Sınır 2700
₺142,00 Orijinal fiyat: ₺142,00.₺114,00Şu andaki fiyat: ₺114,00.
1 adet stokta
Sınır 2700
Yıl 2700… İnsanlar ışınlanmadan uçmaya, son model robotlardan uzayda yaşamaya kadar her şeyin sırrını çözmüş ama tatmin olmayıp teknolojinin son noktasına geldiklerini ve artık başka yapacak icat kalmadığını düşündükleri için artık insanları robotlaştırmaya ve onların üst modellerini yapmaya başladılar. Tüm baz istasyonları ve nükleer santraller aynı şehre kuruldu. Bu şehirde ve etrafında fakir ve nükleer santrallerden dolayı akli dengesi bozuk insanlar yaşıyordu. Derisinin altına çip yerleştirilip beyinlerine yeteri kadar zekâ enjekte edilerek robotlaştırılacak insanlar bu şehirden alınıyordu yıllardır… “Güneşte vücudu parlayan cam şekline bürünmüş bir insan. Dikkatlice bakınca iç organları görünüyor, üzerindeki kıyafetler esnek bir camdan oluşuyor. Daha yakınımda kâğıt kadar ince iki boyutlu bir insan, biraz arkasında, yerden on beş cm kadar yukarıda, belki de benim göremediğim bir zemin üzerinde yürüyen bir insan, kafasının üzerinde anlamını bilmediğim objeler uçuşan başka bir insan… Etrafa baktıkça daha farklı şeyler görüyordum.” “Bu kadar şaşırmışken gözüme çarpan asıl şey ise tüm vücudu koyu yeşil, gözleri gri, siyah pelerini ve yakaları en az iki katlı bir bina uzunluğunda olan, saçları sanki suyun içindeymiş gibi dalgalanan bir kadının elinde tuttuğu tasmanın ucundaki, süslü kıyafetler giydirilmiş olan erkek bir roboçip oldu. Gördüğüm manzara resmen varlığımı sorgulatmıştı bana. Bu kadarı da fazlaydı. Zekâlarını yok edip köleleştirdikleri yetmiyormuş gibi bir de evcil hayvan muamelesi yapıyorlardı onlara.”
İlgili ürünler
Bir Gün Mutlaka
Yılmaz Güney, Bir Gün Mutlaka ’da devrimci mücadelenin önemini ve toplumu içten içe çürüten yozlaşmanın önüne geçebilmek için neler yapılabileceğini gösteriyor. Filmin gösterime girdiği dönemde yaşanan baskılarsa Bir Gün Mutlaka ’nın amacına ulaştığını ve başka bir yolun her zaman mümkün olduğunu kanıtlıyor.
Döneminin en radikal sanat atılımlarından biri olan Bir Gün Mutlaka herkesin okuması ve üzerinedüşünmesi gereken bir eser.
Dan Ve Buzdan Piramit
Dan`in hayaletlerle kurduğu bağ, onu bu kez Londra`nın en yüksek noktasında kimsenin cesaret edemeyeceği bir görevle yüzleştiriyor.
Ancak herkesin bilmesi gereken bir şey var ki Dan hayaletlerin bile çekindiği bir varlıkla karşı karşıya!
Dan ve hayalet dostu Simon, Buzdan Piramit`in içinde dönen paranormal olayların peşine düşer. İkilimiz bu kez yalnız değil, ekipleri büyür ve Küçük Stacey ile gizemli Venn Specter da bu macerada onların yanına dahil olur. Ancak hayaletleri avlamaya çalışan bir düzenbazın varlığı, işleri daha da karmaşık hale getirir.
Dan, hem kendini hem de arkadaşlarını bu lanetli canavardan kurtarabilecek mi? Yoksa buzdan bir piramidin içinde sonsuza dek hapis mi olacaklar?
İnsanlar
“Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun, insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekâlı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor.”
Yağmurlu bir akşamda Profesör Andrew Martin, önce dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözmeyi başarıyor, ardından sırra kadem basıyor. Nihayet bir yol kenarında çırılçıplak halde bulunduğunda, kıyafetsizlikten daha ciddi bir meselesi olduğu ortaya çıkıyor: Andrew Martin artık insanlardan tiksiniyor; görünüşlerinden de yiyip içtiklerinden de bitmeyen şiddet ve savaş arzularından da... Yabancı bir tür arasında kaybolmuş hissediyor kendini. Sevgi ve aile kavramları onda şaşırtıcı bir ilgi uyandırsa da tüm sakinlerinden nefret ediyor bu gezegenin. Newton hariç... Ama o da bir köpek işte...
Sahi, kim bu adam? Onun –ya da herhangi birinin– insanlık hakkındaki tüm fikrini değiştiren şey ne olabilir?
Son yılların en önemli romancılarından Matt Haig, onca karmaşıklığına rağmen hayatın içindeki mutluluğa ve insan doğasına dair alışılmadık bir hikâye sunuyor. İnsanlar, neşeli ve etkileyici bir üslupla “bizi” bize anlatıyor.
EDGAR ALLAN POE ÖDÜLÜ EN İYİ ROMAN ADAYI GOODREADS OKUR ÖDÜLLERİ EN İYİ BİLİMKURGU ADAYI IMPAC DUBLIN EDEBİYAT ÖDÜLÜ ADAYI
Kadınlar Ülkesi
“Kadınlar Ülkesi kadınların neler yapabileceğini incelik ve zarafetle anlatan, gülümseten bir ütopya.”
—Marge Piercy
“Altın Çağ bilimkurgularının tadını veren ve günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bir eser.”
—Joanna Russ
Charlotte Perkins Gilman yaşadığı dönemin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularından biri olmasının yanında feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden. Yazıldıktan yaklaşık 65 sene sonra kitap formatında yayımlanabilen Kadınlar Ülkesi ise feminist ütopyanın ilk örneklerinden.
Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde üç Amerikalı erkek pek fazla insanın bulunmadığı, ücra bir yerde, tamamen kadınlardan oluşan bir topluluğa denk gelir. Gözlerine inanamayan kâşifler bu topraklarda erkeklerin de olması gerektiğine dair inançlarıyla araştırmalarına başlar.
Çok geçmeden bu gizemli ülke ile ilgili gerçekler bir bir açığa çıksa da misafirlerin merakı giderilmenin aksine daha da artar ve Kadınlar Ülkesi’nin yönetim biçiminden inançlarına, kültüründen ekonomisine ve hatta anneliğe kadar pek çok konuda bilgi sahibi olmaya ve toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya başlarlar.
Toplumsal roller cinsiyete göre belirlenebilir mi? Kadınlık ve erkeklik değişmez kavramlar mıdır?
Kadınlar Ülkesi, ataerkilliğe verilmiş nüktedan bir yanıt.
Liste
"Yılın kurgusu."
Eoin Colfer, çok satan Artemis Fowl serisinin yazarı
Fahrenheit 451 ve Seçilmiş Kişi genç okurlar için bir araya geliyor!
Sen artık kelime ustasısın. Meydan okumaya hazır mısın?
Ark şehri, Dünya’daki son güvenli yerdir. İnsanların hayatta kalması için Ark’taki herkes 500 kelimeyle sınırlı Listeye göre konuşmak zorundadır. Letta dışında herkes...
Kelime ustasının çırağı Letta, var olan bütün kelimeleri yazıp okuyabilme ayrıcalığına sahiptir. Özgürlük, müzik ve ananas gibi yasaklanmış kelimeler ona hiç bilmediği bir dünyayı anlatır. Ustası bir gün ortadan kaybolunca Ark’ın yöneticileri Letta’ya yeni Kelime Ustası olduğunu söyleyerek ondan Listedeki kelimeleri azaltmasını isterler. Daha sonra Letta, yasaklanan tüm kelimeleri bilen bir gençle tanışır. Letta sonuçları tehlikeli olabilecek bir seçimle karşı karşıya kalır; ya hiçbir şey yapmadan durup dilin yavaşça yok olmasını seyredecektir ya da özgürlüğe, belki de sürgüne giden yolda bir yabancıyı takip edecektir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.