İcatlarım & Nikola Tesla
₺95,00
3 adet stokta
İcatlarım & Nikola Tesla
“Düşünmek için aklı başında, derin düşünmek için oldukça deli olmalısın.”
Tesla zamanın ötesinde bir insan. Belki de bizim zamanımızın bile ötesinde…
100 yıl önceki öngörülerinin bazılarının hâlâ anlaşılamamış olması hiçte şaşırtıcı değil…
Radyodan kablosuz elektriğe günümüzde kullandığımız binlerce teknolojinin mucidi Nikola Tesla, yaptığı her şeyi bilinçli bir şekilde, düşünerek, çokça düşünerek, sürekli hayal ederek yapmıştı. Çorba içtiği kasenin, yemek yediği tabağın hacmini hesaplamadan yediğinden tat alamadığını, sabah üçten gece on bire kadar ders çalıştığını, öğretmenlerinin ailesine gönderdiği mektuplarda “eğer okuldan alınmazsa çok ders çalışmaktan öleceğini” yazdığını, bir düzine dil bildiğini, 1898 yılında kendi haline bırakıldığında kendi hareketlerine karar verme dahil birçok işlem yapabilen otomobil fikrini ortaya attığını ve daha fazlasını bu kendi yazdığı bu eserle keşfetme fırsatı bulacaksınız.
İlgili ürünler
Aboubakar – Sahanın Yıldızları
2023 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!
Yüz binlerce Afrikalı çocukla aynı rüyaları görüyor aynı sahalarda kahraman olma hayalini kuruyordu.
Hayalini gerçekleştiren az sayıdaki çocuktan biri oldu. Kamerun’un son büyük golcüsünün Garoua’nın tozlu sokaklarından ulusal kahramanlığa ulaştığı hikâyesi bu…
Önce Fransa’ya oradan Portekiz’e yükselirken herkesi yeteneğiyle geleceğin yıldızı olacağına ikna etti. Kariyerindeki inişler, çıkışlar ve sakatlıklar onu yıldıramadı. Aksine her zorluğu aşarak kendine yeni hedefler belirledi; sakatlığının getirdiği dezavantajları sadece özel oyuncuların yapabileceği şekilde avantaja çevirdi.
Kariyeri boyunca attığı gollerle ülkesini gururlandıran Aboubakar, evi gibi gördüğü Beşiktaş’ta şimdi üçüncü şampiyonluğunu yaşamak istiyor. Ne de olsa o sahada olduğu zaman sadece oyunun akışı değil, olayların seyri de değişiyor. O sahadayken imkânsız diye bir şey kalmıyor, her şey mümkün oluyor!
Geleceği Keşfedenler
Walter Isaacson, dünya çapında yankı yaratan Steve Jobs biyografisinin ardından en az onun kadar ilham verici bir kitapla geri dönüyor.
Geleceği Keşfedenler, makinelerin insanların zihin dünyasına ortak olacağı bir geleceği hayal ederek yola çıkmış ve adım adım içinde yaşadığımız dijital çağı inşa etmiş dâhilerin, yenilikçilerin, hacker’ların, girişimcilerin hikâyesi. Kimdi bu insanlar? Kafaları nasıl çalışıyordu? Tavan arası ya da garajlarına kapanıp her şeyi tek başına yapmış dâhilerden mi bahsediyoruz yoksa onları farklı yapan, yan yana gelip “ortak deha” yaratma becerileri miydi?
Isaacson’un benzersiz öykülendirme becerisi sayesinde sürükleyici bir roman tadında akan kitap, Lord Byron’ın yaklaşık iki yüzyıl önce yaşamış olmasına rağmen ilk yazılımcı kabul edilen kızı Ada Lovelace ile başlıyor ve Charles Babbage, Alan Turing, John von Neumann, Robert Noyce, Bill Gates, Steve Wozniak, Steve Jobs, Larry Page gibi pek çok etkileyici şahsiyetle devam ediyor.
Geleceği Keşfedenler, yaratıcılığın ve dünyayı değiştiren fikirlerin hangi koşullar bir araya geldiğinde yeşerebildiğini ortaya koyan muazzam bir rehber.
Golcü Mane
Kim Kimdi? Serisi – Stephen Hawking
21 yaşında nörolojik bir hastalık teşhisi konulmasına rağmen hastalığın, hayatını tanımlamasına izin vermeyen bilim insanı.
Kara delik teorilerini yazdığı Zamanın Kısa Tarihi kitabıyla satış rekorları kıran yazar.
Fizikte çığır açan çalışmalarıyla birçok ödül kazanan bilim insanı.
Yukarıdakilerin hepsi.
Eğlenceli, heyecanlı ve resimli biyografisiyle gerçek Stephen Hawking'i çok daha yakından tanıyın.
Nefesi Tutku Olan Kadın: Afife Jale
Osmanlı’nın ilk Müslüman kadın oyuncusuydu Afife Jale.
Babasından Şeyhülislam’a, Dahiliye Nazırı’ndan Şehremini’ne kadar kimler uğraşmadı ki onunla, yılmadı.
Teyzesinin oğlu çok aşıktı güzel kıza. O da seviyordu dünya yakışıklısı delikanlıyı. Aralarına önce sahne, sonra Afife’nin “beyninde taşıdığı hançer” girdi.
“Bir Bahar Akşamı” ikinci aşkı Selahattin’e (Pınar) rastladı Afife. Büyük bir aşkla sarıldı ünlü sanatçı güzel Afife’ye.
Paşa dedesinin de tutkusu olan tiyatroya beşikten mezara ve ölümüne bağlı kaldı Afife.
Son nefesini Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde verirken, “gözlere yıldız tozu serpmeyi” sürdürüyordu kuşkusuz.
Osman Balcıgil, satış rekorları kıran Celile, Yeşil Mürekkep ve İpek Sabahlık’ta olduğu gibi, Nefesi Tutku Olan Kadın Afife Jale’de de yaşadığımız coğrafyanın tarihsel ve toplumsal derinliklerine büyük bir ustalıkla iniyor.
Şair Nigar Hanım Güftesi Garplı Bestesi Şarklı
Şâir Nigâr Hanım. Yahut eserlerine attığı imza ile Nigâr binti Osman.
Adını açıkça sahiplenen şiirleriyle edebiyatımızın ilk “kadın” şâiri. Yirmi beş yaşından başlayıp hayatının sonuna kadar yazmayı sürdürdüğü günlüğüyle Türk edebiyatının en uzun günlük yazan kadın yazarı.
Şâir Nigâr Hanım, sadece yazar kimliğiyle değil, döneminin seçkinlerinden oluşan geniş sosyal çevresi ve kişisel hikâyesiyle de çok önemli bir portre. Bu portreyi en ince ayrıntılarıyla günümüze taşıyan, Nigâr Hanım deyince akla gelen ilk kişi ise şüphesiz Nazan Bekiroğlu.
Nazan Bekiroğlu 1995 yılında doçentlik tezi olarak hazırladığı Şâir Nigâr Hanım çalışmasını yıllar sonra büyük bir özveriyle adeta yeniden yazdı. Nigâr Hanım’la ünsiyetini akademik çalışmanın çok ötesine taşıyan Bekiroğlu, dört başı mamur bir edebî portre ortaya koyarken Nigâr Hanım’ın eserleriyle yaşamı arasındaki çok yönlü ilişkilere işaret eden, salonundan geçmiş kişilere varıncaya kadar hayatı ve edebiyatıyla ilgili en küçük ipuçlarını dahi yakalayan bir dikkatle edebiyat araştırmacıları için eşsiz bir çalışma örneği sundu.
Nigâr Hanım’ın eserleri ve günlüklerine ilâveten bugüne intikal bütün evrakın, kişisel arşivlerin, şâirenin aile fertlerinin özel koleksiyonlarının, kartpostalların, ithaflı fotoğraf ve kitapların, fotoğraf albümlerinin ve muhtelif eşyanın izinde geçen yılların semeresi olarak ortaya çıkan bu önemli eser “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskı”sıyla yeniden raflarda.
“Nigâr Hanım sentezci değil eklektik bir kimliktir. Onda Doğu ve Batı öncelik sonralık sıralamasına alınmadan bir arada başlar, öylece devam eder ve öylece biter. Onunki, Doğulu gibi yaşamak ama Batılı gibi düşünmek değil; Doğulu gibi yaşamak ve Batılı gibi düşünmektir. Bu yönüyle eğer bir şarkıysa, güftesi Garplı, bestesi Şarklıdır.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.