Sonların Tanrısı
₺445,00 Orijinal fiyat: ₺445,00.₺368,00Şu andaki fiyat: ₺368,00.
3 adet stokta
Sonların Tanrısı
Anna, 1830’ların Amerika’sında ölümle tanıştı… Fakat ölmeyi başaramadı. Vampir büyükbabasının “armağanıyla” bitmek bilmeyen hayatın ve sonsuz bir lanetin içine geri döndü. Oysa kimse ona seçimini sormamıştı. Yüzyıllar boyunca şehirler, savaşlar, kıtalar arasında sürüklendi; sevdiği herkesi kaybetti, unutmak için kaçmasına rağmen her anı iliklerinde taşıdı. Ölümden güçlü sandığı bağlar, hep onun elinde parçalandı. Zamanın içinde savrulup giderken sadece sonsuzlukla lanetlenmiş bir ruhun açlığına ve kayıplarlayoğrulmuş bir kalbin sancısına sahip olabildi.
1984 yılında, New York’un kırsalında sessiz bir yaşam kurduğunda artık hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanıyordu. Ta ki Leo’yla tanışana dek. Zayıf, kırılgan ama büyüleyici bir yeteneğe sahip bu küçük çocuk, Anna’nın buz tutmuş kalbinde bir kıvılcım yaktı. Ancak Anna, içindeki karanlık günden güne büyürken ölümle yaşam arasında son bir seçim yapmak zorunda kalacaktı. Peki, bir ölümsüz için hâlâ yeni başlangıçlara adım atmanın imkânı var mıydı? Artık Anna için dünyanın karmaşası ve varoluşun zincirleri, her zamankinden daha ağır ve sarsıcıydı. Üstelik bu sefer yalnızca kendi kaderini değil, bir başkasınınkini de avuçlarının arasında taşımak zorundaydı.
“Zamanın ötesinde bir kurgu ve mükemmel karakter gelişimi. Anne Rice’ın Vampirle Görüşme ve V. E. Schwab’ın Addie LaRue’nün Görünmez Hayatı hayranları için harika bir seçim.”
—LIBRARY JOURNAL
İlgili ürünler
Bayan Peregrinein Tuhaf Çocukları 4 Günler Haritası
Günler Haritası’nda Bayan Peregrine’in vesayeti altındaki çocuklar Amerika’da yepyeni bir maceraya atılıyorlar.
Tuhafların dünyasını yerle bir eden savaştan sonra döngüler ve tuhaf halk hayatlarını yeniden kurmaya çalışmaktadır. Jacob Portman da savaştaki rolünden sonra evine, Florida’ya dönmüştür. Hayatının normale döndüğünü sanan Jacob, arkadaşlarının sürpriz ziyaretiyle aslında tuhaflıkların peşini bırakmayacağını fark eder. Tam da istediği gibi.
Dedesi hakkında daha önce hiç bilmediği yeni şeyler öğrenen Jacob, bir gölge avcısı olarak dedesinin izinden gitmeye ve Amerika’daki tuhaflara yardım etmeye karar verir. Yepyeni tuhaflıklara ev sahipliği yapan Amerika, tuhaflar için kanunsuz bir kıtadır. Jacob ve arkadaşları kendilerini eskisinden bile daha büyük bir tehlikenin içinde bulacaklardır.
Gölgelerin Efendisi-8 Clonmelin Kralları
Macera devam ediyor…
Dışarlıklılar, ortalığı kasıp kavurmaya başladılar. Onları durduracak biri var mı?
Will, yıllık Orman Muhafızları Birliği Toplantısı'ndadır, ancak Halt batıda meydana gelen gizemli olayları araştırmaktadır. Nihayet işini bitirip onlara katılır, fakat hiç iyi haberler getirmemiştir. Hiberniya'da kızılca kıyamet kopmaktadır.
Kendilerine Dışarlıklılar diyen sahte bir tarikat, ortalığı yakıp yıkmaktadır ve altı Hiberniya krallığının beşini ele geçirmişlerdir. Şimdi de altıncı krallık Clonmel tehlikededir. Bunun üzerine Halt, Will ve Horace işleri yoluna koymak için kolları sıvarlar.
Halt'un geçmişindeki sır, bu görevlerinde onlara yardımcı olabilecek midir?
Hırsızların Dansı
MİRAS DÜNYASININ KRALLIKLARINDA GEÇEN NEFES KESİCİ YENİ BİR MACERA!
Krallıklardan ilki olduğunu iddia eden dişli, kanun kaçağı bir aile.
Birdenbire büyük bir güç elde eden, kaderinde liderlik olan bir oğul.
Kraliçenin özel muhafızları Rahtan şövalyelerinden üç güçlü genç kadın.
Göreve önderlik eden ve kendini kanıtlamaya kararlı, efsanevi bir hırsız.
Bütün kıtayı tehdit eden karanlık bir sır…
Kanun kaçağı lider bu ünlü hırsızla tanışınca aralarında hilelerle dolu bir kedi fare oyunu başlar. Bu oyun beraberinde yalnızca hayatlarını değil, aynı zamanda kalplerini de tehdit eden bir savaş getirir.
“Merkezinde atan cesur bir kalp, muhteşem fantastik bir hikâye. Mary E. Pearson korkusuz bir yazar, bu kitabı bitirdikten sonra nefesim kesildi.”
-New York Times çoksatan Caraval, Legendary ve Finale serisinin yazarı Stephanie Garber
İskandinav Mitolojisi
“Başlangıçtan Önce Hiçbir Şey Yoktu: Ne Toprak Vardı Ne Gökkubbe, Ne Yıldızlar Vardı Ne De Gökyüzü¨. Şekilsiz Ve Şemalsiz, Sisten Bir A^lem İle Durmadan Yanan Ateşten Bir A^lemdi Var Olan.”
Neil Gaiman, eserlerinde fantastik diyarlar yaratırken kadim mitolojilerden her zaman ilham alan bir yazar olmuştur. Şimdi ise dikkatini bu diyarların kaynağına yöneltiyor ve destansı kuzey masallarını kendine has üslubuyla anlatıyor.
İskandinav Mitolojisi’nde yazar mühim İskandinav tanrılarını tasavvur ederken mitlerin aslına sadık kalıyor: Odin, Yüceler Yücesi, bilge, cüretkâr ve kurnaz. Thor, Odin’in oğlu, muazzam kudretine rağmen tanrıların en bilgesi olduğu söylenemez. Ve Loki, Odin’in kan kardeşi, oyunbaz ve önünde kimsenin duramadığı bir düzenbaz.
Gaiman, eski çağa bu ait hikâyeleri tıpkı bir romancı gibi ele alıyor; hikâyeler efsanevi dokuz âlemin yaratılışından başlıyor ve tanrıların, cücelerin, devlerin maceralarıyla devam ediyor. Thor’un çekicinin nasıl çalındığından, içenlere şairane ilhamlar veren bal şarabının kaynağının ne olduğuna kadar pek çok mit Gaiman’ın nüktedan cümleleriyle yeniden hayat buluyor. En nihayetinde her şey tanrıların alacakaranlığında doruğa çıkıyor: Ragnarök’te…
“Gaiman’ın her zamanki gibi yalın ve su gibi akan kelimeleri ortaçağ metinlerinin dramatik gücünü yansıtmayı başarıyor. Hikâyeleri anlatma tarzı yediden yetmişe herkese uygun ve bu hem yerinde hem de akıllıca bir hamle.” –Ursula K. Le Guin
“İskandinav Mitolojisi’nde Gaiman eski mitleri öyle canlı anlatmış ki okurken yatak odam Valhalla’ya dönüşecek sanmaya başladım. Cüceler, devler ve yaratıklar da dahil tüm İskandinav panteonunu bir film ya da roman gibi işliyor. Ne yalan söyleyeyim, kendime göğüs zırhı sipariş etmeme şu kadar kaldı. Takdiminde Gaiman’ın da dediği gibi, bu öyküler dünyayı yaratan ateş ve buzdan başlayıp dünyayı sona erdiren ateş ve buza giden yolculuğu anlatıyor.” –Lidia Yuknavitch
“Bu kitap sayesinde, çocukken severek okuduğum mitler yeni nesle, baştan keşfedilmek üzere anlatılacak. Ne de olsa, tekrar anlatılamayan öyküler unutulmaya mahkumdur ve her neslin bu mitleri yeniden keşfetmesi ve anlaması gerekir.” –Joanne Harris
Kralların Çarpışması 1
Buz ve Ateşin Şarkısı II
Krallar çarpışırken tüm diyar titrer...
George R. R. Martin, Taht Oyunları'nın sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışması'nda okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor.
Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan başa kaplamıştır. Ejderha Kayası'nın kadim kalesinden, Kışyarı'nın haşin topraklarına kadar korkunç bir keşmekeş hâkimdir. Altı güç, Demir Taht'ı ve parçalanmış Yedi Krallık'ı ele geçirmek için kıyametvari bir savaşa hazırlanmaktadır. Gecenin karanlığında ölüler yürümekte, kardeş kardeşi katletmektedir. Bir akıl şövalyesi, tehlike saçan bir büyücü kadını zehirlemek peşindedir. Bir prenses, öksüz oğlan kılığında dolaşmakta; Ay Dağları'nın vahşi adamları, yağma için inmektedir. Kardeş katli, zillet, simya ve kıyımla ilerleyen bu macerada zafer, kılıcı ve kanı en soğuk olanların dahi olabilir...
"Martin, birinci ciltteki vaadini fazlasıyla yerine getiriyor ve yazılmış en iyi fantastik eser olmaya aday serisine devam ediyor."
-The Denver Post
"George Martin kesinlikle destansı fantastik edebiyatın yeni ustalarından."
-Katharine Kerr
"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor."
-Robert Jordan
"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı."
-Anne McCaffrey
"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser."
-Marion Zimmer Bradley
Öteorman
Bren, çok sevdiği ablası Evie’yi bir trafik kazasında kaybeder. Ablasından geriye kalan çok sevdiği antika saatle birlikte kafasında, ablasının yaşamaya devam ettiği bir dünya olan Öteorman’ı kurar. Gerçek ve hayali dünya arasında denge kurmakta zorluk çeken Bren, aynı zamanda okul arkadaşı olan Shaun’un zorbalıklarıyla da baş etmeye çalışıyordur. Ailesinden destek göremediği bu süreçte hayatlarına bir anda giren Cary ona korkularıyla yüzleşmeden onları yenemeyeceğini öğretecektir.
Cesaret, dostluk ve kendi sesini bulma hakkındaki bu unutulmaz roman, eşsiz bir dünya ve sınırsız hayal gücü vadediyor.
Ozan Beedle’ın Hikayeleri Ciltli
Sihir ve kurnazlıkla dolu büyüleyici beş masaldan oluşan Ozan Beedle’ın Hikâyeleri yüzyıllardır büyücü evlerinde uyumadan önce sevilerek okunuyor.
15. yüzyılda parşömene ilk kez aktarıldığından beri cadılar ve büyücüler tarafından ilgi görmeye devam eden muzırlık ve sihirle dolu bu hikâyeler her yaştan Harry Potter hayranları ve Muggle'lar için de mükemmel. Profesör Albus Dumbledore'un muzip ve zekice yorumlarının eşlik ettiği (Hogwarts Müdiresi Profesör McGonagall’ın izniyle) beş büyüleyici masaldan oluşan bu kitaba Tomislav Tomic’in çizimleri eşlik ediyor.
Ozan Beedle’a Övgüler
“Muggle’ların Hans Christian Andersen’i varsa, büyücüler dünyasının da bir ahlakçı, büyücü ve müthiş hoşgörülü olan Beedle’ı vardır.”
- Sunday Times
“Yazarın her zamanki kendinden emin aklı ve kurnazlığıyla yazdığı bu beş büyüleyici masal hem çocuklar hem anne babalar için derslerle dolu.”
- Sunday Express
“Harry Potter meraklılarının iyi anlayacağı, dipnotlarla tamamlanmış, cezbedici ve karmaşık bir şaka.”
- Observer
“Hikâyeler özgün, çeşitli, muzip ve akıllıca... tam bir öykü şöleni.”
- Books for Keeps

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.