Tanrıların Altını
₺0,00
Kitapları dünya genelinde milyonlarca okuyucuyu büyüleyen ve bildiğimiz tarihi tekrar tekrar sorgulayan Erich von Däniken, devrim niteliğindeki teorileri için şaşırtıcı ve yeni kanıtlar sunuyor. Erich von Däniken’in klasikleşmiş kitabı Tanrıların Altını, kaybedenlerin Dünya’ya çekilip yerleştiği galaksiler arası bir “tanrılar savaşı”nın yeni kanıtlarını ortaya çıkarıyor. Ekvador’un uçsuz bucaksız, gizemli yeraltı dünyası, altınla dolu mağaralar, Büyük Tufan zamanına uzanan som altından yazılar, deşifre edilmemiş çizimler, von Däniken’in tarih öncesi “tanrılar çağı” teorisini kuvvetlendiriyor. Evrende bizim dışımızdaki zeki varlıklarla bağlantıya geçmek için geçmişin ve bugünün izlerini süren kitap, yazarın iddialarını fotoğraflarla destekliyor. Belki de yeterince kulak verilmemiş bu gerçekler ışığında tanıdık masallara veda etme vakti çoktan gelmiştir!
Tanrıların Arabaları kitabıyla milyonlarca okura ulaşan, merak uyandıran soruları ve fotoğraflı kanıtlarıyla sorgulanmayan savları altüst ederek Antik Uzaylı teorisinin babası kabul edilen Erich von Däniken, yepyeni bilgilerle okurlarını bir kez daha şaşırtacak. Tanrıların Altını, ilk yayımlandığı 1972 yılından beri sayısız dile çevrilen bir klasik. Binlerce yıl öncesine uzanan som altınla dolu mağaralar, bilimin açıklayamadığı çizimler, bildiğimiz tarihsel bilgilerle uyuşmayan toplumlar ve üstü açılmamış gerçeklerle dolu bir araştırmanın eseri olan bu kitapta yine cesurca meydan okuyor Daniken. Tanrıların Altını, bu dünyaya ait olamayacak zeki varlıkların olduğunu kanıtlamayı hedefleyen sıra dışı bir çalışma.
| Yayınevi | Artemis Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Erich Von Daniken |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
Stokta yok
Artemis Yayınları – Tanrıların Altını
Kitapları dünya genelinde milyonlarca okuyucuyu büyüleyen ve bildiğimiz tarihi tekrar tekrar sorgulayan Erich von Däniken, devrim niteliğindeki teorileri için şaşırtıcı ve yeni kanıtlar sunuyor. Erich von Däniken’in klasikleşmiş kitabı Tanrıların Altını, kaybedenlerin Dünya’ya çekilip yerleştiği galaksiler arası bir “tanrılar savaşı”nın yeni kanıtlarını ortaya çıkarıyor. Ekvador’un uçsuz bucaksız, gizemli yeraltı dünyası, altınla dolu mağaralar, Büyük Tufan zamanına uzanan som altından yazılar, deşifre edilmemiş çizimler, von Däniken’in tarih öncesi “tanrılar çağı” teorisini kuvvetlendiriyor. Evrende bizim dışımızdaki zeki varlıklarla bağlantıya geçmek için geçmişin ve bugünün izlerini süren kitap, yazarın iddialarını fotoğraflarla destekliyor. Belki de yeterince kulak verilmemiş bu gerçekler ışığında tanıdık masallara veda etme vakti çoktan gelmiştir!
Tanrıların Arabaları kitabıyla milyonlarca okura ulaşan, merak uyandıran soruları ve fotoğraflı kanıtlarıyla sorgulanmayan savları altüst ederek Antik Uzaylı teorisinin babası kabul edilen Erich von Däniken, yepyeni bilgilerle okurlarını bir kez daha şaşırtacak. Tanrıların Altını, ilk yayımlandığı 1972 yılından beri sayısız dile çevrilen bir klasik. Binlerce yıl öncesine uzanan som altınla dolu mağaralar, bilimin açıklayamadığı çizimler, bildiğimiz tarihsel bilgilerle uyuşmayan toplumlar ve üstü açılmamış gerçeklerle dolu bir araştırmanın eseri olan bu kitapta yine cesurca meydan okuyor Daniken. Tanrıların Altını, bu dünyaya ait olamayacak zeki varlıkların olduğunu kanıtlamayı hedefleyen sıra dışı bir çalışma.
İlgili ürünler
Dune Sapkınları – Bilimkurgu Klasikleri
II. Letonun ... bilinen evrenin her yanına korku salan Tiranın ... üç bin yıldan uzun bir süre boyunca tahtında hüküm sürmüş Tanrı imparatorun ... Arrakisin en ünlü solucanının ölümünün ardından da artık binlerce yıl geçti. Ama yine de hiç kimse emin değil Tiran gerçekten öldü mü ... yoksa ta en başından beri hazırlayıp yürüt tüğü Altın Yol denen o korkunç sistem hala güçlü bir şekilde işliyor mu İnançlı olan kim sapkın olan kim?
Geri Giden Saat
“Edward Page Mitchell, Amerika’dan çıkan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri.” –Sam Moskowitz
“Bu öykülerin her biri ziyadesiyle ilgi çekici.” –Lester Del Rey
“Amerikan bilimkurgusunun kayıp devi” olarak tanımlanan, yazdıklarının çoğunu New York’taki The Sun gazetesinde imzasız olarak yayımlayan Edward Page Mitchell, birçok konuda ilklerin yazarı. Geri Giden Saat ise yazarın en seçkin bilimkurgu öykülerinin bir araya getirildiği, özgün bir öykü derlemesi.
Bilimkurgunun en büyük yazarlarından biri olan H.G. Wells’e de ilham olduğu düşünülen Edward Page Mitchell aynı zamanda döneminin en başarılı gazetecilerinden biridir. Öyküleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da 1973’te bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz’in titiz çalışması ve yayımladığı detaylı bir derlemeyle hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır.
Sevdiği kadınla evlenebilmek için matematiğin sınırlarında gezinmek zorunda kalan bir genci anlatan “Takipomp”, bilimsel bir süreç sonucu görünmez kalan bir adamın trajedisini gözler önüne seren “Kristal Adam”, bir zaman makinesini konu alan ilk öykü olan “Geri Giden Saat”, bu derlemedeki öykülerden sadece birkaçı.
Zaman yolculuğu, androidler, zihin transferi, bilgisayarlar… Geri Giden Saat’in sayfalarında bilimkurgu tarihinin derinliklerinden gelen ilklere şahit olacaksınız.
Geri Giden Saat, bilimkurgunun ilk kıvılcımları.
Hayat Oyunu
Özerkin Hisarı – Yeni Güneş Kitabı 4
“Günümüzün kesinlikle en iyi, en özgün yazarlarından. Eserleri benzersiz, hipnotize edici, hiçbir şeyle kıyaslayamamak korkutucu.” –Harlan Ellison
John W. Campbell En İyi Bilimkurgu Romanı Ödülü / Prix Apollo
Sizin İçin Tüm Vaatlerimi Yerine Getirdim Mi?”
Bilimkurgunun Melville’i olarak bilinen Gene Wolfe, spekülatif edebiyatın sınırlarını zorlayan, fantaziden bilim ve bilimden de fantazi çıkarmayı başaran, türün her alanında eşit muazzamlıkta eserler veren ender yazarlardan biri. Wolfe’un dilin ve türün imkânlarını sonuna kadar kullandığı, bilimkurgunun Ulysses’i olarak da anılan Yeni Güneş Kitabı dörtlemesinin son cildi Özerkin Hisarı başladığı yerde bitiriyor yolculuğu.
Günümüzden yüz binlerce yıl sonrası. Ancak öyle bir gelecek ki geçmişten farkı yok. Bugüne ait kültür ve olaylar artık bir anı bile değil. Gezegen, beklenmedik ve gizemli biçimlerde değişimler geçirmiş. Güneş’in ömrünün sonu gelmiş, sönmekte.
Severian bir zamanlar işkenceciydi, ardından liktor görevini üstlendi, şimdiyse yazgısındaki asıl mertebeye erişmek üzere. Ama önce ölü bir askeri diriltmeye çalışacak, ateşler içinde hasta yatacak, daha sonraysa dinleyeceği dört hikâyenin en iyisini seçecek.
Dörtlemenin son kitabında, Severian kadim bir nesneyi asıl sahiplerine teslim edecek, büyük bir savaşın içinde bulacak kendini, Harçâlem’in Özerki ile tanışacak en nihayetinde ve zamanın ötesindeki yeşil adam ile karşılaşacak bir kere daha. İnsanlığın yıldızlara tekrar erişip erişmemesi onun elinde artık. Güneş ise bir gün ölecek elbette. Peki, Yeni Güneş doğacak mı yine?
Özerkin Hisarı, tek bedende birden fazla ömrün kitabı.
Vakıf Ve İmparatorluk
Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü
1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.
Vakıf, çökmekte olan İmparatorluk’a rakip olacak kadar gelişmişti. Üstün teknolojisi ve diğer gezegenlerin sahip olmadığı enerji kaynaklarına ulaşabilmesi sayesinde Galaksi’nin dört bir yanından destek görüyordu, kısacası her şey Seldon’ın Planı’na göre ilerliyordu. Ancak öngörüsünü geniş kitleler üzerinden yapan bu plan, giderek daha da güçlenen bir kişiyi hesaba katmamıştı: duyguları ve düşünceleri kontrol etme gücü olan Katır’ı. Katır’ın, Galaksi’yi ele geçirmesini engelleyen tek şey ise yeri gizli tutulan ve insanların bu sırrı korumak adına ölmeyi göze aldığı, gizemli İkinci Vakıf’tı.
Yeryüzü’ne Düşen Kız
İNSANLIĞI KURTARMAK İÇİN NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN?
Aria, hastalıkların ve hatta ölümün olmadığı, çok düzenli bir gezegende yaşar. Artık Dünya, insanların üzerinde çalışabilmek ve deneyimlerinden bir şeyler öğrenebilmek için yüzyıllar önce deneklerle doldurdukları 'Gölge Gezegenleri'dir. Şimdiyse deney sona ermek üzeredir ve Aria, bilim insanı babasıyla birlikte Dünya'ya giderek insanları yok edecek bir olaylar zincirini başlatmak zorundadır. İnsanların değersiz olduğuna inandırılarak yetiştirilen Aria, kendisinin de yarı insan olduğunu keşfedince şok olur. Dünya sakinlerinin ölümlü olmalarına rağmen hayattan keyif aldıklarını ve sevgi dolu olduklarını görünce hayrete düşer. Ancak bunu anladıktan sonra, onları ve kendisini bu felaketten nasıl kurtarabilir?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.