Yolda
₺235,00 Orijinal fiyat: ₺235,00.₺200,00Şu andaki fiyat: ₺200,00.
Buket Uzuner, Marakeş’ten Helsinki’ye, Honolulu’dan Madrid’e, Berlin’den Hiroşima ve Montreal’e uzanan yollarda rastladığı çoğu sıradan insanın sıradışı yol hikâyelerini Yolda anlatıyor.
Birbirinden çok farklı kentler, diller, kültürler, yemekler ve karakterler İstanbullu bir yazarın imgeleminden aynı insanî ve evrensel yolculuğun birer yolcusuna dönüşüyor.
Yolda bir sırlar kitabı. Uzun tren, uçak veya otobüs yolculuklarında tesadüfen yanımızda oturan bir yabancı yolcuya onu bir daha hiç göremeyeceğimizi bilmenin rahatlığıyla bazen en büyük sırrımızı rahatça açar, anlatır, ferahlarız. Fakat ya o yabancı yolcu bir yazarsa ve bir gün Yolda adlı bir kitap yazacaksa? Elbette gerçek adlar korunarak, elbette edebiyatın “esirgeyen gökleri”, “kışkırtıcı rüzgarları” ve “ürperten yağmurları” eşliğinde…
Yolda: yedi kentin yedi gezgin öyküsü!
| Yayınevi | Everest Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Buket Uzuner |
| Baskı Yılı | 2016 |
1 adet stokta
Everest Yayınları – Yolda
/n
Buket Uzuner, Marakeş’ten Helsinki’ye, Honolulu’dan Madrid’e, Berlin’den Hiroşima ve Montreal’e uzanan yollarda rastladığı çoğu sıradan insanın sıradışı yol hikâyelerini Yolda anlatıyor.
Birbirinden çok farklı kentler, diller, kültürler, yemekler ve karakterler İstanbullu bir yazarın imgeleminden aynı insanî ve evrensel yolculuğun birer yolcusuna dönüşüyor.
Yolda bir sırlar kitabı. Uzun tren, uçak veya otobüs yolculuklarında tesadüfen yanımızda oturan bir yabancı yolcuya onu bir daha hiç göremeyeceğimizi bilmenin rahatlığıyla bazen en büyük sırrımızı rahatça açar, anlatır, ferahlarız. Fakat ya o yabancı yolcu bir yazarsa ve bir gün Yolda adlı bir kitap yazacaksa? Elbette gerçek adlar korunarak, elbette edebiyatın “esirgeyen gökleri”, “kışkırtıcı rüzgarları” ve “ürperten yağmurları” eşliğinde…
Yolda: yedi kentin yedi gezgin öyküsü!
İlgili ürünler
Eyvah. Dayım Kayboldu! – Uçuk Kaçık Ailemle Maceralar
Uçuk Ailesi olarak yeni bir tatile ve yine kaçık bir maceraya doğru yola çıkıyoruz! Her şey, tatilimizin başlangıcı olan otel odasında gece altı kişi yatıp, sabah beş kişi kalkmamızla başladı!
Başta dayımın kaybolmuş olmasına ihtimal vermemiştik. Ancak polislerle birlikte güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğimiz an, işler daha da karıştı. Dedem, kumlara gömülmenin verdiği zevki yaşayamadan “Reham!” diye feryat ederken buldu kendini. Annem ve babam, rötarlı bir panik yaşarken Neşe ise kapı eşiğine yerleştirdiği tuzağın derdine düştü. Ben mi? Ben de polisleri bile hayrete düşürecek bir kaçırılma vakasının orta yerinde, çay içiyorum işte. Hem de dayımı kaçıran adamlarla birlikte!
Anlayacağın, hayallerin önce suya düştüğü sonra balıklama yüzdüğü, kafa karıştıran, beyin yakan acayip bir tatil macerası bu
Falaka – Parıltı Yayınları
Stage-1 Animal Farm – İngilizce Hikaye
All Animals Are Equal
But Some Animals Are More Equal
Than Others
This story takes place on a farm in England. The animals of Manor Farm work too hard for the farmer Mr. Jones and they do not get much back in return for all of their work.
A wise pig named Old Major calls the animals together to give them a speech and to tell them about his dream. That is the start of the revolution. The animals decide that they will have better lives if they run the farm by themselves. They chase the humans away and write their own rules for their new farm: Animal Farm. They learn how to do everything by themselves. They even learn some human skills too like reading and writing.
But, will life on Animal Farm really be better than it was on Manor Farm? Will the animals really work less and have more? Will they really have more freedom? Or will things be worse than before?
Stage-3 1984 – İngilizce Hikaye
War Is Peace
Freedom Is Slavery
Ignorance Is Strength
1984 was written by George Orwell in the year 1948, and is his idea of what the future might be like, 36 years later, in 1984.
1984 is a story about a man named Winston Smith. He is a man who is living in what was once England, but is now a scary place controlled by Big Brother. Big Brother is always watching.
There are cameras spying on Winston everywhere he goes. Even in the privacy of his own home there is no privacy.
Winston knows that it isn’t right, but can’t do anything about it because even to have a bad thought against the government is a thought crime. Winston writes down some of his thoughts and ideas in a notebook. This is also a crime and Winston knows that he could be punished for it, but he does it anyway. The more he writes down the more he begins to understand and remember.
But, how much can he really ever understand?
Yıldırım Sesli Manasçı-Asker Çocuğu-Beyaz Yağmur
Cengiz Aytmatov’un birbirinden güzel üç hikayesinin yer aldığı kitap; aslında insan, mekan ve hafıza arasında birbirini sürekli besleyen ilişkinin göz önüne serilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Aytmatov, Asker Çocuğu isimli hikayesinde tıpkı çocuk kahramanların olduğu diğer hikayelerindeki gibi, çocuğa uçsuz bucaksız bir hayal dünyası vermiştir. Yazarın bu hikayesinde yetim bir çocuğun babaya duyduğu hasret okuyucuya öyle kuvvetli hissettirilmiştir ki, kısacık bir hikayede bunu başarmak elbette Aytmatov’un ustalığını bir kez daha ispatlamaktadır. Beyaz Yağmur hikayesinde aşkın tertemiz halini, Yıldırım Sesli Manasçı’da ise ölümsüz olanın fikir olduğunu anlatan Aytmatov, şu sözlerle Kırgız kahramanını bir Manas anlatıcısına dönüştürür: “Bu dünyada insanlar doğar ve ölür. (…) Ama dünyada, insan hafızası zamana meydan okur. İnsanın kendi hayatı, göz açıp kapatıncaya kadar geçen zaman kadar kısadır. Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir. Ve bu fikirler insandan insana geçer. Ölümsüz olan Manas’tır”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.