Yadacı – İlk Karşılaşma
₺200,00 Orijinal fiyat: ₺200,00.₺160,00Şu andaki fiyat: ₺160,00.
5 adet stokta
Yadacı – İlk Karşılaşma
Binlerce yıllık tarihe dayanan köklerimiz, geleceğe umut ve ışıkla bakmamız için en büyük güvencemiz. Tarihten bu yana dünyaya yayılmış; egemenliklerin, ihtilallerin, hezeyanların, çığlığın, ateşin, kanın, umudun ve yarınların sembolü olabilmiş Türkler, bir anlamda bütün dünyanın hafızasıdır. Bu hafıza ve derinlik, insanlığın yegâne kurtuluşuna kadar süren bir kavganın andıdır aynı zamanda.
Müthiş bir karşılaşma başlayan hikayemiz, bir üniversite kampüsünün dersliklerinden, binlerce yıllık maziye uzanan bir tarihe ışık tutarken Türk mitolojisiyle kurtuluşun öyküsünü anlatıyor.
Seçilmiş kişi olduğunun farkında olmayan akademisyen Berk, masal ve destanlarda adı geçen karakterlerle karşılaşarak, heyecan ve tehlike dolu bir maceraya yelken açıyor.
Senaryosunu Niyazi Güneş Atay’ın yazdığı, çizimlerini Mustafa Uslu’nun yaptığı Yadacı, kaynağını Türk mitolojisi ve tarihinden alarak kurgulanmış ve günümüze ışık tutan bir çizgi roman. Türk çizgi romanına yeni bir soluk getireceğine inandığımız bu etkileyici eseri, bir sonraki sayıyı sabırsızlıkla bekleyen takipçilerinden olmanız dileğiyle, siz değerli okurlarımızın ilgisine sunuyoruz.
İlgili ürünler
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 5 Manga
İnsanlığımı Yitirirken – Japon Klasikleri Dizisi 1
"Benim için ‘toplum’ dibini bilinmezliklerin kapladığı korkunç bir şeydi; asla tek bir mücadeleyle neyin ne olduğuna karar verilebilecek kadar basit bir şey değildi.”
Toplum gerçekleri tarafından işgal edilmiş bir yaşamın hazin veda mektubu… Yozo, ailesinin geleneksel tutumu ile iç dünyasındaki dalgalanmalar arasında sıkışıp kalır. İçine düştüğü bu dehliz, günden güne sonu görünmeyen bir yalnızlığa yelken açar. Bu boğucu atmosferde tutunacak bir dal bulamayan ve aidiyet duygusunu yitiren Yozo için tek seçenek toplumun dışına itilmesi olur. İnsanlığımı Yitirirken, toplumsal kuralların ve belirlenmiş keskin sınırların çerçevesinde varoluşçuluğun adımlarını atmaya çalışan bir yabancılaşma hikâyesidir.
Yazdıkları kadar yaşamıyla da dikkat çeken, Japon edebiyatının öncü kalemlerinden Osamu Dazai, bu eserinde sadece dayatılan yaşam tarzının kıskacında kalmış bir insanın iç dünyasını değil, bir ülkenin sıkışıp kaldığı buhranı da gözler önüne seriyor. Kendi hayatındaki olaylarla paralel kurguladığı itiraf niteliğindeki İnsanlığımı Yitirirken, toplum baskısını, yozlaşmış değerleri ve dışlanmışlığı insanı derinden sarsan yıkıcı bir güçle aktarıyor.
Kappa – Japon Klasikleri Dizisi 9
“Hayatımız için gerekli olan düşünceler, bundan üç bin yıl evvel tükenmiş olabilir. Bizler, yalnızca eski odunları yeniden tutuşturuyoruz.”
Kendi düzenleri içinde, olması gerektiği gibi yaşam süren kappaların evrenine ansızın sızan meraklı bir çift gözün deliliğe varan trajikomik hikâyesi… Meraklı kahramanımız, günün birinde bir kappayı takip ederken yaşadığı dünyadan oldukça farklı bir düzende yürütülen Kappalar Diyarı’nda bulur kendini. İçine düştüğü bu yeni topluma ve getirdiği kurallara uyum sağlamaya çalışır. Fakat her ne kadar dilini, kültürünü, örf ve âdetlerini öğrenmeye çalışsa da bir süre sonra bulunduğu toplumun ve bağladığı kuralların gerçeklik algısına ters olduğunu anlar. Kendi dünyasına gitmek için girdiği kurtuluş yolu ise onu sonsuz bir zihin çılgınlığına sürükler.
Hayatı boyunca genlerinde gizlenen delilikten korkan Japon kısa hikâyelerinin babası olarak nam salmış Akutagawa, otuz beş yaşında intihar etmeden kısa bir süre önce kaleme aldığı bu eserinde, mevcut dönemdeki insanların hayata bakış açılarını, eğlence anlayışlarını, ölüme duydukları korkuyu, aile yapısını, politikalarını, kapitalizmi ve daha nicesini hiciv eşliğinde bir dille eleştirerek aktarıyor.
Küçük Bey – Japon Klasikleri Dizisi 5
"Ne bir rütbem ne de bir ünvanım var ama kendi ayakları üzerinde duran bir insanım.”
Küçük Bey, kırsaldan şehre uzanan saf bir bakış açısının hayatın gerçekleri ile yüzleşmesinin hikâyesi...
Ailesi tarafından "umutsuz” görülen Küçük Bey, çocukluk döneminde pek çok kez yok sayılmış olsa da evin hizmetlisi Kiyo herkesin aksine bütün hassasiyetini bu saf yüreğe sunmaktan kaçınmaz. Küçük Bey’in yolu hiç tanımadığı insanlarla dolu bir şehre düştüğünde bile karşılaştığı şaka yollu aşağılanmalara karşı tek sığınağı Kiyo’yla kopmayan bağı olur. Kendine has mizahi üslubuyla gerçeklik algısının sertliğini aktaran bu eserde, toplumsal statüler duyguların gücüyle yıkılırken eğitimden sosyal yaşama kadar döneminin birçok alanına farklı bir pencere açar.
Sıra dışı tarzıyla Japon edebiyatının öncülerinden olan ve modern dönem edebiyatını derinden etkileyen Natsume Sōseki, bu eseriyle okuru dünyanın bir başka ucundaki olayın merkezine ustalıkla yerleştiriyor. Etkileyici cümle tasarımları ve duygu aktarımıyla oluşturduğu perspektifte, Japon kültürü ve modernleşmenin Japonya’ya etkisi derin izlerle gözler önüne seriliyor.
Öğrenci Kız – Japon Klasikleri Dizisi 4
"Tokyo’nun neresinde yaşadığımı biliyor musunuz?
Bir daha benimle hiç karşılaşmayacaksınız.”
Öğrenci Kız, adını hiç öğrenemediğimiz genç bir kadının berrak zihnine ve tecrübesiz hayatına sızdığımız kısa ama derin bir yolculuk…
Döneminin Japonya’sında belki de yaşından büyük acılarla baş etmeye ve mutlu rolünü diğer insanlar gibi sürdürmeye çalışan karakterimiz hiçbir sıfatın arkasına saklanmadan, tüm çıplaklığıyla düşüncelerini ortaya koyar. Alışageldiğimiz gibi bir karakterle tanışamıyor olsak da en mahrem, en gizli düşünceler bir lütuf gibi bizlere sunulurken dönemin toplumsal gerçekleri satır aralarında karşımıza çıkar.
Romanlarında toplum yapısına geniş bir perspektiften bakan ve karakterin derinliğini tüm gerçekliğiyle okura hissettiren Osamu Dazai, bu eserinde bizleri, genç bir kadının saf ve gerçek yaşamının penceresinden hayata farklı bir bakış açısıyla bakmaya davet ediyor.
On Gece Rüyası – Japon Klasikleri Dizisi 6
"Gittikçe daha da sıkılıyordum. Nihayetinde canımı almaya karar verdim. Bir akşam, etrafta kimsenin olmadığı bir vakit, kararlılıkla denize daldım. Ancak ayağımın güverteden ayrıldığı ve gemiyle bağlantım koptuğu an, hemen canımın kıymetini fark ettim. Kalbimin derinliklerinden keşke vazgeçseydim, diye düşündüm. Lakin çok geçti.”
Rüyalar âleminin derin karanlığına doğru yapılan fantastik bir yolculuk… On Gece Rüyası’ndaki her bir öykü kısa ama öz bir şekilde kendi bağımsızlığını ilan eder. Sayfaları çevirdikçe bir samurayın kılıcının parıltısından bir babanın günahının altında ezilişine, bir kadının ölüme yakın yakarışlarından bir annenin çaresizce yaşama ve umuda tutunma çabasına kadar insanı derinden etkileyen, efsunlu bir dünyaya adım atıyoruz.
Çağdaş Japon edebiyatına yön veren ve pek çok yazarı etkileyen Natsume Sōseki, bu eserinde kaleme aldığı on farklı öyküyü, büyülü atmosfer kurgusuyla birbirine sımsıkı bağlayarak okuruna sunuyor. Yazarın bir sihirbaz gibi parmaklarında oynattığı bu düşsel evren, gerçeklik algısını altüst ederken rüyanın ağırlığı, anlatımın sadeliğiyle âdeta uçucu bir hâl alıyor.
Otogizoshi – Japon Klasikleri Dizisi 3
"Âşık oldum diye suç mu işledim?
Antik çağlardan bu yana, dünya üzerinde yazılmış bütün trajedilerin bu soruyu konu edindiğini söylemek abartı olmaz. Her kadının içinde biraz bu acımasız tavşandan bulunduğu gibi, her erkeğin içinde boğulmamak için mücadele eden bir Japon rakunu mevcuttur. Otuz küsur yıllık başarısız bir kariyere sahip olan bir yazar olarak bunun doğruluğunu teyit edebilirim. Belki siz de aynı düşüncedesinizdir.”
Osamu Dazai’nin kaleminden, savaşın gölgesinde bir babanın diline yansıyan masallar… Karanlık bir sığınağa hapsolmuş bir kız çocuğunun dünyası babasının sesiyle bu eserde aydınlanırken aynı zamanda Japon mitolojisine ve masal kültürüne de ışık tutar. Tümör Bahtsızlığı, Bay Urashima ve Ejderha Sarayı, Tiktak Dağı ve Dilsiz Serçe masallarının her biri orijinal anlatımları eleştirilerek mercek altına alınır ve okura "Daha farklı nasıl yazılabilirdi?” sorusu sorulur.
Japon edebiyatının usta kalemi Osamu Dazai, savaş mağduru bir babanın diliyle kendi süzgecinden geçirdiği masalları okurlarına aktarırken kurgulanan masallar ve öğretileri karşısında eleştirilerini belirtmeyi de ihmal etmiyor.
Rosario Vampire Tılsımlı Kolye Ve Vampir 1 Manga
Başarısız bir öğrenci olan Tsukune Aono hiçbir liseye kabul edilmez ve şans eseri, insan görünümündeki öğrencilerin her birinin farklı türde birer canavar olduğu Yokai Akademisi'ne girer. Buradaki öğrencilerin tuhaf durumunu fark eden Tsukune tam oradan kaçmayı düşünürken okulun en güzel kızı olan Moka'yla karşılaşır, Moka daha ilk karşılaşmalarında bir anda kendini onun boynuna atıverir.
Tsukune halinden çok memnundur. Ama bir dakika… Tsukune’nin boynunda hissettikleri Moka’nın sivri dişleri mi yoksa? Evet, Moka'nın gerçek sureti bir vampirdir. Göğsündeki tılsımlı kolye çıkarılınca Moka bir vampire dönüşmektedir!
Merakla beklenen yeni manga serisi Rosario+Vampire – Tılsımlı Kolye ve Vampir artık Türkçe! Heyecan dolu 10 ciltlik serinin ilk cildi raflarda!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.