nin San Diego kentinde doğdu. Stanford Üniversitesi’nde antropoloji konusunda lisans yaptı, California Üniversitesi’nden tıp diploması aldı. New York Times’ın çok satanlar listesine giren Hasat’la dünya çapında başarı kazandı. Yazarın Kemik Bahçesi, Mefisto Kulübü, Ruh Koleksiyoncusu, Sessiz Kız, Kayıp Kızlar, Çırak, Günahkâr, İkiz Bedenler, Bir Sırrım Var, Rehine, Gece Gelen, Gece Yarısından Sonra, Karanlığın Ayak İzleri, Asla Arkana Bakma ve Bıçak Sırtı adlı romanları ve Ucubeler ile İsimsiz Ceset adlı öyküleri Doğan Kitap tarafından yayımlandı ve büyük okur kitlelerine ulaştı.
Fırtınada Yanacaksın
New York’un sessiz sakin kasabası White River’da bir keskin nişancı dehşet saçıyor ve öldürülen polisin telefonuna bir uyarı mesajı geliyor. Kimsenin kimseye güvenmediği soruşturmaya danışmanlık yapması için çağrılan Gurney'in ise elinde gizemli bir nottan başka bir şey yok.
Bir parktaki oyun alanında ayak tabanlarına üç farklı harf dağlanmış iki cesedin bulunmasıyla işler daha da karmaşık bir hal alırken yetkililerin resmi açıklamalarıyla ters düşen Gurney, kasabayı labirent gibi sarmış olaylar silsilesini tek başına çözmeye kararlı. Yaklaşmakta olan fırtına herkesi yakmadan cevaplaması gereken bir soru var: Bu akıldışı bulmacada gözden kaçırdığı şey ne?
“John Verdon şaşırtıcı olay örgüsü, katil avı ve akıllıca düşünülmüş karakterler yaratmada kendini kanıtlamış bir usta.”
-Publishers Weekly
“Bir bulmacanın parçalarını yerleştirir gibi kitabın son sayfasına dek, katili bulacak olmanın tarifsiz hazzını suç romanlarına özgü gerçekçi gözlemlerle nasıl harmanladığına bakılırsa, bu serinin neden bu kadar popüler olduğunu anlamak zor değil.”
-Kirkus Reviews
Kan Gölü
Dr. Claire Elliot, oğlunun başını derde sokmasını önlemek ve onu kısa zaman önce yitirdiği babasının hatırasından uzaklaştırmak için büyük şehirden göl kıyısındaki taşra kasabası Tranquility’ye taşınır. Burada bir muayenehane açıp işini yapmaktır niyeti. Ancak kasabada ergenlerin arka arkaya şiddet olaylarına karışmaları ve oğlunun okulundaki bir silahlı saldırı her şeyi değiştirir.
Bu şiddet dalgasına tıbbi bir açıklama getirmeye çalışan Claire, korkunç bir sırrı keşfeder: Ergenlerin karıştığı cinayetlere Tranquility’de daha önce de rastlanmıştır. Claire ergenleri saldırganlığa iten kaynağı bulmak zorundadır, kendi oğluna sıra gelmeden önce...
Karanlıkta Parlayanlar
En derin korkularınızla yüzleşmeye hazır mısınız? Öyleyse Karanlıkta Parlayanlar tam size göre… Stephen King haber sitesi Lilja’s Library’nin 20. yılını kutlamak için korku edebiyatının 13 usta yazarından tüyler ürpertici 12 hikâye bu kitapta toplandı... Korku edebiyatının en yetenekli yüzlerini bir araya getiren ve sizleri unutulmaz bir yolculuğa çıkaran antolojide her sayfada yeni bir sürprizle karşılaşacaksınız. Bazen korkacak, bazen rahatsız olacak, bazen de sinirleneceksiniz. Her yazar kendi benzersiz sesiyle kâbuslarınıza yeni bir boyut katacak. King'in klasik karanlık atmosferi Edgar Allan Poe, Clive Barker, Jack Ketchum, John Ajvide Lindqvist ve diğer yazarların eserleriyle birleşerek okuyucuyu adeta büyüleyici bir labirente çekecek. Zihninizin karanlık köşelerinde saklanan korkulara dokunacak bu öykülerle gerçek ve hayal arasında ince bir çizgide yürüyeceksiniz. Karanlıkta parlayan öyküler sizi bekliyor.
Küllerin Günü
Suç Ve Bela Öyküleri
Tehlikeli Şarkılar
Bir sahil kasabasında düzenlenen müzik festivalinin başlamasına günler kala, organizasyonun başındaki iki kişi vahşice öldürülür. Gözler, festivali yasaklatmak için uğraşan tarikata çevrilir. Olay medyaya yansıyınca toplumsal bir gerilime neden olur. Başkomiser Perihan Uygur, son görevinde yaşadığı psikolojik travmadan dolayı izinde olmasına rağmen Cinayet Büro’ya döner ve soruşturmayı üstlenir. Cinayetler birbirini izledikçe işinin düşündüğünden de zor olduğunu anlayacaktır.
Tuna Kiremitçi’den polisiyeyle müziği buluşturan, nefes nefese bir roman. Polisiye okurlarının sevgilisi Başkomiser Perihan Uygur bir kez daha bizlerle.
Ucubeler
Evrenin yasalarına karşı çıkabilir miyiz? İsyan edip kendimizi yeni baştan yaratabilir miyiz? Yoksa boşuna mı debeleniriz içimizdeki o gözden uzak bataklığın bulanık sularında?
"Dünyanın başına gelen en büyük felaket, insanın düşünmesidir; en iyi şeyse, düşünerek kendini yok etmesidir." Ucubeler, 2012'de Zignata Geçidi adlı kitabı yayımlanan yetenekli yazar Nuray Türk'ün ilk öykü kitabı. Sonunda evini yakan sahtekâr bir besteci, torununun garip hastalığıyla mücadele ederken aklını yitiren yaşlı bir adam, intikam peşinde büyük bir dövüşçüye dönüşen dev bir kadın ve yeniden çocuk olmak isteğiyle garip deneyler yapan bir Progeria hastası…
Dört öyküden oluşan Ucubeler'de varolma biçimlerinden hoşnutsuz, dayatılan dünyayı kabullenmeyen, ona başkaldıran insanların çığlıklarını duyuyoruz.
Nuray Türk öykülerinde işte bu kendini yeniden yaratma çabasını yüceltiyor ve soruyor: Bunu gerçekten yapabilir miyiz? Başa sarabilir miyiz? Düzeltmeler yapabilir miyiz? Ucubeler'i okurken yazarın bunu başarmayı ne kadar arzuladığını, aslında hiç de umutsuz olmadığını hissediyoruz. Sanki ne kadar çok sorarsa, ne kadar çok ayak direrse, başarıya o kadar yaklaşacakmış gibi. Ve Nuray Türk okuru da bu dirençli kahramanların dünyasına sürüklemekte çok usta.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.