Tiner
₺184,00 Orijinal fiyat: ₺184,00.₺148,00Şu andaki fiyat: ₺148,00.
3 adet stokta
Tiner
İki Tinerci genç ile bir Belediye Başkanı Adayının başından geçen olaylar…
Verilen vaatler…
Güzel kıyafetler…
Seçim propagandası…
Yerine getirilmeyen sözler…
İlgili ürünler
Dört Oyun
İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. İhtiyatsızlık beklenmedik bir ihaneti, Taşralı Kadın kadının fendini, Ana Yolda Konuşma insanı eğlendiren boş konuşmaları, Sorrento’da Bir Akşam kendi yolunu bulan aşkı sahneye taşır.
Fazilet Eczanesi
Haldun Taner’in, “Eczanenin Akşam Müşterileri” (1952) adlı öyküsünden yola çıkarak yazdığı Fazilet Eczanesi, çok katmanlı sosyo-kültürel özellikleriyle, dik başlı ama insancıl Saadettin Bey ve çevresindeki renkli kişileriyle tiyatromuzun klasiklerinden.
Haldun Taner: “Eczane bir bakıma sade bir ilaç laboratuvarı değil, bir insan laboratuvarıdır da. Oraya iki ayaklı ne konular gelir gider. Eczane bir mikrokozmostur. Bir yaşam dilimi yansıtmak istemiştim bu oyunda. Bizim insancıklarımızla örülü bir yaşam kesiti. Onların bütün kusur ve meziyetleri ile, doğru yanlış bütün koşullanmaları ile, sevinçleri, dertleri, sevgileri, kinleri, şakaları, tutkuları, duygusallıkları ve kalender felsefeleri ile... Sahneye, daha doğrusu eczaneye girip çıkan yirmi yedi insan göreceksiniz.”
Ayşegül Yüksel: “Fazilet Eczanesi, 1950’ler Türkiyesi’nde yaşanan toplumsal ve ekonomik geçiş döneminin içerdiği eski ve yeni değer dizgelerini yan yana ve tüm çelişkileri içinde verir... Saadettin’in eczanesiyle simgelenen ‘eski düzen’in kaçınılmaz yıkılışı da oyunun dokusuna aşama aşama sindirilmiştir.”
Huzur Çıkmazı
Haldun Taner’in ilk dönem oyunlarından Huzur Çıkmazı üç perdelik oyun yazılışından altmış yıl sonra ilk kez okuruyla buluşuyor.
1962’de İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen oyun ilerleyen yıllarda Ankara ve İzmir Devlet Tiyatrolarında defalarca sahnelenmiş ve büyük ilgi görmüştü.
Oyun metnini yıllar sonra yazarın eşi Demet Taner buldu ve yayına hazırladı. Böylece tiyatromuzun büyük yazarının bir eseri daha oyun okuruyla buluşmuş oldu.
Ayşegül Yüksel, oyun hakkında Haldun Taner Tiyatrosu kitabında şöyle diyor: “Huzur Çıkmazı, üç perdeden oluşan bir buruk güldürüdür. Taner’in dar aile çevresi içinde yer alan özel ilişkileri irdeleyen tek oyunudur. Huzur Çıkmazı, geleneksel ‘aşk üçgeni’ örgesinden yola çıkan, olaylar dizisi baştan sona ‘karı-koca-sevgili’ ilişkisinin bilinen aşamaları (kocadan soğuma – yasak aşk ilişkisine giriş – ilişkiyi kocaya söylenen yalanlarla sürdürme – korku ve tedirginlik aşamasına ulaşma – gerçeğin koca tarafından öğrenilmesi) üstüne kurulmuş bir oyundur; olayların akışı bilinen merak öğelerinin uyandırılması yolunda gelişir.
Haldun Taner, Huzur Çıkmazı’nı ‘gerilimsizlikten gerilim çıkarmaya çalışan bir tiyatro araştırması’ olarak nitelendirir.”
Macbeth – Hasan Ali Yücel Klasikleri 38
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren bu efsanevi yazar, büyük olasılıkla 1606 yılında yazdığı Macbeth’le "yükselme arzusu ve politik hırsın" kişiyi neye dönüştürebileceğini dünü, bugünü ve yarını kapsayacak bir derinlikle öngörmüştür. Sabahattin Eyüboğlu (1990-1973): Hasan Âli Yücel'in kurduğu Tercüme Bürosu'nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da imece usulü yaptığı çeviriler, Hayyam'dan Montaigne'e, Platon'dan Shakespeare'w kadar, dünya kültürünün doruk adlarındandı.
Ne Mutlu Türküm Diyene
Benim adım Mustafa Kemal'dir. Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Eğer beni onurlandırmak istiyorsan, Türkiyeli Türkoğlu Türk Mustafa Kemal diye çağır. Benim hayat yolum şu düstur olacaktır: Türklük ve Türkler en yüksekte Bu memleket tarihte Türk'tü, halde de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır. Türk Milleti büyük bir aslandır. Biz hepimiz onun tüyleri arasına sıkışmış ve sığınmış gözle görülmez küçük varlıklarız. O aslanın büyük hareketleri ve hamleleri ise inkılâp hareketleri ve hamleleridir. Bu arslanı tahrik edebilmek İşte bizim için iftihar edilebilecek rol budur. Kahraman Türk Milleti, tarih boyunca vatanı için can vermekte bir an bile tereddüt etmemiştir. Her karışı şehit kanları ile sulanmış olan vatan toprağı, tüm Türk Milleti için kutsaldır. Türk Milletinin karakteri yüksektir, Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir. Bir Türk dünyaya bedeldir.
Ne Mutlu Türküm Diyene!
Üç Kız Kardeş
Çehov’dan, bir taşra kasabasında boğulup giden, kısır hayallerine, hiçbir zaman gerçekleşmeyecek düşlerine yenik düşen insanların içler acısı ilişkileri..
“İki yüz yıllık bir geçmişi var şehrimizin, bugün yüz bin kişi yaşıyor ama tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de yaşayanların hepsi diğerinin bir benzeri… Aralarında kendini yüce bir ülkeye adamış tek bir insan bile yok! Hani şöyle biraz olsun dikkatleri üzerinde toplayacak, azıcık da olsa yetenekli ne bir sanatçısı var ne de bir bilim insanı… Koskoca kentte imrenilecek, gıpta edilecek tek bir insan bile olmaz mı? Anca yerler içerler, uyurlar, derken ölür giderler… Ardından yenileri doğar, onlar da yer, içer ve uyurlar; sıkıntıdan patlamamak içinse yaşamlarını o lanet olası iğrenç dedikodularla, votkayla, kumarla, birbirlerini mahkemeye vermekle renklendirmeye çalışırlar…”
Vatan Yahut Silistre – Bilge Kültür Sanat
Oynandığı zaman halkı coşturan ve yazarının sürgüne gönderilmesine yol açan Vatan yahut Silistre Namık Kemal sahnelendiğini gördüğü ilk ve tek eseridir. Eserin asıl değeri vatan konusunu işlemiş olmasındadır. Türk edebiyatında vatan sevgisi ve fikri en güzel şekilde ilk defa bu eserde ele alınmıştır. Türk tiyatrosunun ilerlemesinde önemli bir yere sahip olan eserin öğrenciler tarafından sahneye konması insanımızın vatan kavramı üzerinde yeniden düşünmelerini sağlayacaktır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.