Uslu Kız
₺550,00 Orijinal fiyat: ₺550,00.₺454,00Şu andaki fiyat: ₺454,00.
5 adet stokta
Uslu Kız
İki kız silah zoruyla ormana götürülür. Biri kaçar. Biri geride kalır…
Yirmi sekiz yıl önce, Charlotte ve Samantha Quinn’in küçük bir kasabadaki mutlu hayatları, aile evlerine yapılan korkunç bir saldırıyla altüst olur. Anneleri ölmüş, babaları -Pikeville’in kötü şöhretli savunma avukatı- ise yaşanan olaylardan sonra yıkılmıştır. O dehşetli gecenin sırları, aileyi paramparça etmiştir.
Yirmi sekiz yıl sonra, Charlotte iyi bir evlat olarak babasının izinden gitmiş ve başarılı bir avukat olmuştur. Ancak vahşet yeniden Pikeville’e uğrayıp şoke edici bir trajedi tüm kasabayı sarstığında, Charlotte yeni bir kâbusa sürüklenir. Hem olayın en yakın tanığıdır hem de bu vaka çok uzun zamandır bastırmaya çalıştığı korkunç anıları açığa çıkarır. Neredeyse otuz yıl önce ailesini yok eden cinayetlerle ilgili tüyler ürpertici gerçekler artık gizli kalmayacaktır…
“Uslu Kız Karin Slaughter’ın en tutkulu,
en duygusal, en iyi romanı. En azından
şimdiye kadar yazdıkları arasında.”
– James Patterson
İlgili ürünler
Bodrum Katı – Tünelden Önceki Beyaz Ev
İstanbul Boğazı’nın kıyısında, boynunda altın bir kolye ile çarmıha gerilmiş şekilde duran bir kadın cesedi bulunur. Kısa sürede tüm ülke bu gizemli cinayeti konuşmaya başlar. Aradan geçen günlerde ise farklı yerlerde benzer cesetler bulunmaya devam eder.
Kadının boynundaki kolye ise Atlas’ın ikiz kardeşi Talya’nın kolyesinin birebir aynısıdır. Atlas, kardeşi ile cinayetler arasındaki ilişkiyi bulmaya çalışırken, hayatları babaları Enzel’in çeşitli sanrılar görmeye başlaması ve tuhaf davranışları nedeniyle altüst olur.
Atlas ve arkadaşları araştırmalarına devam ederken yolları tarihi gizemli Beyaz Ev ve evin yeni sahibi ile kesişir. Cinayetler, Beyaz Ev ve Enzel arasındaki bağlantıları çözmek ve olayların perde arkasını deşifre etmek ise hiç kolay olmayacaktır!
Paranormal Hikayeler ve Tünelden Önceki Beyaz Ev kitaplarının başarılı yazarı Işıl Işık’tan, aksiyon dolu ve her bölümü merak uyandırıcı bir polisiye gerilim romanı…
Ürpertici gizemlerle dolu Tünelden Önceki Beyaz Ev’e başka bir gözle bakmaya hazır mısınız?
Buz Gibi Soğuk
Temposu son sayfaya kadar düşmeyen, bitirmeden elinizden bırakamayacağınız, gerilim yüklü bir roman. Tess Gerritsen yine kaleminin ve kurgusunun gücünü kanıtlıyor. Bir tıp konferansı için Wyoming’e giden adli tabip Maura Isles, hafta sonunu arkadaşlarıyla birlikte bir kayak merkezinde geçirmeye karar verir. Ancak korkunç kar yağışı altında araçları devrilir ve ıssız dağ yolunda mahsur kalırlar. Yürüyerek ulaştıkları on hanelik köy ilk bakışta tamamen terk edilmiş gibi görünse de, sofralarda dokunulmadan bırakılmış yemekler, garajlardaki arabalar, ölüme terk edilmiş evcil hayvanlar burada bambaşka, esrarengiz olayların yaşandığını düşündürmektedir.
Maura’dan haber alamayan ve onun peşinden bu köye gelen dedektif Jane Rizzoli, arkadaşının izine rastlayamasa da karların altında tüyler ürpertici bir başka gerçeği keşfeder. Buz Gibi Soğuk temposu son sayfaya kadar düşmeyen, bitirmeden elinizden bırakamayacağınız, gerilim yüklü bir roman. Tess Gerritsen yine kaleminin ve kurgusunun gücünü kanıtlıyor.
Çatı Katı – Tünelden Önceki Beyaz Ev
Tüm ülkenin gündemine oturan ve büyük sırlarla dolu Beyaz Ev soruşturmasını yürüten Başkomiser Emris, kendisine ulaşan yeni delillerin ardından araştırmayı derinleştirmeye başlar ve İnterpol’ün desteğiyle yurt dışına taşır. Beyaz Ev’in yeni sahibi Eren ve daha önce Beyaz Ev ile bağlantılı cinayetleri çözen Atlas, Demir, Ala üçlüsünün de dâhil olduğu özel bir ekip kurar.
Daha önce ortadan kaybolan Arden’i bulmak, soruşturmanın devamı ve uluslararası suç örgütünün deşifre edilmesi için kilit rol oynamaktadır. Ancak Arden’den hiçbir iz yoktur. Başkomiser Emris, Arden’i bulmak için uğraşırken; Eren için ise eski sevgilisi Arden’e yaklaşmak kendi içinde büyük iç çatışmalara neden olacaktır.
Tünelden Önceki Beyaz Ev serisinin başarılı yazarı Işıl Işık’tan her bölümünde ayrı bir heyecan ve merak duyacağınız bir polisiye roman… Beyaz Ev üçlemesinin final kitabı Çatı Katı isimli romanla, hikâye sona yaklaşırken kendinizi bir yandan soluk soluğa bir uluslararası soruşturmanın içinde bulacak, öte yandan Beyaz Ev’deki yeni gizemli olaylarla korku ve gerilimi iliklerinize kadar hissetmeye devam edeceksiniz
Gece Kuşları
Ondokuzuncu Yüzyılın sonları ile Yirminci Yüzyılın başlarında Amerikalı ve Avrupalı polisiye kahramanları İstanbul okuyucularının da ilgisini çekmekte Sherlock Holmes, Mösyö Lecoq, Fantoma, Nick Carter, Nat Pinkerton gibi kahramanların çeviri öyküleri merakla takip edilmekteydi. Belki bu eserlerin ilgi görmesi nedeniyle yerli polisiyeler de ortaya çıkmaya başladı. Sherlock Holmes’den esinlenen Amanvermez Avni, Amanvermez Kadri, Kara Hüseyin gibi esas kahramanın polis olduğu eserlerin yanında Arsen Lupin, Fantoma gibi karakterlerden esinlenen Fakabasmaz Zihni, Cingöz Recai, Nahit Sami gibi esas kahramanın suçlu olduğu eserler de okuyucularla buluştu. “Gece Kuşları” O dönemde kaleme alınmış Arsen Lupin tarzı ilk yerli eser olup, İstanbul’u hayretler içinde bırakan, polis memurlarına uykusuz geceler geçirten Türk Arsen Lupin’i Nahit Sami’nin olağanüstü maceralarını akıcı ve sade bir dille anlatan milli romandır. Kibar Hırsız Nahit Sami, en yakın yardımcıları Nihat ve Refikle birlikte kılıktan kılığa girerek işlediği akıl almaz suçlarla İstanbul’un ünlü polis müfettişi Rasim ve muavini Rami’yi peşinden koşturmaktadır.
Lontano
Jean-Christophe Grange’den Kongo-Fransa-Belçika üçgeninde tüyler ürpertici, soluk soluğa bir kovalamaca.
Onlar ölümsüzlüğün sırrına vakıf olanlardı.
İntikam hissiyle yanıp tutuşan, kötülüğün öncüleriydi.
Zamanın ve mekanın ötesine geçebilenlerdi. Afrika’nın derinliklerinden getirdikleri
Kara büyüleriyle aklın sınırlarını aşanlardı.
Sherlock Lüpen Ve Ben Gizemli Tilki Avı
Yırtıcı Kuşlar Zamanı
… alıştığımız ülke, alıştığımız İstanbul, alıştığımız hayat kayıp gidiyordu avuçlarımızın arasından…
Sokaklarda cirit atan uluslararası suç şebekeleri, onlarla fotoğraf çektirmekten utanmayan siyasiler, faili meçhulden faili meşhura evrimleşen cinayetler, ekonomik bozulmanın ve kolay para kazanma arzusunun hızlandırdığı ahlaki çürüme, liyakatsizliğin getirdiği kamusal ve kurumsal çöküş…
Yüzünde kan var Nevzat!
Başkomser Nevzat bu kez geçmişin hayaletleriyle mücadele ediyor. Ailesini katledenlerin peşinde maceradan maceraya koşarken, Nevzat ve ekibinin yaşadıkları olaylar bir 21. yüzyıl Türkiyesi portresi çiziyor.
Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nda Ahmet Ümit Türkiye’nin yıllardır mustarip olduğu toplumsal hastalıkların röntgenini çekiyor.
Olan bitenin farkındaydım, arkadaşlarım etrafımdaydı, insanlar bana yardım etmek için çırpınıyorlardı. Ama umurumda bile değildi. Yemek yiyemiyordum, iğne ipliğe dönmüştüm. Vazgeçmiştim, her şeyden, herkesten, hepsinden… Kılımı kıpırdatamıyordum. Kıpırdatmak istemiyorum diye değil, kıpırdatamıyordum, çünkü artık içimde yaşama isteği yoktu.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.