Tembellik Hakkı
₺70,00 Orijinal fiyat: ₺70,00.₺57,75Şu andaki fiyat: ₺57,75.
Çalışmak, üretmek, daha çok çalışmak, daha çok üretmek… Erken kalkmak. İşe gitmek. Mesai yapmak. Öğle arası vermek. Mesai yapmak. Emekli olmak. Para biriktirmek. Borçlanmak. Borç ödemek. Çalışmak. Sonuna kadar çalışmak. Daha… Daha…
İnsanoğlunun icat ettiği ve sonunda kendisini kaptırdığı döngü. “Çalış, üret, çalışmazsan aç kalırsın, üretmezsen toplumda yerin yok…” Varsa bir büyük ideal çalışmaktır o anlayışı.
Bugün dünya, her insanın durmaksızın üretmesini, çalışmasını istiyor. Neredeyse elden ayaktan düşünceye kadar çalış-a-mayanlar, dışlanıyor, çaresiz bırakılıyor. Çalışma kutsanıyor. Diğer yollar adeta lanetleniyor.
Bu sistem, insanların yaşamak, asgari ihtiyaçlarını giderecek şekilde hayatını sürdürmesi için mutlak çalışmak zorunda olduğu bir sistem. Açıkları, eşitsizlik ve adaletsizlikleri olan bir düzen.
Paul Lafargue, bütün bunlara başkaldırıyor. “Tembellik hakkı” diye ironik bir şekilde isimlendirse de düşüncesini, asıl derdi başka. Aylaklığı önermiyor mesela. İnsanın değer üretilebilecek zamandan mahrum bırakılmasına karşı çıkıyor. Özgürleşmeyi dert ediniyor. Bir türlü bitmek bilmeyen uzun mesai saatlerinin, sınırlı sayıdaki insanı zenginleştirmekten başka bir sonuç doğurmadığını ve devasa bir insan kitlesinin bu çarkın dişlileri arasında heba olup gittiğini vurguluyor.
Bu çetin ve vurucu kitap, kapitalist çalışma düzeni karşısına dikilen düşünce anıtı.
Her satırında modern zamanların öyküsü akıyor.
| Yayınevi |
Kırmızı Kedi Yayınevi |
|---|---|
| Yazar |
Paul Lafargue |
| Sayfa Sayısı |
56 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2020 |
| Boyut |
"12 ,00" ,50 X 21 |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Kırmızı Kedi Yayınevi – Tembellik Hakkı
Çalışmak, üretmek, daha çok çalışmak, daha çok üretmek… Erken kalkmak. İşe gitmek. Mesai yapmak. Öğle arası vermek. Mesai yapmak. Emekli olmak. Para biriktirmek. Borçlanmak. Borç ödemek. Çalışmak. Sonuna kadar çalışmak. Daha… Daha…
İnsanoğlunun icat ettiği ve sonunda kendisini kaptırdığı döngü. “Çalış, üret, çalışmazsan aç kalırsın, üretmezsen toplumda yerin yok…” Varsa bir büyük ideal çalışmaktır o anlayışı.
Bugün dünya, her insanın durmaksızın üretmesini, çalışmasını istiyor. Neredeyse elden ayaktan düşünceye kadar çalış-a-mayanlar, dışlanıyor, çaresiz bırakılıyor. Çalışma kutsanıyor. Diğer yollar adeta lanetleniyor.
Bu sistem, insanların yaşamak, asgari ihtiyaçlarını giderecek şekilde hayatını sürdürmesi için mutlak çalışmak zorunda olduğu bir sistem. Açıkları, eşitsizlik ve adaletsizlikleri olan bir düzen.
Paul Lafargue, bütün bunlara başkaldırıyor. “Tembellik hakkı” diye ironik bir şekilde isimlendirse de düşüncesini, asıl derdi başka. Aylaklığı önermiyor mesela. İnsanın değer üretilebilecek zamandan mahrum bırakılmasına karşı çıkıyor. Özgürleşmeyi dert ediniyor. Bir türlü bitmek bilmeyen uzun mesai saatlerinin, sınırlı sayıdaki insanı zenginleştirmekten başka bir sonuç doğurmadığını ve devasa bir insan kitlesinin bu çarkın dişlileri arasında heba olup gittiğini vurguluyor.
Bu çetin ve vurucu kitap, kapitalist çalışma düzeni karşısına dikilen düşünce anıtı.
Her satırında modern zamanların öyküsü akıyor.
İlgili ürünler
Blackpınk
Jisoo, Jennie, Lisa ve Rosé… Bu birbirinden yetenekli ve güzel dört kız, bundan yıllar önce hayatlarındaki en büyük tutku olan müziğin peşinden gitmeye karar verdiklerinde, günün birinde tüm dünyayı kendilerine hayran bırakacaklarını tahmin edebilirler miydi?
Hayranların uzun bekleyişinin ardından 2016 yılında çıkışını yapan efsanevi K-Pop grubu Blackpink, bir ay gibi kısa bir sürede neredeyse tüm müzik listelerinde üst sıralara yerleşmiş ve ileride neler başarabileceklerinin sinyalini vermişti. Çok geçmeden dünyanın her yerinde konserler vermeye başladılar ve milyonlarca hayran kazandılar. Onları bu kadar başarılı yapan şey ise yıllarca gece gündüz çalışıp kendilerini geliştirmeleri, her seferinde daha iyi sahne performansları sergilemek için gösterdikleri çaba ve en önemlisi, hayran grupları Blink’in tükenmeyen sevgisiydi. Bu kitap sayesinde herkes tarafından çok sevilen Blackpink üyeleri ve Blink’ler hakkında pek çok şey öğrenecek, K-Pop dünyasının derinlerine ineceksiniz.
Hachiko
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. Köpekler, yüzyıllardan beri insanların en sadık
dostlarıdır. Ancak bazı dostluklar, filmlere ve kitaplara konu olacak kadar büyük izler bırakmıştır hafızalarda. Sahibini yıllarca, sabırla beklediği tren istasyonuna heykeli dikilen Hachiko’nun hikayesi, genç yaşlı demeden tüm kalpleri ısıtacak türden. Hachiko bize hiçbir zaman vazgeçmemeyi öğretti. Bize sadakati ve bağlılığı öğretti. Umudu ve inancı öğretti. Sabrı ve sorumluluğu öğretti. Ama hepsinden öte, Hachiko bize arkadaşlığın gerçek anlamını ve Sevdiklerimizi asla unutmamayı öğretti.
Teşekkürler, Hachıko.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.