Demir Ökçe
₺348,00 Orijinal fiyat: ₺348,00.₺285,00Şu andaki fiyat: ₺285,00.
1 adet stokta
Demir Ökçe
“İnsanın Kardeşlik Çağı”nın 419. senesinden bir yedi yüz yıl geriye gidip 1900’lerin başında Birleşik Devletler’de ve tüm dünyada yaşanan sınıf çatışmalarına baksak neler görürüz acaba? Halkı ayaklarının altında eze eze Demir Ökçe adını alan Oligarşi ile proletarya, sosyalistler ve “uçurum halkı” arasındaki çatışmalar nasıl görünür gözümüze? Distopya mı, gerçek mi?
Yirminci yüzyılın yedi yüz yıl ilerisinden bakıldığında bir distopya, yirminci yüzyılın devamı niteliğindeki bugünümüzden bakıldığında sonuna kadar gerçekçi bir yapıtla karşı karşıyayız.
Ernest Everhard adlı kartal bakışlı genç bir sosyalistin, hayatının aşkı Avis’i de bulduğu üniversite çevrelerindeki, işçileri uyutmaya çalışan din adamları çevresindeki, cüzdanlarına göz dikilince vahşileşen burjuva çevrelerindeki, o günün “makine kırıcıları” olarak konumlanan küçük burjuva çevrelerindeki, sonradan işçi aristokrasisine dönüşen ayrıcalıklı katmanlar çevresindeki ve nihayetinde işçi mahallerinde uçurumun dibinde yaşayan halk çevresindeki gezileriyle bütün bir toplumsal yapının katman katman önümüze serildiği bir anlatı bu.
Jack London’ın sosyalistlerin mücadelesine adadığı, egemenler dahil toplumdaki bütün sınıfların anatomisine soyunduğu, yeraltı yaşamının zorlu şartlarına ve kalkışma denemelerine dek devrimcilerin yaşamını takip ettiği, “Gerçek bu işte dostum, o inkâr edilemez gerçek bu!” sözlerinin peşinden koştura koştura anlattığı muhteşem bir yapıt.
Özellikle 1970’li yıllarda Türkiye solu üzerinde büyük etkide bulunmuş, devrimci gençlerin ellerinden düşmemiş, denebilirse efsaneleşmiş bir yapıt.
Demir Ökçe efsanesi, şimdi yepyeni ve özenli çevirisiyle, bir kez daha devrimcilerin ve bütün okurların huzurunda!
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.