Boş Gardıroplar
₺166,00 Orijinal fiyat: ₺166,00.₺135,00Şu andaki fiyat: ₺135,00.
3 adet stokta
Boş Gardıroplar
20. yüzyıl Portekiz edebiyatının en önemli yazarlarından Maria Judite de Carvalho, “suskunluğun ve yalnızlığın yazarı” olarak nitelenir. Büyük şehirde yaşayan kadınların umutsuzluğunun ve yalnızlığının mahir gözlemcisidir. Carvalho’nun yapıtlarında “suskunluk” bazen karakterler arasındaki diyalog eksikliğinden, bazen de diyalogdaki tutarsızlıktan kaynaklanan olmazsa olmaz bir unsurdur. Yalnızlığın adeta haritasını çıkaran Carvalho, sessizliğe gömülmüş, hayal kırıklığı içindeki kadınları anlatır bize. Boş Gardıroplar, muhafazakâr Salazar diktatörlüğü sırasında ataerkil toplumun baskısı altında sıkışıp kalmış; teslimiyet ile umut, hayal ile hayal kırıklığı arasında gidip gelen kadınların hikâyesidir. Ana olay örgüsü, on yıllık bir dönem içinde itaatkâr ev kadınından teselli bulamayan dula ve derken ihanete uğrayıp aşağılanan “yaşlı” kadına dönüşen Dora Rosario’ya odaklanır. Minimalist üslubuyla gündelik hayatın trajedisini ve varoluşun absürdlüğünü eşine az rastlanan bir beceriyle sözcüklere döken yazar, karakterlerinin iç dünyasında olup bitenlerle dış dünya arasında nüanslı bir etkileşim yaratmaktaki ustalığıyla dikkat çeker.
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Öteki
“Yaşamıma başka türlü devam etmem mümkün değildi belki de. Unuttum, suçluluk duygusundan kurtulmak istedim ve eski beni sildim, peki yerine koyduğum ne? Bir kukla, öyle mi? Algılarım zaman ve mekândan kopuyor, aklımda apansız bir tilki fikriyle ekranıma görmeden bakıyorum. “Av yoksa avcı da yok,” diye mırıldanıyorum kendi kendime, bu boşluktan çıkmak için düşünce akışıma tutunmalıyım.”
‘Öteki’ romanı; örneğine pek rastlanmayacak biçimde geleceğin tasarımını günümüz teknolojik gelişmeleriyle ilişkilendirerek okura hem sürprizlerle dolu hem de bir o kadar tanıdık bir dünya gösterirken yazar Barış Toprak, Türkiye’de ‘Bilim Kurgu’ ve 'Polisiye' edebiyatına yeni bir bakış açısı getiriyor…
Sevdim Gitti
Çırpınıyorum, boğuluyorum.
Olmadığın her an biraz daha
ölüyorum, biraz daha seviyorum.
Bir yerden eksiliyor, bir
yerden büyüyorum. Yokluğunda
eksiğim, tamamlanamıyorum.
Beni sevmediğin her an yok
oluyorum, parçalanıyorum.
Oysa ne güzel severdik birbirimizi,
hep en acıyan yerlerimizden
öpmez miydik? Hep sarmaz mıydık
yaralarımızı?
Gel artık, ben hep buradayım.
Sensiz eksiğim, yalnızım.
Gel artık.
Bıraktığın yerdeyim.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.