Öpücük Yalanı
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺255,00Şu andaki fiyat: ₺255,00.
18 adet stokta
Öpücük Yalanı
Meiko bir gün kütüphanede uyuyakalıyor ve o sırada orada olan bir kişi, Meikoʼyu öpüyor! Şaşkınlıkla uyanan Meikoʼnun etrafında yakışıklı ve kızlar arasında popüler olan Shinoda Senpai, gözlüklü ve karizmatik Mikoshiba Senpai, koşu takımındaki sınıf arkadadaşı Mogami ve alt sınıfındaki şirin gözlü Hachiya-Kun var. Acaba onu kim öptü? Ona aşık olan hangisi?
İlgili ürünler
Bu Bizim Anlaşmamız
Her yıl, Sonbahar Ekinoksu Festivali gecesinde kasaba halkı kâğıt fenerleri nehirden aşağı yüzdürmek için toplanır. Efsaneye göre, fenerler gözden kaybolduktan sonra Samanyolu Galaksisi’ne uçar ve gökteki parlak yıldızlara dönüşür. Peki bu efsane gerçekten doğru olabilir mi? Bu yıl, Ben ve sınıf arkadaşları fenerlerin gerçekte nereye gittiğini bulmakta kararlılar ve bu görevde başarıyı garantilemek için iki basit kural üzerine bir anlaşma yaptılar: Kimse eve dönmeyecek. Kimse arkasına bakmayacak.
Plan, gerçeği öğrenmek için ne kadar uzun sürerse sürsün nehir boyunca bisikletleriyle fenerleri takip etmek. Ancak anlaşmaya Ben ve sınıftan dışlanan arkadaşı Nathaniel dışında kimse uymaz.
Nathaniel ve Ben birlikte sihir, merak ve beklenmedik dostluklarla dolu bir yolda hiç kimsenin gidemediği kadar uzağa gitmekte kararlı. Ta ki konuşan bir ayı ile tanışana dek.
Daeth Note – Bir Başka Defter : Los Angel Manga
Los Angeles bir dizi seri cinayete sahne oluyor. Ünlü dedektif L, BB Cinayetleri olarak anılan ve belli bir düzen doğrultusunda işlenen bu karmaşık cinayet vakalarını çözmek için iş başında ve Naomi isminde bir eski FBI ajanı da bu tüyler ürpertici cinayetlerin çözülmesi için L’ye yardım ediyor.
Ve Death Note’dan alışkın olduğunuz üzere, ne hiçbir şey göründüğü gibi ne de işler giderek kolaylaşıyor.
Death Note Bir Başka Defter, heyecan dolu bir polisiye.
İnsanlığımı Yitirirken – Japon Klasikleri Dizisi 1
"Benim için ‘toplum’ dibini bilinmezliklerin kapladığı korkunç bir şeydi; asla tek bir mücadeleyle neyin ne olduğuna karar verilebilecek kadar basit bir şey değildi.”
Toplum gerçekleri tarafından işgal edilmiş bir yaşamın hazin veda mektubu… Yozo, ailesinin geleneksel tutumu ile iç dünyasındaki dalgalanmalar arasında sıkışıp kalır. İçine düştüğü bu dehliz, günden güne sonu görünmeyen bir yalnızlığa yelken açar. Bu boğucu atmosferde tutunacak bir dal bulamayan ve aidiyet duygusunu yitiren Yozo için tek seçenek toplumun dışına itilmesi olur. İnsanlığımı Yitirirken, toplumsal kuralların ve belirlenmiş keskin sınırların çerçevesinde varoluşçuluğun adımlarını atmaya çalışan bir yabancılaşma hikâyesidir.
Yazdıkları kadar yaşamıyla da dikkat çeken, Japon edebiyatının öncü kalemlerinden Osamu Dazai, bu eserinde sadece dayatılan yaşam tarzının kıskacında kalmış bir insanın iç dünyasını değil, bir ülkenin sıkışıp kaldığı buhranı da gözler önüne seriyor. Kendi hayatındaki olaylarla paralel kurguladığı itiraf niteliğindeki İnsanlığımı Yitirirken, toplum baskısını, yozlaşmış değerleri ve dışlanmışlığı insanı derinden sarsan yıkıcı bir güçle aktarıyor.
Kappa – Japon Klasikleri Dizisi 9
“Hayatımız için gerekli olan düşünceler, bundan üç bin yıl evvel tükenmiş olabilir. Bizler, yalnızca eski odunları yeniden tutuşturuyoruz.”
Kendi düzenleri içinde, olması gerektiği gibi yaşam süren kappaların evrenine ansızın sızan meraklı bir çift gözün deliliğe varan trajikomik hikâyesi… Meraklı kahramanımız, günün birinde bir kappayı takip ederken yaşadığı dünyadan oldukça farklı bir düzende yürütülen Kappalar Diyarı’nda bulur kendini. İçine düştüğü bu yeni topluma ve getirdiği kurallara uyum sağlamaya çalışır. Fakat her ne kadar dilini, kültürünü, örf ve âdetlerini öğrenmeye çalışsa da bir süre sonra bulunduğu toplumun ve bağladığı kuralların gerçeklik algısına ters olduğunu anlar. Kendi dünyasına gitmek için girdiği kurtuluş yolu ise onu sonsuz bir zihin çılgınlığına sürükler.
Hayatı boyunca genlerinde gizlenen delilikten korkan Japon kısa hikâyelerinin babası olarak nam salmış Akutagawa, otuz beş yaşında intihar etmeden kısa bir süre önce kaleme aldığı bu eserinde, mevcut dönemdeki insanların hayata bakış açılarını, eğlence anlayışlarını, ölüme duydukları korkuyu, aile yapısını, politikalarını, kapitalizmi ve daha nicesini hiciv eşliğinde bir dille eleştirerek aktarıyor.
Koya Dağı Keşişi – Japon Klasikleri Dizisi 14
"Enfes bir koku yayılıyordu havaya; kadının teninden gelen bir koku muydu yoksa dağ havası mı, emin olamıyorum. Belki de sırtıma vermemek için uğraştığı nefesiydi.”
Yollara düşen gezgin bir keşişin heybesine topladığı efsanevi anlatım… Zorlu dağ yollarını aşarak ilerleyen keşiş, hiç hesapta yokken bir yol ayrımına gelir. Yaşadığı ikilem sonucu içindeki sesi dinleyerek adım attığı yol ise gerçeküstü bir dünyanın kapılarını aralar. Üstelik bu zorlu orman yolu, ıssız dağların gölgesi ve karşılaştığı sürprizler keşişin kendi iç dünyasını, duygularını ve inancını da farklı bir yönle keşfetmesine yol açar.
Romantik duygular ve doğaüstü güçleri harmanlayarak okuyucunun ilgisini henüz ilk sayfalarda yakalamakta ustalık kazanmış Kyōka İzumi, kelimeleriyle bizleri uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın ince ince ördüğü bu hikâyeyle zihinlerimize yansıttığı dünya, bizleri de keşişle aynı duygulara sürüklüyor, içsel evrenimize sorgulayıcı bir bakış açısıyla bakmamıza yol açıyor.
Öğrenci Kız – Japon Klasikleri Dizisi 4
"Tokyo’nun neresinde yaşadığımı biliyor musunuz?
Bir daha benimle hiç karşılaşmayacaksınız.”
Öğrenci Kız, adını hiç öğrenemediğimiz genç bir kadının berrak zihnine ve tecrübesiz hayatına sızdığımız kısa ama derin bir yolculuk…
Döneminin Japonya’sında belki de yaşından büyük acılarla baş etmeye ve mutlu rolünü diğer insanlar gibi sürdürmeye çalışan karakterimiz hiçbir sıfatın arkasına saklanmadan, tüm çıplaklığıyla düşüncelerini ortaya koyar. Alışageldiğimiz gibi bir karakterle tanışamıyor olsak da en mahrem, en gizli düşünceler bir lütuf gibi bizlere sunulurken dönemin toplumsal gerçekleri satır aralarında karşımıza çıkar.
Romanlarında toplum yapısına geniş bir perspektiften bakan ve karakterin derinliğini tüm gerçekliğiyle okura hissettiren Osamu Dazai, bu eserinde bizleri, genç bir kadının saf ve gerçek yaşamının penceresinden hayata farklı bir bakış açısıyla bakmaya davet ediyor.
Yaban Kazı – Japon Klasikleri Dizisi 11
"Her gün nerede, kimin önünde olursa olsun secdeye kapanır gibi eğilir, bu şekilde yaşar giderdi. İnsanların, kendilerinden üstün gördüklerine saygı duyduklarına, aşağıda gördüklerine ise zorbalık yaptıklarına, içip içip karılarına ve çocuklarına vurduklarına şahit olmuştu.”
Birbirini vakitsiz tanıyan iki yüreğin hikâyesi… Girdiği ilk evlilik girişimi hayal kırıklığı ile sonuçlanan O-Tama, babasıyla birlikte bu buhranı atlatmaya çalışırken hayatına yeni bir kapı açılır. Çevreden gelen "tavsiye” niteliğindeki baskılar sonucu babasının iyiliği ve huzuru için zengin bir tüccar olan Suezō’nun metresi olmayı kabul eder. Fakat beklediği rahat hayat, günden güne babasıyla arasına mesafe koyan ve aslında bilmediği gerçeklerle yüzleştiği bir çıkmaza sürüklenir. Tam da bu çıkmazın içinde tanıştığı tıp fakültesi öğrencisi Okada ise O-Tama’nın zamanı geri alma isteğini tetikler.
Modern Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden Ōgai Mori’nin 20. yüzyılın başlarında kaleme aldığı Yaban Kazı, kadın-erkek ilişkileri ve toplum baskısı çerçevesinde dönemin Japonya’sına geniş bir perspektif çiziyor.
Yıldızlar Saçıldığında (Fleksi Kapak)
“Nasıl bakılacağını bilirseniz, yıldızların özüne işlenmiş hikâyeler vardır. Bir yıldız gibi olun, ışığınız parlasın. Hikâyeniz parlasın. Çünkü bizi eve hikâyeler götürecek.” Mülteci kampında günler birbirinin aynı geçer: sıkıcı, aç ve gergin. Kampta ne yeteri kadar yiyecek vardır ne oyalanacak bir şey ne de ihtiyaç duyulan ilaçlar. Hayatının büyük kısmı kampta geçen Omar, okula gitme fırsatı doğduğunda bunu hem kendi hem kardeşi Hasan için bir umut ışığı olarak görür. Fakat bu aynı zamanda konuşamayan kardeşini, ailesine dair tek hatırasını yalnız bırakacağı anlamına gelir. Omar ve kardeşinin hayalini kurdukları yeni hayata başlamaları içinse beklemeleri, beklemeleri ve daha çok beklemeleri gerekir. Ömrünü karşılaştığı zorluklarla mücadele ederek ve değer verdiği şeyleri var gücüyle koruyarak geçiren Omar, nereye giderse gitsin ve yanında kim olursa olsun ailesini ve evini yüreğinde taşır. Yıldızlar Saçıldığında, Omar Mohammed’in kendi hikâyesini tüm içtenliğiyle anlattığı, ödüllü çizgi roman yazarı Victoria Jameson’un kaleminde hayat bulan, bekleyişin ve umudun buluştuğu etkileyici bir çizgi roman.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.