Mars’ın Dahisi
₺200,00 Orijinal fiyat: ₺200,00.₺165,00Şu andaki fiyat: ₺165,00.
3 adet stokta
Mars’ın Dahisi
Mars’ın Dahisi, Edgar Rice Burrough’un Barsoom serisinin altıncı romanıdır. Burroughs’un ilk olarak 1927’de yayımlanan bu romanında Dünyalı Ulysses Paxton’un, Marslı Vad Varo olarak öğretmeninin canlı bedenler üzerindeki korkunç ticareti kendisini isyana sürükleyene kadar Barsoom’un en büyük bilim adamına hizmet etmesi, sonra da sevdiği kadının bedenini kurtarmak için kudretli Phundahl’a ve onun kötücül, güzel hükümdarına saldırmak zorunda kalması anlatılmaktadır.
İlgili ürünler
Bir Gün Mutlaka
Yılmaz Güney, Bir Gün Mutlaka ’da devrimci mücadelenin önemini ve toplumu içten içe çürüten yozlaşmanın önüne geçebilmek için neler yapılabileceğini gösteriyor. Filmin gösterime girdiği dönemde yaşanan baskılarsa Bir Gün Mutlaka ’nın amacına ulaştığını ve başka bir yolun her zaman mümkün olduğunu kanıtlıyor.
Döneminin en radikal sanat atılımlarından biri olan Bir Gün Mutlaka herkesin okuması ve üzerinedüşünmesi gereken bir eser.
Dan Ve Ölüler
Dan sıradan bir çocuk değil. Hayaletleri görebiliyor, onlarla konuşabiliyor hatta onların sorunlarını çözmeye çalışıyor. Ama bu yeteneği ona sadece hayaletlerle dolu, gizemli ve tehlikeli bir dünya sunmakla kalmaz; aynı zamanda sırlarla dolu bir maceranın da kapılarını açar.
Dan bir gün sessiz kasabasından çıkıp, hayaletlerin fısıldadığı karanlık sırları ortaya çıkarmaya karar verir. Ancak bu yolculukta yalnız değil! Ona, gizemli bir geçmiş olan hayalet Simon eşlik eder. Dan ve Simon, unutulmuş hazinelerin peşine düşerken, ölülerin dünyası ile yaşayanların dünyası arasındaki sınırlar gittikçe bulanıklaşır.
Dikkatli Olun!
Lanetli illüzyonları olan ölü bir sihirbaz ve karanlık planları olan bir hırsız, her adımda Dan`in peşinde! Dan, bu zorlu görevde sadece hayaletlerin yardımına değil, kendi cesaretine ve zekasına da güvenmek zorunda.
Dune Sapkınları – Bilimkurgu Klasikleri
II. Letonun ... bilinen evrenin her yanına korku salan Tiranın ... üç bin yıldan uzun bir süre boyunca tahtında hüküm sürmüş Tanrı imparatorun ... Arrakisin en ünlü solucanının ölümünün ardından da artık binlerce yıl geçti. Ama yine de hiç kimse emin değil Tiran gerçekten öldü mü ... yoksa ta en başından beri hazırlayıp yürüt tüğü Altın Yol denen o korkunç sistem hala güçlü bir şekilde işliyor mu İnançlı olan kim sapkın olan kim?
Geri Giden Saat
“Edward Page Mitchell, Amerika’dan çıkan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri.” –Sam Moskowitz
“Bu öykülerin her biri ziyadesiyle ilgi çekici.” –Lester Del Rey
“Amerikan bilimkurgusunun kayıp devi” olarak tanımlanan, yazdıklarının çoğunu New York’taki The Sun gazetesinde imzasız olarak yayımlayan Edward Page Mitchell, birçok konuda ilklerin yazarı. Geri Giden Saat ise yazarın en seçkin bilimkurgu öykülerinin bir araya getirildiği, özgün bir öykü derlemesi.
Bilimkurgunun en büyük yazarlarından biri olan H.G. Wells’e de ilham olduğu düşünülen Edward Page Mitchell aynı zamanda döneminin en başarılı gazetecilerinden biridir. Öyküleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da 1973’te bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz’in titiz çalışması ve yayımladığı detaylı bir derlemeyle hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır.
Sevdiği kadınla evlenebilmek için matematiğin sınırlarında gezinmek zorunda kalan bir genci anlatan “Takipomp”, bilimsel bir süreç sonucu görünmez kalan bir adamın trajedisini gözler önüne seren “Kristal Adam”, bir zaman makinesini konu alan ilk öykü olan “Geri Giden Saat”, bu derlemedeki öykülerden sadece birkaçı.
Zaman yolculuğu, androidler, zihin transferi, bilgisayarlar… Geri Giden Saat’in sayfalarında bilimkurgu tarihinin derinliklerinden gelen ilklere şahit olacaksınız.
Geri Giden Saat, bilimkurgunun ilk kıvılcımları.
Küllerin Kehaneti-Yıldızların Laneti 3. Kitap Ciltli
Vakıf Ve İmparatorluk
Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü
1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.
Vakıf, çökmekte olan İmparatorluk’a rakip olacak kadar gelişmişti. Üstün teknolojisi ve diğer gezegenlerin sahip olmadığı enerji kaynaklarına ulaşabilmesi sayesinde Galaksi’nin dört bir yanından destek görüyordu, kısacası her şey Seldon’ın Planı’na göre ilerliyordu. Ancak öngörüsünü geniş kitleler üzerinden yapan bu plan, giderek daha da güçlenen bir kişiyi hesaba katmamıştı: duyguları ve düşünceleri kontrol etme gücü olan Katır’ı. Katır’ın, Galaksi’yi ele geçirmesini engelleyen tek şey ise yeri gizli tutulan ve insanların bu sırrı korumak adına ölmeyi göze aldığı, gizemli İkinci Vakıf’tı.
Yeryüzü’ne Düşen Kız
İNSANLIĞI KURTARMAK İÇİN NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN?
Aria, hastalıkların ve hatta ölümün olmadığı, çok düzenli bir gezegende yaşar. Artık Dünya, insanların üzerinde çalışabilmek ve deneyimlerinden bir şeyler öğrenebilmek için yüzyıllar önce deneklerle doldurdukları 'Gölge Gezegenleri'dir. Şimdiyse deney sona ermek üzeredir ve Aria, bilim insanı babasıyla birlikte Dünya'ya giderek insanları yok edecek bir olaylar zincirini başlatmak zorundadır. İnsanların değersiz olduğuna inandırılarak yetiştirilen Aria, kendisinin de yarı insan olduğunu keşfedince şok olur. Dünya sakinlerinin ölümlü olmalarına rağmen hayattan keyif aldıklarını ve sevgi dolu olduklarını görünce hayrete düşer. Ancak bunu anladıktan sonra, onları ve kendisini bu felaketten nasıl kurtarabilir?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.