Lüzumsuz Adam
₺70,00 Orijinal fiyat: ₺70,00.₺58,00Şu andaki fiyat: ₺58,00.
1 adet stokta
Lüzumsuz Adam
“Ben hikâyeciyim diye sizden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, n’olur?”
İlgili ürünler
Böyle Buyurdu Zerdüşt – Kırmızı Kedi Yayınevi
“Herkes için ve hiç kimse için bir kitap!”
Böyle karşılıyor eser bizleri.
Bu kitapta Nietzsche, şiirsel bir üslupla felsefi meseleleri dile getirmiş, kendi felsefi düşüncelerini ve kavramlarını açıklamıştır.
Düşünce tarihinde çığır açmış, üslubuyla kitabı belli bir kategorinin içine hapsedemediğimiz, edebiyatla felsefi çalışmanın sınırlarında gezinen eserde Nietzsche’nin “Ben bu kulaklara göre ağız değilim” gibi cümlelerini okurken tekrar tekrar düşünecek ve emin olun bu eseri defalarca okuyacaksınız!
Unutmadan, Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt için “Yazılmış en derin eser” dediğini biliyor muydunuz?
Ceza Sömürgesi
Franz Kafka’nın külliyatından seçilen hikâyelerden oluşan Ceza Sömürgesi toplamda dört hikâye içeriyor. Bu hikâyeler de Dava ve Dönüşüm kitaplarında olduğu gibi, okuyucuyu Kafka’nın gizemli labirentlerinde dolaştırıyor ve modern hayatta bazen silik bir tablonun siması bazen de tabloyu bizatihi kendisi yapan insanın yasalar karşısındaki tutum ve davranışlarını betimliyor. Kafka’nın öykü ve romanlarında kullandığı ana unsur olan metafor ve çağrışımlar, bu hikayelerde de yer alarak okuyucuyla Kafka’nın kurmaca dünyası arasında kuvvetli bir bağ oluşturuyor.
Deniz Feneri – Kırmızı Kedi Yayınevi
Deniz Feneri, Virginia Woolf’un geçmişin bellekte bıraktığı kalıcı izleri eşine az rastlanır bir yoğunlukla sergileyen en başarılı romanlarından biri. Virginia Woolf’un çocukluğunda ailesiyle beraber St. IvesCornwall’da yaptığı tatillere dair anılarından izler ve aile fertlerine dair benzerlikler taşıdığı için otobiyografik bir boyutu da olan Deniz Feneri, ismini sekiz çocuklu ailenin en küçük ferdi James’in bir deniz fenerini ziyaret etme isteğinden alır. Ramsay ailesinin huzurlu günleri savaşta ölen çocuklarla ve ansızın hayatını kaybeden anneyle geride kalsa da ressam Lily Briscoe ve şair Carmichael’ın gelişiyle ailenin deniz fenerini ziyaret etme isteği yeniden canlanır. Mr. ve Mrs. Ramsay, Lily Briscoe, Augustus Carmichael gibi unutulmaz karakterleri edebiyat tarihine nakşeden Deniz Feneri, modernist romanın en zengin örneklerinden biri. “Deniz Feneri’nde bugünü geçmişten ayıran mesafe genç Virgina Woolf’un kayıplarını kateder.” JULIA BRIGGS
Dürtü
Seni kim bekliyor? Kıyım ve ölüm, belki, ama başka kimsenin beklediği yok! Uyan, Ferdinand, özgür olduğunu gör, tamamen özgürsün, kimsenin senin üzerinde bir yaptırımı yok ve kimse sana emir veremez; dinle, özgürsün, özgür, özgür! Bunu sana binlerce kez söyleyebilirim, on bin kere, her saat, her dakika, sen bunu hissedinceye kadar! Sen özgürsün. Özgür! Özgür!
Vatan denilen toprak parçasının yeni ölü bedenler isteğiyle yaptığı çağrıyı duyunca içinde engel olamadığı bir gitme dürtüsüyle ayağa kalktı Ferdinand. Oysa gitmek, ölmek, öldürmek istemiyordu ama onun iradesini ele geçiren başka bir güç vardı. Bir yanda özgürlüğü öte yanda bir nesneden öte görülmediği, ondan itaat bekleyen anavatanın çağrısı.
Zweig, Ferdinand’ın yaşadığı bu ikilem üzerinden milliyetçilik ve faşizmi sorguluyor. Zevkle ve düşünerek okuyacaksınız.
Toplum Sözleşmesi
Jean-Jacques Rousseau tarafından 18. yüzyılda toplumun nasıl yönetilmesi gerektiğini ele alan ilk eserlerden biri olan Toplum Sözleşmesi, eşitsizlik, toplum hakları, yasalar, demokrasi, siyasetin nasıl şekillenebileceği gibi konulara odaklanıyor. Rousseau’ya göre yurttaşlar olmadan erdem, erdem olmadan özgürlük, özgürlük olmadan devlet olmaz.
“Hiç şüphesiz salt akıldan kaynaklanan evrensel bir adalet vardır, ancak aramızda kabul edilen bu adalet karşılıklı olmalıdır. Doğal yaptırımların yokluğunda adalet yasaları insanlar arasında etkisiz kalır. Dürüst insan herkese karşı yasalar çerçevesinde davrandığı ve hiç kimse aynı şekilde karşılık vermediği zaman bu yasalar kötüye iyilik ederken dürüstün mahvoluşuna sebep olur. Bu yüzden hakları görevlerle birleştirmek ve adaleti nesnesiyle ilişkilendirmek için anlaşmalara ve yasalara ihtiyaç duyulur.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.