Bir Tahribat Müessesesi
₺169,00 Orijinal fiyat: ₺169,00.₺135,00Şu andaki fiyat: ₺135,00.
18 adet stokta
Bir Tahribat Müessesesi
Zevat Tarumar, yıllarca hayata koleksiyonunun gözlerinden baktı ve hep onlarla yaşadı. Ama şimdi, lenfoma teşhisiyle yüzleşen bu sıra dışı adamı, hayat onu en büyük gerçeğiyle yüzleştiriyor: Zaman, asla biriktirilemeyen tek şeydir. Bu teşhis, onun için bir son değil, hayata ve kendine yeniden bakmanın, unutulan anlamları bulmanın bir fırsatı ve içsel bir hesaplaşmanın başlangıcıdır. Geçmişinin gölgelerine adım atarken hayata dair en büyük soruları sormaya cesaret ediyor.
Zevat’ın yaşamı, yalnızca bir koleksiyonun parçalarını değil, insan ruhunun kırılganlığını ve dayanıklılığını da bir araya getiriyor. Sevgi, kayıp ve anlam arayışının dokunaklı dokusuyla örülen bu roman, okuyucusunu derin bir yolculuğa davet ediyor.
Hayatın kaçınılmaz gerçekleriyle yüzleşmeye hazır mısın? Zevat Tarumar’ın dünyasına adım atın ve kendi ruhunuza uzanan yolu keşfedin.
İlgili ürünler
Asi Çakıltaşı 3.Perde
Sanki bir mezarım vardı, yerini ondan başka kimse bilmiyordu.
Karan, Asi’nin yaralarını yavaş yavaş iyileştirirken, Asi artık hayatını usulca yoluna koymaya başladığını hisseder. Kelebeğin parçalanan kanatları yavaşça birleşiyordur ve karşısındaki adama gitgide daha da bağlanarak kördüğüm olan Asi, hislerinin bu denli büyük bir şiddetle büyüyerek onu ele geçirmesinden korkmaya başlar. Durdurulamaz bir şekilde birbirlerine karışan kelebek ve sığınağı için aşağı sarkan idam ipi, ucunda yeni acıları taşımaktadır. Asi, ruhunun bel kemiğini kıran bir olayla karşılaşır ve artık her şey daha karanlıktır.
“Şimdi sana nasıl dokunsam zamanı delerim ben?” Durdu, anlayamamıştım, zaman da bizimle birlikte durdu. “Şimdi sana nasıl dokunsam,” dedi tekrardan, sesi artık daha kısıktı, sanki bana bir sırrını fısıldıyordu. “Zaman dokunmaz bize?”
Emanet Gelin
İstanbul'un arsız Erkut'u, Mardin'in Barzan Ağa'sı… Yaşadığı iki hayatı da parmağında çevirebilen Zalim Hezeroğlu. Yaşadığı bu iki hayat, nihayetinde başına bela olmuştu. Belası da emanet bir gelindi. Güzel, uysal, günahkâr; Berçem Dağdelen.
Kimsesiz Berçem, düğün günü kocasının ölümüyle kayınbiraderiyle evlendirilmiş ve böylece bir darbe daha almıştı. Nelerle karşılaşacağını bilmeyen Berçem Nasıl bir hayat yaşayacağından habersizce koparılmıştı doğduğu topraklardan. Hayat ona zehir olacaktı. Bir günah keçisiydi o. Emanet edildiği zalim adamın ellerinde, işkence altında bir ömür geçirecekti.
Kocasının sevdiği kadınla aynı evde nefes alabilecek miydi? Hayatı darmaduman olan Barzan, bir yanda sevdiği kadın, diğer yanda emanet karısıyla vereceği savaştan galip çıkabilecek miydi?
Oyunun Sonu
Bir işadamı, okuduğu romanın sonunda nasıl öldürüleceğinin anlatıldığını fark eder. Gittiği akvaryumda aksolotlları ziyaret eden bir adam, kendini bu hayvanlardan birine dönüşmüş bulur. Motosiklet kazası geçirmiş bir diğeriyse, bilincini yavaş yavaş yitirirken geçmiş bir uygarlık tarafından kurban edildiğini hayal eder. Hepsinin aklından geçen soru birbirine benzer gibidir: Gerçek olan nedir?
Cortázar, 20. yüzyıl sonu Latin Amerika edebiyatına damgasını vuran “patlama”nın fitilini ateşlemiş isimlerin başında gelir. Yazarlığı süresince benzer konulara dönmüş, benzer soruları farklı şekillerde soran yeni oyunlar ve bulmacalar hayal etmiş, her eserinde bu ipleri kopuk gerçekliğe yeni ayrıntılar eklemiştir. Cortázar’ın Bütün Öyküleri ’nde yer alan Oyunun Sonu , 1956’da yayımlandığı orijinal haliyle Türkçede ilk kez okurlarla buluşuyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.