Türk ve Dünya Edebiyatında Masallar
₺190,00 Orijinal fiyat: ₺190,00.₺155,00Şu andaki fiyat: ₺155,00.
5 adet stokta
Türk ve Dünya Edebiyatında Masallar
Genel anlamda masal, halk edebiyatının sözlü kültür ürünleri içerisinde en hareketli türlerden birisidir. Anlatmaya dayalıdır. Hayal mahsulüdür fakat anlatıldığı toplumun dili ile kültürünü yansıtır.
Masallar, evrenseldir. Bütün ulusların masalları doğrunun yanındadır. Ayrıca masalların benzerlerine hemen her kıtada rastlamak mümkündür.
Masal; derstir, öğretmendir. Çünkü her masal, öğretmek için anlatılır. Öğrenmenin sonu olmadığı gibi masalların da sayısı sınırsızdır.
Masallar konusu yalnız Türk edebiyatı değil Dünya edebiyatı için de önemlidir. Dolayısıyla konu eğitim hayatımıza da yansımış, okullarımızda ders olarak okutulmaya başlanmıştır. Eğitim hayatında masalların iki boyutu bulunmaktadır. Bunlar genel anlamda masallar ve daha çok ders ve öğüt vermek için anlatılan fabllar (hayvan masalları)’dır.
Konunun derli toplu bir şekilde ele alınabilmesi için Prof. Dr. Necati Demir, Türk ve Dünya edebiyatında yer alan masalları bir arada sunmak üzere bu çalışmayı hazırlamıştır. Bu çalışmada Türk Masalları ve Dünya Masalları iki ana bölümde ele alınmıştır. Ayrıca fabllar üzerinde de durulmuştur.
Bütün okuyanlara yararlı olması dileklerimizle …
İlgili ürünler
Anılarınla Barışırsan Özgürleşirsin
Atasözleri
Atasözleri, kültüre dair inceliklerin görülebileceği en temel söz birimleridir. Ne zaman ya da kim tarafından söylendiği bilinmez ama halk bu sözlerin doğruluğunda, derinliğinde mutabıktır. Binlerce yıllık gelenekten damıtılmış bu hikmetli sözler, İskender Pala’nın özgün yorumlamalarıyla tekrar bir araya getirildi. Günlük hayatta hangi durumlarda kullanıldıkları, hangilerinin artık kullanımdan kalktığı / kalkması gerektiği gibi aydınlatıcı bilgilerle zenginleştirilmiş bu eser, halk kültürümüz için de önemli bir çalışma. Bu çalışmada bine yakın atasözüne yer verilmiştir. ... Umarız okuyucu ve öğrencilerimiz bu bin sözden bin öğüt öğütürler ve atalar sözü hazinemizden cevherler devşirirler.
Hak Dostum Diye Başlayalım Söze
Kendini Affet
“Ben”in Sabotajından Kurtulma Yolları
"Yasak" bir şey yaptığımızda hissettiğimiz suçluluk duygularını veya vicdanımızın sızlamasını hepimiz biliriz: yine çok fazla yemek yemişizdir, adaletli ya da dürüst olamamışızdır, bir işi özenerek yerine getirmemişizdir.
İyi insan tablosuna uygun olmayan herhangi bir şey, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı bir tür "moda"/ "moda değil" listesine göre değerlendiren içsel sansürcüyü sahneye çağırabiliyor. Bu liste eğitim, gelenekler ve alışkanlıklardan oluşan bir kurallar bütünü olup çoğumuz onu bir yük olarak yanımızda taşıyoruz. Zira ona her zaman uygun davranabilen biri yoktur herhalde? Ancak: Bunu yapmamız gerekiyor mu ki? Başkalarına ve tabii kendimize ait olan beklentilerimizle nasıl baş edebiliriz; onları özgüvenli, hatta neşeli bir şekilde çiğneyerek, ama yine de sorumluluk alarak?
"Katı içsel sansürcüyü" ve kendimize ilişkin bakış açımızı adım adım nasıl uzlaştırabileceğimizi, Peter Uffelmann bize somut ve tutkulu bir şekilde gösteriyor.
Kusursuz Casus Yoktur
Dünyaca ünlü adli bilimler uzmanı ve kriminolog Prof. Dr. Sevil Atasoy, casusların gizemli dünyasını, istihbarat yöntemlerini ve nasıl yakalandıklarını aydınlatıyor.Soğuk Savaş sırasında İstanbul casuslar için nasıl bir arenaydı?Gececiler, çöpçüler, pizzacılar… FBI’ın casusları yakalamak için kullandığı sıra dışı yöntemler nelerdi? Filmlere konu olan ünlü casus Çiçero’nun akıl almaz hikâyesi…Mata Hari bir günah keçisi miydi?Epstein gerçekten intihar etti mi?Naziler genelevleri bir istihbarat merkezi olarak nasıl kullanıyordu?“Casusların cinselliğe başvurması istisna değil. Her ne pahasına olursa olsun bilgiye ulaşmayı hedefleyen istihbarat örgütleri, kadınları baştan çıkaracak erkekleri ya da erkekleri baştançıkaracak kadınları kullanırlar.Tuzak kurmak, şantaj yapmak, ulusal sırlara ulaşmak için cinselliklerinden yararlanan kadın ve erkek casuslar her devirde, her ülkede karşımıza çıkar. Amaç ve yöntem farklılaşsa bileortak yanları tektir: Aldatma.”
Mesela
Geleneğin hikmetiyle günümüzün gerçeği “Mesela”da buluşuyor.
“Doğu kültürü sosyal hayatı hikayelerle harmanlamayı, kuşaktan kuşağa aktarırken büyük veya küçük hikayeler üzerinden ilerlemeyi sever. Bazen kulağımızdan kısa bir hikaye girer, zihnimize veya kalbimize yerleşir, benliğimiz ile özdeşlik kurarak bize bir ders verir. Modern zamanlar maalesef bu devamlılığı bozdu ve bizi o tür medeniyet taşıyıcı hikayeciklerden, mesellerden mahrum bıraktı.
Bu coğrafyanın ve medeniyetin bağrında özenerek ve göz nuru ile üretilen iğne oyaları maalesef ucuz pahaya feda edildi. Ve şimdi bazısını restore veya tamir etmeye, kimisinin imitasyonunu yapmaya, kimisini de inşa ve ibda usulüyle yeniden üretmeye mecburuz.”
Bu mecburiyete dikkat çeken İskender Pala, “Mesela” diye okumaya başlayacağımız doksan dokuz hikaye sunuyor bize. Her bir hikaye “mutlaka”larımız ile “keşke”lerimiz üzerine yeni bir bakış açısı getiriyor. Bazen bizi eski zamanlara götürüyor, bazen güncel sorunlara farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor, en çok da çevremizi ve kendimizi tekrar tanımamıza kapı aralıyor. Usta kalemiyle geleneğin hikmetlerini ve günümüzün tecrübelerini güncel bir üslupta buluşturan Pala, okuyucularına eğlenceli ve yararlı bir okuma serüveni vadediyor.
Öyküyü Okumak
“Öykü yumuşak yumuşak okşamaz; başında ya da sonunda sarsar okuru. Bir tümceyle, bir ünlemle, bir sözcükle; kimi zaman susarak...”
Öykü nedir? Bir öykünün atmosferi, karakterleri, geçtiği zaman ve yer nasıl değerlendirilmelidir?
Öykücülüğümüzün temel direği sayılan usta kalemlerden genç yazarlara uzanan bir çizgide Feyza Hepçilingirler’in seçtiği 13 öykü ve incelemelerinin bulunduğu bu kitap, öyküye dair sorulara cevap arıyor. Öykü dilinin derinlerine dalıyor. Ele aldığı öyküleri didiklemeye, anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.
Sırayla önce öyküyü ardından değerlendirmesini sunan Öyküyü Okumak okura kendi okuma pratiğini yazarın analizleriyle karşılaştırma imkânı veriyor.
Usta yazar ve eleştirmen Feyza Hepçilingirler, bildiğimiz, sevdiğimiz öykülere farklı bir pencereden bakarak okurla yazar arasındaki bağı derinleştiriyor, okumalarımıza yan yollar açıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.