Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim
₺295,00 Orijinal fiyat: ₺295,00.₺245,00Şu andaki fiyat: ₺245,00.
Robert Fulghum, yirmi beş yıl önce New York Times çok satanlar listesinde bir numaraya oturan basit bir kitap yazdı. Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim bütün dünyada sevildi ve on milyondan fazla sattı.Fulghum bu kitapta hayata, ölüme, sevgiye, hüzne ve en iyi pişmiş bifteğe kadar tüm fikirlerini paylaşıyor. Kirli çamaşır yığınında saklı kıymetli dersler… bir kutu pastel boyanın sihri… sardalyelere karşı saklambaç ve bu oyunların, Tanrı’nın doğasıyla ilgisi. Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim, okura hayata ve küçücük detayların önemine ilişkin bir bakış sunuyor. Kitabın ilk basımından sonra Robert Fulghum’un yazdıklarını düşünme, değerlendirme, tekrar tartma fırsatı oldu ve bu baskıya, klasik konu başlıklarına dair yeni fikirler ve yirmi beş yılın sonunda yeni bir giriş yazısı ekledi. Belki hayata dair bu yazılar, günümüzün kaotik, zorlayıcı dünyasında, basit olaylarda derin bir anlam bulunabileceğini keşfeden okuyucularda çok daha yoğun etkiler yaratacak.
| Yayınevi | Altın Kitaplar |
|---|---|
| Yazar | Robert Fulghum |
| Sayfa Sayısı | 224 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 00 X 19, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Altın Kitaplar – Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim
/n
Robert Fulghum, yirmi beş yıl önce New York Times çok satanlar listesinde bir numaraya oturan basit bir kitap yazdı. Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim bütün dünyada sevildi ve on milyondan fazla sattı.Fulghum bu kitapta hayata, ölüme, sevgiye, hüzne ve en iyi pişmiş bifteğe kadar tüm fikirlerini paylaşıyor. Kirli çamaşır yığınında saklı kıymetli dersler… bir kutu pastel boyanın sihri… sardalyelere karşı saklambaç ve bu oyunların, Tanrı’nın doğasıyla ilgisi. Ne Biliyorsam Hepsini Anaokulunda Öğrendim, okura hayata ve küçücük detayların önemine ilişkin bir bakış sunuyor. Kitabın ilk basımından sonra Robert Fulghum’un yazdıklarını düşünme, değerlendirme, tekrar tartma fırsatı oldu ve bu baskıya, klasik konu başlıklarına dair yeni fikirler ve yirmi beş yılın sonunda yeni bir giriş yazısı ekledi. Belki hayata dair bu yazılar, günümüzün kaotik, zorlayıcı dünyasında, basit olaylarda derin bir anlam bulunabileceğini keşfeden okuyucularda çok daha yoğun etkiler yaratacak.
İlgili ürünler
Akıl Labirenti
Akıl Labirenti Okuyucuları Çözümü Zor Ama Heyecan Dolu Bir Mantık Oyununa Davet Ediyor.
Kim olduğunuzu unutsaydınız kim olurdunuz?
Adam gözlerini açar, çıplak ve üşümüş ve boğulmak üzeredir. O ıssız okyanus kıyısında ondan başka kimse yoktur.
Tek hayat belirtisi az ilerideki içi boş bir Bmw'dir. Bu pahalı arabada üstüne tam oturan bir kıyafet, hırpalanmış haldeki ayaklarına uyan bir çift ayakkabı, Rolex saat ve Daniel Hayes adına kayıtlı bir araba ruhsatı bulur.
Ancak bir sorun vardı. Kim olduğunu, orada ne yaptığını hatırlamıyordu. Geçmişi, anıları, pişmanlıkları silinip gitmişti. Hatırlayabildiği tek şey bir kadın yüzüydü. Onun kim olduğunu bulmaktan başka çaresi yoktu. Birden bu kadının hayali onun evi, dünyası, umudu olmuştu. Ve belki de kendine geri dönüşünün tek yolu. Ancak bu yol onu soğuk bir gerçeğe götürecekti: Oraya gittiğinde karşılaşacağı bu gerçek karşısında, akıl labirentinden çıkmak hiç de kolay olmayacaktı.
Farkında olmadığı şey ise; o geçmişinin peşindeyken, tüm ülke de onun peşindeydi.
Akıl Oyunları
Charlie Giles, kariyerinin zirvesinde bir yönetici. Kendisine şifreli notlar bıraktığını asla hatırlamıyor. Kimi öldüreceğini tek tek sıraladığı listeye ilk defa görmüşçesine bakıyor. Nasıl olur da en yakınındaki insanı bile öldürmek ister? Anlam veremediği bu şifreli notları kendisinin yazdığından emin. Gelebilecek tehlikelere karşı onu uyaran Anne Pedersen adında biriyle konuşuyor fakat kadının adı kayıtlarda yok. Ölmüş bir adam görüyor ancak polisi oraya götürdüğünde ceset ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan yok oluyor. İşler daha da çığırından çıkmaya başladığında Charlie, kardeşi ve babası gibi şizofren olduğunu düşünmeye başlıyor. Kendisini durdurabilecek mi yoksa bu sonu olmayan akıl oyunlarına yenileri mi eklenecek? Çözebilmesi için halüsinasyonlar arasında tek bir gerçeğe ihtiyacı var ya da gerçeğe aykırı tek bir ayrıntıya. "Umulmadık sürprizler ve zihninizi kurcalayacak oyunlarla dolu bir roman. Muhteşem bir yapıt." -Tess Gerritsen- "Daniel Palmer okuyucuyu can evinden vuracak bir kitapla karşımızda. Karakter tahlilleri enfes. Son sayfaya kadar bitmek bilmeyen bir heyecan dalgası ve zekice düşünülmüş bir olay örgüsü." -John Lescroart- "Akıp giden bir konu, algılarınızı zorlayacak karakterler; net ve zekice kurgulanmış diyaloglar. Bir romandan başka ne beklersiniz? Çok yönlü bir yetenekten başlangıç vuruşu gibi bir ilk roman. Okuyucuyu daha da iştahlandıracak yazım tarzı ile tüylerinizi diken diken edecek bir okuma serüveni. Daniel Palmer, takip edilecek yazarlar arasındaki yerini bu kitapla perçinliyor." -Steve Berry-
Demir Ökçe – Modern Klasikler 23
Jack London’ın Demir Ökçe’si distopya edebiyatının ilk örneği olarak kabul edilir. Günümüzden yüz yılı aşkın bir zaman önce kaleme aldığı eserinde London, çok eski ama hiç eskimeyen bir hikâyeyi konu edinir. Ezen ve ezilen mücadelesi tüm çıplaklığıyla gözler önündedir. Amerika Birleşik Devletleri’ni pençesine almış olan Oligarşi, namıdiğer Demir Ökçe tüm şiddeti ve gaddarlığıyla emekçilerin üzerine yürümektedir. Teröristler, ekonomik ve siyasi ilişkiler, faşist devlet yapılanması sanki daha o zamandan yirminci yüzyılda insanlığın yaşayacağı acı olayların habercisi gibidir... Jack London ya da doğduğunda kendisine verilen isimle John Griffith, 12 Ocak 1876'da San Francisco'da doğdu. İlk teknesi Razzle Dazzle'la San Francisco Körfezi'nde maceralı bir hayata atıldı. Kaçak istiridye avladı, Japonya'da fok avlayan bir gemide tayfalık yaptı, ABD'yi bir başına dolaştı. Yaşam tarzını değiştirmeye karar verip Oakland'a döndü, liseye başladı; sınavlarını dışırdan vererek üniversiteye girdi. 1897'de altın aramak isteyen binlerce kişi gibi Jack London da Kanada'ya gitti ve bu yolculuk yazarlığının keşfi oldu. Bir yıl kaldığı Klondike hakkında, 1903'te yayınlanan Vahşetin Çağrısı ile 1906'da çıkan Beyaz Diş dahil çok sayıda öyküyü kaleme aldı. 22 Kasım 1916'da geride bıraktığı 15 eseriyle, hayata gözlerini yumdu. Beyaz Diş ve Vahşetin Çağrısı ile başladığımız Jack London'ın bütün eserleri dizisini Demir Ökçe ile sürdürüyoruz.
Kilimanjaro’nun Karları
Kilimanjaro'nun Karları, Hemingway'in çok beğenilen ve en popüler yapıtlarından seçilmiş on kısa öyküden oluşmaktadır. Öyküler, Kazanan Hiçbir Şey Almaz, Kadınsız Erkekler, Beşinci Kolon ve İlk Kırk Dokuz Öykü isimli yapıtları arasından seçilmiştir. Ayrıca, Hemingway'in yetişkinler için yazdığı öyküler arasında bir Amerikan dergisinde yer almaya değer bulunan ilk eseri Katiller ve babasının intiharına ilk kez gönderme yapan otobiyografi tadındaki Babalar ve Oğullar da yer almaktadır.
Hemingway'in biyografisini yazan Carlos Baker, Francis Macomber'in Kısa ve Mutlu Yaşamı adlı kısa öyküsünü, "öz-gözlemin, kulaktan dolma bilgilerin ve uydurmaların harika birleşimi" olarak nitelendirmiştir. Hemingway'in "Bütün gerçekleri burada anlattım" diyerek pek övündüğü, kitaba ismini veren kısa öyküyse, içinde, üstüne romanlar yazılacak kadar çok malzeme barındırmaktadır. Sadeliklerinin güzelleştirdiği, yaratıcılıklarıyla heyecan veren, özenle işlenmiş her kelimesiyle türünün en iyi örneklerinden olan bu kısa öyküler, Amerikalı usta yazarı daha da yüceltiyor.
Martin Eden – Modern Klasikler 38
Jack London’ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, 20. yüzyıl başında sosyal ve ideolojik meseleler ağırlıklı içeriğiyle Amerikan edebiyatında büyük ölçüde kabul görmüştür. London farklı sınıflar arasındaki zihniyet ve değer farklarını gözlerimizin önüne sererken, statü ve servetin Amerikan toplumundaki hayati önemine işaret eder. Romanın ana temalarından biri, başarı ve refah yolunun sosyal sınıf farkı gözetilmeksizin herkese açık olduğu şeklinde özetlenebilecek Amerikan Rüyası’dır. Ya da bu idealin yarattığı muazzam hayal kırıklığı…
London, romanı bir sanatçının çıraklıktan olgunluğa geçiş sürecini işleyen Künstlerroman geleneğinde yazmıştır. Martin’in aşkı uğruna eğitimsiz genç bir işçiden başarılı ve rafine bir yazara dönüşüm mücadelesini anlatır. Kahramanı hedefine ulaştığında ise motivasyonunu ve heyecanını çoktan yitirmiş, trajik bir sona doğru sürüklenmektedir artık…
Yaşlı Adam Ve Deniz – İhtiyar Balıkçı
Yaşlı Adam ve Deniz (İhtiyar Balıkçı), Ernest Hemingway'in ölümsüz eserlerinden biridir.
Yaşlı bir Kübalı balıkçının açık denizde Gulf Stream'e kapılmış olarak dev bir kılıçbalığıyla olan can yakıcı mücadelesini, son derece sade ve kuvvetli kelimelerle anlatır. Bu hikâyesiyle Hemingway, yenilgiye karşı cesaret, kayba karşı şahsi başarı temasını kendine has modern üslubuyla yeni baştan anıtlaştırmıştır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.