Rama’yla Buluşma
₺280,00 Orijinal fiyat: ₺280,00.₺231,00Şu andaki fiyat: ₺231,00.
3 adet stokta
Rama’yla Buluşma
HUGO EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ
NEBULA EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ
LOCUS EN İYİ BİLİMKURGU ROMANI ÖDÜLÜ
“Rama’yla Buluşma beni çok heyecanlandıran bir roman. Şahane bir keşif yolculuğu. Uyarlamasını yaparken ilk kez sert bilimkurgu üzerine çalışabileceğim. Hayatımda en az bir kez bunu yapmak istiyorum.” —Denis Villeneuve (DUNE ve BLADE RUNNER 2049’un ödüllü yönetmeni)
“İNSAN IRKININ GELECEĞİ SÖZ KONUSUYSA HİÇBİR ŞEYİ ŞANSA BIRAKAMAYIZ.”
Arthur C. Clarke, bilimi edebiyatla eşsizce birleştiren, bilimkurgunun üç büyük ustasından biri. Uzaylılarla ilk temas türünde yazılmış en önemli romanlardan biri olan Rama’yla Buluşma insanlığın evrendeki yerini sorgulatan, hayal gücünün sınırlarını zorlayan heyecan dolu bir keşif hikâyesi.
Güneş sisteminde keşfedilen devasa silindirik bir cisim, insanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir keşfin kapısını aralar. “Rama” adı verilen bu yabancı yapı, onu incelemek için gönderilen Endeavour gemisinin mürettebatını sessizce beklemektedir.
İçine girildiğinde ise Rama, devasa şehirler, uçsuz bucaksız denizler ve akıl almaz mühendislik harikalarıyla dolu, kendi başına yaşayan bir dünya olarak ortaya çıkar. İnsan zekâsının sınırlarını zorlayan bu yapı, hem insanın evrendeki konumuna hem de insan ırkından çok daha ileri bir uygarlığın varlığına dair derin sorular uyandırır.
Clarke’ın bilimsel titizliği ve edebi ustalığıyla şekillenen Rama’yla Buluşma, keşif arzusunun ve insanın evren karşısındaki kırılganlığının büyüleyici bir anlatısı.
Rama’yla Buluşma, keşfin büyüsünün en saf hâli.
İlgili ürünler
Dune Sapkınları – Bilimkurgu Klasikleri
II. Letonun ... bilinen evrenin her yanına korku salan Tiranın ... üç bin yıldan uzun bir süre boyunca tahtında hüküm sürmüş Tanrı imparatorun ... Arrakisin en ünlü solucanının ölümünün ardından da artık binlerce yıl geçti. Ama yine de hiç kimse emin değil Tiran gerçekten öldü mü ... yoksa ta en başından beri hazırlayıp yürüt tüğü Altın Yol denen o korkunç sistem hala güçlü bir şekilde işliyor mu İnançlı olan kim sapkın olan kim?
Geri Giden Saat
“Edward Page Mitchell, Amerika’dan çıkan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri.” –Sam Moskowitz
“Bu öykülerin her biri ziyadesiyle ilgi çekici.” –Lester Del Rey
“Amerikan bilimkurgusunun kayıp devi” olarak tanımlanan, yazdıklarının çoğunu New York’taki The Sun gazetesinde imzasız olarak yayımlayan Edward Page Mitchell, birçok konuda ilklerin yazarı. Geri Giden Saat ise yazarın en seçkin bilimkurgu öykülerinin bir araya getirildiği, özgün bir öykü derlemesi.
Bilimkurgunun en büyük yazarlarından biri olan H.G. Wells’e de ilham olduğu düşünülen Edward Page Mitchell aynı zamanda döneminin en başarılı gazetecilerinden biridir. Öyküleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da 1973’te bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz’in titiz çalışması ve yayımladığı detaylı bir derlemeyle hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır.
Sevdiği kadınla evlenebilmek için matematiğin sınırlarında gezinmek zorunda kalan bir genci anlatan “Takipomp”, bilimsel bir süreç sonucu görünmez kalan bir adamın trajedisini gözler önüne seren “Kristal Adam”, bir zaman makinesini konu alan ilk öykü olan “Geri Giden Saat”, bu derlemedeki öykülerden sadece birkaçı.
Zaman yolculuğu, androidler, zihin transferi, bilgisayarlar… Geri Giden Saat’in sayfalarında bilimkurgu tarihinin derinliklerinden gelen ilklere şahit olacaksınız.
Geri Giden Saat, bilimkurgunun ilk kıvılcımları.
İçeriden Ölmek
“ İçeriden Ölmek , hepimizin içten içe öldüğümüzü ve nihayetinde bir zamanlar olduğumuz kişinin yitişiyle yüzleşmek zorunda kalacağımızı anlatan muhteşem bir roman.” —Michael Dirda
“Silverberg bilimkurgu sevmeyenler için mükemmel bir bilimkurgu romanı yazmış.” — The New York Times
“KİM OLACAĞIM BEN, KENDİM OLMAYI BIRAKTIĞIMDA?”
2004 yılında Amerika bilimkurgu yazarlarının büyük üstadı seçilen, Hugo ve Nebula ödüllerinin gediklisi Robert Silverberg bilimkurgu ve fantazi edebiyatının yaşayan en büyük isimlerinden biri. 1972’de yayımlanan ve türe farklı bir pencereden bakan İçeriden Ölmek zengin, alaycı ve şiirsel diliyle Silverberg’ün başyapıtı.
Eşsiz bir yeteneğe, zihin okuma gücüne sahip David Selig bu yeteneğine rağmen alelade bir hayat sürüyordu. Kötülükle savaşmıyor, dünyayı kurtarmıyor, üniversite öğrencileri için ödev yazarak para kazanıp boş zamanlarında insanların içini röntgenliyordu.
Orta yaşlara yaklaştıkça Selig’in hiç beklemediği bir şey olmaya başlamıştı. Telepati gücünü yavaş yavaş kaybediyordu. Hayatı boyunca beyninin içinde başkalarının iç sesleri yankılanan Selig artık kendi zihninin sesini dinlemek zorunda kalacaktı, tıpkı diğer herkes gibi.
Yalnızlık, yas, iletişimin kaybı ve orta yaş bunalımı gibi konuları incelikle işleyen İçeriden Ölmek, iyi bilimkurgunun hangi seviyelere erişebileceğini gösteren nadir bir eser.
İçeriden Ölmek, insan olmanın ne demek olduğunu öğrenmek zorunda kalan bir süperinsanın acıklı hikâyesi.
Özerkin Hisarı – Yeni Güneş Kitabı 4
“Günümüzün kesinlikle en iyi, en özgün yazarlarından. Eserleri benzersiz, hipnotize edici, hiçbir şeyle kıyaslayamamak korkutucu.” –Harlan Ellison
John W. Campbell En İyi Bilimkurgu Romanı Ödülü / Prix Apollo
Sizin İçin Tüm Vaatlerimi Yerine Getirdim Mi?”
Bilimkurgunun Melville’i olarak bilinen Gene Wolfe, spekülatif edebiyatın sınırlarını zorlayan, fantaziden bilim ve bilimden de fantazi çıkarmayı başaran, türün her alanında eşit muazzamlıkta eserler veren ender yazarlardan biri. Wolfe’un dilin ve türün imkânlarını sonuna kadar kullandığı, bilimkurgunun Ulysses’i olarak da anılan Yeni Güneş Kitabı dörtlemesinin son cildi Özerkin Hisarı başladığı yerde bitiriyor yolculuğu.
Günümüzden yüz binlerce yıl sonrası. Ancak öyle bir gelecek ki geçmişten farkı yok. Bugüne ait kültür ve olaylar artık bir anı bile değil. Gezegen, beklenmedik ve gizemli biçimlerde değişimler geçirmiş. Güneş’in ömrünün sonu gelmiş, sönmekte.
Severian bir zamanlar işkenceciydi, ardından liktor görevini üstlendi, şimdiyse yazgısındaki asıl mertebeye erişmek üzere. Ama önce ölü bir askeri diriltmeye çalışacak, ateşler içinde hasta yatacak, daha sonraysa dinleyeceği dört hikâyenin en iyisini seçecek.
Dörtlemenin son kitabında, Severian kadim bir nesneyi asıl sahiplerine teslim edecek, büyük bir savaşın içinde bulacak kendini, Harçâlem’in Özerki ile tanışacak en nihayetinde ve zamanın ötesindeki yeşil adam ile karşılaşacak bir kere daha. İnsanlığın yıldızlara tekrar erişip erişmemesi onun elinde artık. Güneş ise bir gün ölecek elbette. Peki, Yeni Güneş doğacak mı yine?
Özerkin Hisarı, tek bedende birden fazla ömrün kitabı.
Resimli Adam
“Bradbury’nin öyküleri öylesine içinize işliyor ki bir daha unutamıyorsunuz.”
–Margaret Atwood
Ulusal Kitap Ödülü
Pulitzer Onur Ödülü
Ulusal Sanat Madalyası
“Bu resimler geleceği gösterir.”
Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Tüm yeteneklerini sergilediği ve çerçeve öykü formatında yazdığı Resimli Adam ise modern bireyin psikolojisine ve teknolojik ilerlemenin karanlık yanına ışık tutan eşsiz bir öykü derlemesi.
Tüm vücudu, hareket eden dövmelerle kaplı Resimli Adam bu durumundan dolayı neredeyse kırk yıldır kalıcı bir iş bulamamıştır hatta karnavallarda bile çalışamıyordur artık. Çünkü lanetli bedeninin üzerindeki dövmeler geleceği göstermektedir. Yanında belli bir süre geçiren kişinin kaderi Resimli Adam’ın bedeninde görünüverir.
Dövmeleri üzerinden hikâyeler bir bir ortaya dökülür. Bir çocuğun hayalleri kadar naif, bir bilim insanının gerçekleri kadar kuvvetli toplam on yedi öykü Resimli Adam’ın vücudunda hayat bulur.
Ölümden inançlara, nükleer savaştan ırkçılığa, dünyanın sonundan uzaydaki yalnızlığımıza kadar insanlığa dair birçok konuya değinen Bradbury, hayallerimizle hakikati karşı karşıya getirip eleştiren, düşündüren ve dehşete düşüren bir bilimkurgu klasiği ortaya çıkarıyor.
Resimli Adam, bilimkurgunun kaleydoskopu.
Yeryüzü’ne Düşen Kız
İNSANLIĞI KURTARMAK İÇİN NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN?
Aria, hastalıkların ve hatta ölümün olmadığı, çok düzenli bir gezegende yaşar. Artık Dünya, insanların üzerinde çalışabilmek ve deneyimlerinden bir şeyler öğrenebilmek için yüzyıllar önce deneklerle doldurdukları 'Gölge Gezegenleri'dir. Şimdiyse deney sona ermek üzeredir ve Aria, bilim insanı babasıyla birlikte Dünya'ya giderek insanları yok edecek bir olaylar zincirini başlatmak zorundadır. İnsanların değersiz olduğuna inandırılarak yetiştirilen Aria, kendisinin de yarı insan olduğunu keşfedince şok olur. Dünya sakinlerinin ölümlü olmalarına rağmen hayattan keyif aldıklarını ve sevgi dolu olduklarını görünce hayrete düşer. Ancak bunu anladıktan sonra, onları ve kendisini bu felaketten nasıl kurtarabilir?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.