Parma Manastırı
₺516,00 Orijinal fiyat: ₺516,00.₺424,00Şu andaki fiyat: ₺424,00.
5 adet stokta
Parma Manastırı
Parma Manastırı, 19. yüzyıl Fransız yazarı Stendhal’in başyapıtlarından biridir. Hayalî bir İtalyan dükalığında sergilenen saray entrikalarının, tutku ve cesaretin, ahlakî ikilemlerin, mutluluk arayışını kuşatan sert gerçeklerin romanıdır. Yazımı elli iki gün gibi olağanüstü kısa bir sürede tamamlanan Parma Manastırı, Balzac tarafından çağının en önemli Fransız romanı olarak nitelendirilmiştir. Çağdaşı eserlerin aksine, yalın bir dile sahiptir. Olaylar, kişiler ve psikolojiler ön plandadır. Kişilerin ruhsal durumları, uzun monologlarla aktarılır. Kurgusal olduğu kadar tarihsel, bir o kadar da politik bir romandır.
Romanın başkişisi, genç soylu Fabrice del Dongo’dur. Gözüpek ve tutkulu bir genç olan Fabrice’in, Waterloo Savaşı ile başlayan ve adam öldürmelerle, zindanlarla, zehirlenmelerle ve yasak aşklarla sürüp giden macerasını anlatır Parma Manastırı. Siyasi entrikaların gençlik ateşiyle ve tutkulu aşklarla harmanlandığı büyük bir eserdir.
Stendhal, okuru 19. yüzyıl İtalya’sında romantik ve heyecan dolu serüvenlere sürüklerken, aynı zamanda dönemin toplumsal ve politik durumunu da ustalıkla ortaya koyar. Edebiyat ile politika arasındaki ilişkiye dair şu çarpıcı tespit, bizzat eserin içinden alınmadır: “Edebî bir esere politika karıştırmak, bir konserin ortasında tabanca atmak gibidir; bayağı bir şeydir, ama yine de kişinin buna dikkatini vermemesi imkânsızdır.”
Stendhal’in bu büyük yapıtını Hamdi Varoğlu’nun çevirisiyle sunuyoruz.
İlgili ürünler
Aya Yolculuk – Modern Klasikler 72
İnsanın Ay üzerinde ilk yürüyüşünden yaklaşık yüz yıl önce, 1865’te yayımlanan bu roman, insanlı Ay yolculuğuna dair bilimsel düş gücü ve hiciv yönünden hayli zengin bir kehanet gibidir. Baltimore Silah Kulübü’nün seçkin üyeleri, Amerikan İç Savaşı’nın sona ermesiyle boşluğa düşünce, kulübün başkanı bir uzay silahı icat ederek, Ay’a bir yolculuk gerçekleştirme önerisini ortaya atar. Yeni bir roman türünün, bilimsel romanın yaratıcısı olarak görülen Jules Verne, çağdaş bilimkurgunun da temellerini atmıştır. Bugün bizler için hiçbir şaşırtıcı yanı kalmamış birçok bilimsel gelişme, henüz ufukta yokken onun yapıtlarında ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Verne, fantastik serüvenlerinde uzay yolculuğunun yanı sıra bilim ilerledikçe hayatımıza katılan denizaltıları, televizyonu ve oksijen tüpünü de öngörmüştür.
Goriot Baba – Hasan Ali Yücel Klasikleri 353
Honoré de Balzac (1799-1850): 19. yy Fransız edebiyatının büyük ismi. Edebi kariyerine oyun yazarak başladı, aldığı eleştiriler neticesinde romana yöneldi. Yirmi yılda 85 romanı tamamladı, öldüğünde arkasında 50 roman taslağı bıraktı. 1830 yılında kurmaca eserlerini Dante’nin İlahi Komedya’sına atıfla İnsanlık Komedyası başlığı altında topladı. Bir kısmı zamanla edebiyatın arketiplerine dönüşen 2000’i aşkın karakter yarattı, tüm bu karakterleri önyargıdan uzak analitik bir yaklaşımla, toplumsal sınıfından yalıtmaksızın ele aldı. İlk kez 1834 yılında Revue de Paris’de tefrika edilen Goriot Baba, İnsanlık Komedyası’nın Töre İncelemesi ayağında Paris Yaşamından Sahneler başlığı altında yer alır. Yoksul düşmüş eski tüccar yaşlı Goriot’nun sefaleti, ıstırapları ve yalnızlığını merkeze alan roman, paranın insanlık durumu üzerindeki nüfuzunu babalık müessesi, insani zaaflar, gösteriş budalalığı üzerinden son derece trajik bir olay örgüsü ile gözler önüne serer. Kendi antitezlerini, yani anlatıcının yer yer öfkeli ve alaycı tavrının cisimleştiği Vautrin’i, Paris sosyetesine gözünü dikmiş, hırslı ancak naif hukuk öğrencisi Rastignac’ı da içinde barındıran bu burjuva cehennemi, Goriot Baba’ya dek hiç bu denli çarpıcı bir üslupla tasvir edilmemiştir.
Sefiller – Kısaltılmış Metin
Çok zengin ve yardımsever bir adam olan Madeleine Baba’nın geçmişini, nereden geldiğini kimse bilmiyordu. İri yarı, güçlü, iyi kalpli bir adamdı ve yaptığı ilginç bir buluş sayesinde çok para kazanmıştı. Ancak görünüşe bakılırsa hiç akrabası ya da arkadaşı yoktu.
Beklenmedik olayların ardından, fakir ve hasta bir kadına verdiği bir söz, bu ilginç adamın yaşamını ve kimsesiz bir çocuğun kaderini değiştirecekti.
Olay örgüsünde birçok ilginç karakterin yer aldığı Sefiller birçok sinema, televizyon ve tiyatro eserine uyarlanmıştır. Ayrıca bu başyapıt pek çok sanatçıya ilham kaynağı olmuş, ardından yazılan birçok edebi eserde etkisini göstermiştir.
Soluk soluğa okuyacağınız muhteşem bir macera...
Seksen Günde Dünya Gezisi – Modern Klasikler 94
Londralı beyefendi Phileas Fogg, üyesi olduğu Reform-Kulüp’te gazetesini okurken seksen günde dünyayı dolaşmanın mümkün olduğunu öğrenir. Bu olağanüstü yolculuk 19. yüzyılda sanayi devrimiyle gelen tren ve buharlı gemi gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı sayesinde yapılabilmektedir.
Kulüp arkadaşlarıyla bu yolculuğu seksen gün içinde tamamlayacağına dair bahse tutuşan Fogg, aynı gün uşağı Passepartout’yla birlikte Londra’dan ayrılır. Bu meydan okumayla başlayan bin bir türlü maceraya, bir polis soruşturmasıyla, bir de aşk hikâyesi eklenir. Yayımlandığı 1972 yılından beri popülaritesinden hiçbir şey yitirmeyen Seksen Günde Dünya Gezisi yazarın en sevilen yapıtlarından biridir. Verne’in ulaşım olanaklarının gelişmesiyle “küçülen” dünyasına, artık elektronik çağa adım atmış ve geleneksel medyanın yerini yeni medyaya bırakmasıyla bir “küresel köy”e dönüştüğünden dem vurulan günümüz dünyasından bakmak da ayrı bir macera olsa gerektir.
Üç Öykü
Üç Öykü, dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Gustave Flaubert’in çok özel bir kitabı. Yazarın ölümünden üç yıl önce, 1877’de yayınlanan bu yapıt, "Saf Bir Yürek", "Konuksever Aziz Julien Söylencesi" ve "Herodias" adlı üç öyküden oluşuyor.
İşlenen temaların çeşitliliği ve üslup yetkinliğiyle Flaubert’in yeteneğini tüm yönleriyle ortaya koyan bu kitabın, Madame Bovary yazarının başyapıtı olduğu kabul edilir. Daha ilk yayınladığında nerdeyse tüm eleştirmenlerce bir "edebiyat olayı" olarak karşılanan, okurlardan büyük ilgi gören bu küçük kitap, Tahsin Yücel’in deyişiyle, "yazarın tüm çabalarının, tüm yönelimlerinin, tüm özlemlerinin somutlaştığı bir yapıttır".
Birçoklarınca, Flaubert’in Madame Bovary ve Duygusal Eğitim gibi büyük metinleri kadar önemli sayılan Üç Öykü’yü Samih Rifat’ın ustalıklı çevirisi ve Tahsin Yücel’in önsözüyle sunuyoruz.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.