Bereketli Vadinin Tembelleri
₺260,00 Orijinal fiyat: ₺260,00.₺218,00Şu andaki fiyat: ₺218,00.
5 adet stokta
Bereketli Vadinin Tembelleri
Kutsal tembellik! Yüce atalet!
Ağırlaşan gözkapaklarının altında bulanıklaşan görüntüler, dünyanın seslerine kulak tıkamış, gevşemiş, rehavetin sıcak kollarına teslim olmuş bedenler, uykuyla uyanıklık arasında gezinen tatlı bir uyuşukluk hali ve yavaşlayan zaman: İşte Bereketli Vadinin Tembelleri böyle yaşar!
Académie Française ödüllü Albert Cossery, Bereketli Vadinin Tembelleri’nde kendilerine miras kalmış bir konakta yaşayan miskin beş adamın ağır çekimde akan hayatını anlatır. Çalışma gerekliliğinin, üretkenlik dayatmasının, disiplin idealinin köküne kibrit suyu döken, aylaklığı bir yaşam biçimi olarak yücelten bu adamlar tembelliği bir direniş, hatta insanlığın en radikal eylemi ilan eder. Peki ama içlerinden biri, “emeğin kutsallığına” meydan okunan bu çatı altında harekete geçme illetine tutulur, bir diğeriyse aşka düşerse miskinliğin harmonisi hâlâ ayakta kalabilir mi?
Albert Camus ve Jean Genet’yle aynı masaları paylaşan, “yoksulların Voltaire’i” Cossery’nin, hızın ve üretkenliğin putlaştırıldığı modern dünyaya karşı keskin bir hicivle yaklaştığı; yavaşlığa, tembelliğe, uyuşukluğa bir övgü…
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Hachiko
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. Köpekler, yüzyıllardan beri insanların en sadık
dostlarıdır. Ancak bazı dostluklar, filmlere ve kitaplara konu olacak kadar büyük izler bırakmıştır hafızalarda. Sahibini yıllarca, sabırla beklediği tren istasyonuna heykeli dikilen Hachiko’nun hikayesi, genç yaşlı demeden tüm kalpleri ısıtacak türden. Hachiko bize hiçbir zaman vazgeçmemeyi öğretti. Bize sadakati ve bağlılığı öğretti. Umudu ve inancı öğretti. Sabrı ve sorumluluğu öğretti. Ama hepsinden öte, Hachiko bize arkadaşlığın gerçek anlamını ve Sevdiklerimizi asla unutmamayı öğretti.
Teşekkürler, Hachıko.
Sevdim Gitti
Çırpınıyorum, boğuluyorum.
Olmadığın her an biraz daha
ölüyorum, biraz daha seviyorum.
Bir yerden eksiliyor, bir
yerden büyüyorum. Yokluğunda
eksiğim, tamamlanamıyorum.
Beni sevmediğin her an yok
oluyorum, parçalanıyorum.
Oysa ne güzel severdik birbirimizi,
hep en acıyan yerlerimizden
öpmez miydik? Hep sarmaz mıydık
yaralarımızı?
Gel artık, ben hep buradayım.
Sensiz eksiğim, yalnızım.
Gel artık.
Bıraktığın yerdeyim.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.