Yaşlı Adam Ve Deniz – İhtiyar Balıkçı
₺275,00 Orijinal fiyat: ₺275,00.₺225,00Şu andaki fiyat: ₺225,00.
Yaşlı Adam ve Deniz (İhtiyar Balıkçı), Ernest Hemingway’in ölümsüz eserlerinden biridir.
Yaşlı bir Kübalı balıkçının açık denizde Gulf Stream’e kapılmış olarak dev bir kılıçbalığıyla olan can yakıcı mücadelesini, son derece sade ve kuvvetli kelimelerle anlatır. Bu hikâyesiyle Hemingway, yenilgiye karşı cesaret, kayba karşı şahsi başarı temasını kendine has modern üslubuyla yeni baştan anıtlaştırmıştır.
| Yayınevi | Bilgi Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Ernest Hemınway |
| Baskı Yılı | 2016 |
18 adet stokta
Bilgi Yayınevi – Yaşlı Adam Ve Deniz – İhtiyar Balıkçı
/n
Yaşlı Adam ve Deniz (İhtiyar Balıkçı), Ernest Hemingway’in ölümsüz eserlerinden biridir.
Yaşlı bir Kübalı balıkçının açık denizde Gulf Stream’e kapılmış olarak dev bir kılıçbalığıyla olan can yakıcı mücadelesini, son derece sade ve kuvvetli kelimelerle anlatır. Bu hikâyesiyle Hemingway, yenilgiye karşı cesaret, kayba karşı şahsi başarı temasını kendine has modern üslubuyla yeni baştan anıtlaştırmıştır.
İlgili ürünler
Afrika’nın Yeşil Tepeleri
Hemingway, Avrupa'da bulunduğu yıllarda sık sık Afrika'ya avlanmaya gitmiştir. Kendi ülkesinde de balıkçılıkla birlikte, avlanmanın her türüne ilgi duymuş; çoğunlukla avlanabileceği yerlerde yaşamış; daha sonra da bunları birbirinden güzel öykülerle anlatmıştır. Afrika'nın Yeşil Tepeleri, yalnızca avcılığı, avlanmayı anlatan bir yapıt değildir. Kitapta, bir yandan tüm canlı cansız varlıklarıyla Afrika'nın doğasını, bir yandan da kendi yaşamıyla, yaşam felsefesiyle Hemingway'i bulacaksınız.
Avcılık, doğal yaşam, hayvan hakları gibi konular üstüne düşünen herkesin okuması gereken bir kitap olan Afrika'nın Yeşil Tepeleri, Küçük İskender'in önsözü ve Fatma Aylin Sağtür'ün özenli çevirisiyle av tutkunlarının iç dünyasına tutulmuş bir ayna gibi.
Afrika'nın Yeşil Tepeleri baştan sona gözden geçirilip yenilendi, içinde Hemingway'in Afrika günlerinden fotoğrafların ve el yazması müsvedde örneklerinin bulunduğu, kuşe kâğıda basılmış 21 görselle zenginleştirildi.
Çavdar Tarlasında Çocuklar
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'i ve Ackley'i bile sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye birşey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında çocuklar, Salinger'in tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, bir Noel öncesi başına gelenler.
Bu sürecin bir psikaytri kliniğinde noktalanışı. Holden Caulfield'in masumiyet arayışının iç burkucu romanı.Belki de Salinger'ın. 1993'te Franny ve Zoey ile Dokuz Öykü adlı kitaplarını yayımladığımız Salinger'in , 1963'ten bu yana yeni bir yapıt yayımlamamasına ve nerdeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor.
Dövüş Kulübü
İlk kez yayımlandığı 1996’dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan ve sinemaya da aktarılan Dövüş Kulübü, bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor.
Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı haline getirmiş, insani yakınlığı kanser dayanışma gruplarında arayan genç bir adam. Aynı dayanışma gruplarının bir başka müdavimi, toplum kaçkını bir genç kadın. Ve Tyler Durden; yalanlar ve mutsuzlukla dolu bir dünyaya kendi yöntemleriyle saldıran yarı çılgın bir kurtarıcı, baştan çıkarıcı bir intikam meleği. Tyler’ın felsefesine göre, tüketim kültürünün uyuşturucu etkisinden kurtulmanın yolu, fiziksel acıyla tanışarak yeniden doğmaktır. Çok geçmeden, gecenin geç saatlerinde bar bodrumlarında toplanan gizli bir “dövüş kulübü”, ülkenin dört bir yanını saracaktır. Ama Tyler’ın dünyasında sınırlara ve kurallara yer yoktur. Kendi bedenini örseleyen bir müritler ordusu, toplum düzenini ve konformizmi imha etmek üzere Tyler’ın peşine takılır...
Chuck Palahniuk’un ilk romanı, tüketim kültürüne, hırs ve üstünlük duygusuna, güzellik idealine ve iş dünyasına zehir zemberek bir eleştiri yöneltiyor. Palahniuk, karanlık bir mizahla desteklediği güçlü ve çarpıcı üslubuyla, yaşadığımız dünyanın çirkin suretine ayna tutuyor.
Son dönemin en özgün, en sarsıcı romanları arasında sayılan Dövüş Kulübü bir klasik eser düzeyine ulaşıyor...
Kadınsız Erkekler
Kadınsız Erkekler Ernest Hemingway'in gençlik yapıtlarının en önemlilerinden biridir. İçindeki on dört öykü, daha sonra yazacağı konuları yansıtmaktadır; savaştan kaynaklanan acılar, erkeklerle kadınlar arasındaki tedirgin ilişki, spor ve sportmenlik... Kötü Hikâye'de ünlü matador Maera'ya ölümsüz bir ağıt yakmıştır Hemingway. Bir Başka Ülke'de, savaşta yaralarının iyileşmesini beklerken eşinin vakitsiz ölümünün yasını tutan bir İtalyan subayını anlatmaktadır. Katiller, Chicago'lu iki kiralık katille öldürecekleri adamın öyküsüdür. Kızılderili sevgilisi Prudence tarafından aldatılan Nick Adams, yazarın daha sonraki öykülerine On Kızılderili'yle giriş yapar. Beyaz Fillere Benzeyen Tepeler ise genç bir çiftin çocuk aldırma üstüne yaptığı yürek burkan, alçak sesli bir tartışmadır. Genç Hemingway, kendine özgü keskin, vurucu bir anlatımla kaleme aldığı bu yapıtlarla Amerika'nın en iyi öykücüsü olarak belirmeye başlamıştır.
Mülksüzler
"...Vermediğimiz şeyi alamazsınız,
kendinizi vermeniz gerekir.
Devrim'i satın alamazsınız.
Devrim'i yapamazsınız.
Devrim olabilirsiniz ancak.
Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiç bir yerde değildir."
Konuşmasını bitirirken, yaklaşan polis helikopterlerinin gürültüsü sesini boğmaya başladı.
"Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı.
"Odoculuk anarşizmdir.
Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı verirse versin bunun adı tedhişçiliktir. Aşırı sağın sosyal-Darwinist ekonomik özgürlükçülüğü de değil; düpedüz anarşizm: eski Taocu düşüncede öngörülen, Shelley ve Kropotkin'in, Goldmann ve Goodman'ın geliştirdiği biçimiyle.
Anarşizmin baş hedefi, ister kapitalist isterse sosyalist olsun, otoriter devlettir; önde gelen ahlaki ve ilkesel teması ise işbirliğidir (dayanışma, karşılıklı yardım)
Tüm siyasal kuramlar içinde en idealist olanı anarşizmdir; bu yüzden de bana en ilginç gelen kuramdır."
Ses Ve Öfke
Yüzyılın klasikleri arasına girmiş bir roman Ses ve Öfke. Faulkner'ın, kendine özgü yoğun dili ve kurgusuyla, yaşananları, düşünülenleri, yayılan ya da sıkışan duyguları tüm bir atmosfer içinde vermekteki ustalığını doyasıya gösteren bir roman. Ses ve Öfke'de, ABD'nin güneyinde yaşayan Compson ailesinin dağılışı farklı bilinçlerle izleniyor. Zihinsel engelli oğul Benjy'nin, suçluluk ve onur duygularıyla azap çeken ağabeyi Quentin'in, sert, mantıklı ve kurnaz diğer erkek kardeşi Jason'ın anlatımlarıyla ailede yaşananlar yavaş yavaş açığa çıkıyor. Kız kardeş Candace'ten Jason'ın vasiliğini aldığı yeğeni Quentin'e, zenci hizmetçi Dilsey'den torunu Luster'a pek çok karakterin sahiciliği ve olayların evrensel trajedisi, Faulkner'in diliyle bir cam kırığı kadar keskin, bir öfke ânı kadar yüksek sesli.
Son 10 Saniye
Troia Surlarının Ardında
Binlerce yıl öncenin Ege dünyasında karşılaşan iki genç kadın... Biri, ülkesi Sparta'yı, evini, hatta çocuğunu terk ederek, aşığı Paris'le birlikte Troia'ya kaçan ve dünyanın en güzel kadını olduğu söylenen, Helena. Diğeri, Batı Anadolu'nun en zengin kenti Troia'nın, olacakları önceden bilen, ama sözlerine inanılmayan yalnız prensesi, Kassandra. Ve onların gözünden, Yunanlar'la Troialılar arasında on yıl süren kanlı bir savaşın öyküsü. Yitirilen binlerce yiğidin, yok olan bir krallığın ve yazgılarına başkaldıran kadınların romanı.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.