Sessiz Amerikalı – Sert Kapak Ciltli
₺480,00 Orijinal fiyat: ₺480,00.₺395,00Şu andaki fiyat: ₺395,00.
1 adet stokta
Sessiz Amerikalı (Ciltli)
Saygon’da yaşayan İngiliz gazeteci Fowler, 1950’lerin başında Vietnam’da sömürgeci Fransa’nın komünistlerin liderliğindeki güçlerle sonu gelmeyen savaşını izlemektedir. Washington’ın gizemli bir görevle şehre gönderdiği Pyle adlı genç Amerikalı’yla tanışır. Ülkesinin bölgede sömürgecilik ile komünizm arasında bir “üçüncü yol” bularak yararlı olabileceğini düşünen bu “sessiz ve masum” Amerikalı’nın faaliyetlerinin yol açtığı felaket büyük olur. Graham Greene, masumiyet ve idealizmin de bazen son derece yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine işaret eder. Capcanlı sahnelerle olağanüstü bir Vietnam atmosferi yaratırken, ülkedeki karmaşık politik durumu, Fowler ile Pyle’ın Vietnamlı bir kadın için girdikleri rekabetle iç içe geçirir. Sessiz Amerikalı, ABD’nin hakkında hiçbir şey bilmediği bir ülkenin iç işlerine karışmasına yönelik sert eleştirisiyle dikkat çeker. Greene, Vietnam Savaşı’ndan önce yazdığı 1955 tarihli romanında, ABD’nin dünyanın “demokrasi bekçisi” olduğuna inanılan bir dönemde, çok geçmeden Vietnam’da kendini içinde bulacağı çıkmazı da öngörmüştür.
İlgili ürünler
Amerika
Hizmetçinin birini ayartıp, hamile bıraktığı için, yaşam koşulları elverişsiz ailesinin Amerika’ya gönderdiği on altısındaki Karl Roosmann, hızını düşürmüş bir gemiyle New York limanına yanaştığı anda, kaç vakittir seyrettiği Özgürlük Tanrıçası’nı yoğunlaşmış gün ışığında gördü.
Anıtın kılıçlı eli daha da tepelere uzanıyor, bedenini salıveren esintiler oluşturuyordu...
...
Kayıp, diğer adıyla Amerika, Kafka´nın yazdığı ilk romandır. Ailesi tarafından apar topar Amerika´ya gönderilen Karl Rossman´ın hikâyesini konu almaktadır.
Karl, on altı yaşında bir gençtir ve işlediği bir suçtan dolayı ailesi onu bu cezaya mahkum etmiştir. Sürgün edildiği Amerika’ya giderken, bulunduğu geminin ateşçisiyle tanışmış ve macera başlamıştır.
Artık önünde bazen zengin bazen fakir olacağı, farklı şehirlerde, farklı sosyal statülerde ve farklı yaşam şartlarında bir hayat onu beklemektedir.
Böyle Buyurdu Zerdüşt – Kırmızı Kedi Yayınevi
“Herkes için ve hiç kimse için bir kitap!”
Böyle karşılıyor eser bizleri.
Bu kitapta Nietzsche, şiirsel bir üslupla felsefi meseleleri dile getirmiş, kendi felsefi düşüncelerini ve kavramlarını açıklamıştır.
Düşünce tarihinde çığır açmış, üslubuyla kitabı belli bir kategorinin içine hapsedemediğimiz, edebiyatla felsefi çalışmanın sınırlarında gezinen eserde Nietzsche’nin “Ben bu kulaklara göre ağız değilim” gibi cümlelerini okurken tekrar tekrar düşünecek ve emin olun bu eseri defalarca okuyacaksınız!
Unutmadan, Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt için “Yazılmış en derin eser” dediğini biliyor muydunuz?
Deniz Feneri – Kırmızı Kedi Yayınevi
Deniz Feneri, Virginia Woolf’un geçmişin bellekte bıraktığı kalıcı izleri eşine az rastlanır bir yoğunlukla sergileyen en başarılı romanlarından biri. Virginia Woolf’un çocukluğunda ailesiyle beraber St. IvesCornwall’da yaptığı tatillere dair anılarından izler ve aile fertlerine dair benzerlikler taşıdığı için otobiyografik bir boyutu da olan Deniz Feneri, ismini sekiz çocuklu ailenin en küçük ferdi James’in bir deniz fenerini ziyaret etme isteğinden alır. Ramsay ailesinin huzurlu günleri savaşta ölen çocuklarla ve ansızın hayatını kaybeden anneyle geride kalsa da ressam Lily Briscoe ve şair Carmichael’ın gelişiyle ailenin deniz fenerini ziyaret etme isteği yeniden canlanır. Mr. ve Mrs. Ramsay, Lily Briscoe, Augustus Carmichael gibi unutulmaz karakterleri edebiyat tarihine nakşeden Deniz Feneri, modernist romanın en zengin örneklerinden biri. “Deniz Feneri’nde bugünü geçmişten ayıran mesafe genç Virgina Woolf’un kayıplarını kateder.” JULIA BRIGGS
Ermişin Bahçesi
Halil Cibran’ın ölümünün ardından yayımlanan eseri Ermişin Bahçesi , bir geri dönüşün hikâyesini anlatır. El Mustafa, on iki yıl boyunca uzak kaldığı adaya ayak bastığında geri dönüşün bütün sancı ve sızılarını yüreğinde taşır. Halkına kavuştuğu an, daha derin bir yalnızlığın pençesine düştüğü andır. Annesiyle babasının ebedi uykuya yattığı o bahçenin duvarları, dünyayla arasına çizdiği bir sınır çizgisine dönüşür. Onun sesine hasret kulaklara fısıldadığı ise yaşama ve yaşamın getirdiklerine ve götürdüklerine dair kedere bulanmış cümlelerdir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.