Sıfırdan Zirveye
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺248,00Şu andaki fiyat: ₺248,00.
Lise son sınıftayken fizik öğretmenim Yüksel Tezcan Hanım’ın bana getirip verdiği bir gazete ilanı kaderimi değiştirecekti. Bir akşam saatinde hayaller kurarken, TRT radyosundan “Kemal Şahin” adını duyunca en büyük hayalim gerçek olmuştu. Sevinçten havalara uçtum. O an hayatımın dönüm noktasıydı.
Doğduğum topraklar Toros Dağları, bana azmi, mücadeleyi ve ufuklara yelken açmayı öğretti. Almanya’da mühendislik eğitimimi tamamladığımda bana çalışma izni vermediler. Orada kalmak için pes etmedim ve küçük bir butikle ticarete başladım. Zamanın 5000 markı elimdeki tek sermayem değildi. Benim iyi eğitimim, güvenilirlik ve dürüstlük gibi servetim vardı.
Önce aileniz, öğretmenleriniz, arkadaşlarınız sizi yetiştirir. İş hayatı olgunlaştırır. Kitaplar, ilham aldığınız insanlar, rakipleriniz ve hatalarınız sizleri güçlendirir. Böylece zirveye doğru yol alırsınız. Bazılarınız sadece dağı, bazılarınız da dağın arkasındaki yıldızı görür. Hedefleri yakaladıkça daha da hızlanırsınız.
Hedefiniz gittiğiniz yoldur…
| Yayınevi | Kırmızı Kedi Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Kemal Şahin |
| Sayfa Sayısı | 264 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
18 adet stokta
Kırmızı Kedi Yayınevi – Sıfırdan Zirveye
/n
Lise son sınıftayken fizik öğretmenim Yüksel Tezcan Hanım’ın bana getirip verdiği bir gazete ilanı kaderimi değiştirecekti. Bir akşam saatinde hayaller kurarken, TRT radyosundan “Kemal Şahin” adını duyunca en büyük hayalim gerçek olmuştu. Sevinçten havalara uçtum. O an hayatımın dönüm noktasıydı.
Doğduğum topraklar Toros Dağları, bana azmi, mücadeleyi ve ufuklara yelken açmayı öğretti. Almanya’da mühendislik eğitimimi tamamladığımda bana çalışma izni vermediler. Orada kalmak için pes etmedim ve küçük bir butikle ticarete başladım. Zamanın 5000 markı elimdeki tek sermayem değildi. Benim iyi eğitimim, güvenilirlik ve dürüstlük gibi servetim vardı.
Önce aileniz, öğretmenleriniz, arkadaşlarınız sizi yetiştirir. İş hayatı olgunlaştırır. Kitaplar, ilham aldığınız insanlar, rakipleriniz ve hatalarınız sizleri güçlendirir. Böylece zirveye doğru yol alırsınız. Bazılarınız sadece dağı, bazılarınız da dağın arkasındaki yıldızı görür. Hedefleri yakaladıkça daha da hızlanırsınız.
Hedefiniz gittiğiniz yoldur…
İlgili ürünler
112 Öğretmenliğime Notlar
Öğretmenlik; her günü bir diğerinden farklı, tekrarı olmayan muhteşem bir meslek ve uzun bir öykü. Öğretmenliğe yeni başlayanlar için yaşanmışlıklardan, örnek olaylardan yola çıkarak “akılda bulunsun” diyerek yazıyorum.
Belli mi olur belki bir yerlerde, benzer şeyler yaşanır ve ön öğrenmeler işe yarar. Bu yolculuğun paylaştıkça güzelleşeceğine inananlardanız ve bizimki bu uzun öykünün giriş bölümünün dipnotları olsun.
Öğretmenliğin “öğretmek ve öğrenmek” olduğunu söyleyen Müjdat Ataman, 112 Öğretmenliğime Notlar adlı kitabında deneyimlerinden gelen önerilerini paylaşıyor bizlerle.
Ve Elma Yayınevi,
Duygulara kapattık gözümüzü, kuru bilgilerle doldurup genç beyinleri, kendi yarattığımız sınavlarda geri istiyoruz gereksiz öğretilerimizi, diyerekaçık yüreklilikle özeleştiri yapabilen bir öğretmenin okumaya doyamayacağınız kitabıyla buluşturuyor okuyucusunu.
Çocukluk Ne Güzel Şey
Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş
Ömer’in Çocukluğu – Türk Edebiyatı Klasikleri 13
Muallim Naci, nam-ı diğer Ömer, sekiz yaşına kadarki çocukluk hatıralarını pek sevimlice, neredeyse o yaşından anlatıyor. Babası, abisi, annesi, kedisi Fındık, Hoca Efendi, mahalledeki komşular... Bir çocuğun çevresindeki herkes var bu anlatıda. Sokakta karşılaştığı köpeğin saldırması üzerine yaşadığı korku, eve alınan oğlakla bahçede geçirdiği keyifli vakitler, oynarken düşüp yaralanması, babasıyla ders çalıştığı saatler, mektepte falakaya yatıran Hoca Efendi’den ve karanlıktan korkusu, bilmediği bir yerde kaybolduğunda duyduğu çaresizlik... Muallim Naci, hepimizin çocukluğundan tanıdığı bu duyguları öyle canlı anlatıyor ki tek başımıza gidemeyeceğimiz bir mazinin içine bizi bırakıveriyor; üstelik eski İstanbul da semtleri ve yaşayışıyla yanımızda olarak.
Muallim Naci (Ömer) (1850-1893) Muallim Naci, Saraçhanebaşı’nda saraçlık yapan Ali Bey ile Fatma Zehra Hanım’ın oğulları olarak Fatih’te dünyaya geldi. Babasının vefatı üzerine annesi ve kardeşleriyle Varna’ya, dayısının yanına yerleştiler. Fatih Fevziye Mektebi’nde başlayan eğitimine Varna’da devam eden Naci, bir yandan medrese eğitimi görürken bir yandan da özel hocalardan Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi. Hattatlıktan icazet aldı. Muhayyelat-ı Aziz Efendi romanındaki Naci karakterinden etkilenerek bu adı kendisine mahlas olarak seçti ve ilk şiirlerini de Naci mahlasıyla bu dönemde yazdı. Tercüman-ı Hakikat’e şiirlerini gönderen Naci, Varna’dan İstanbul’a döndüğünde bu gazetenin edebi sütunlarını yönetmeye başladı. Burada yayımladığı eski tarz şiirler eski-yeni tartışmasında bir kutuplaşma yarattı ve gazetenin sahibi Ahmet Mithat’ın tepkisini çekti. Arkadaşlarıyla beraber gazeteden ayrılan Muallim Naci Saadet ve Mürüvvet’te yazılarını yayımladı; Mecmua-i Muallim dergisini yönetti. Mekteb-i Sultani ve Mekteb-i Hukuk’ta edebiyat öğretmenliği yapan Muallim Naci, Tanzimat Dönemi edebiyatımızın meşhur ve önemli simalarındandır. Yeni kültüre sahip, milli değerlere bağlı, edebiyatta eskiyi savunur görünmekle beraber dilin sadeleşmesi ve edebiyatın yenileşmesine hizmet etmiş bir yazardır. Şairliği, sözlük çalışmaları, çevirileri ve yazarlığıyla Tanzimat edebiyatının yine çok yönlü isimlerinden olan Muallim Naci’nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizisi’nde yer vermeyi sürdüreceğiz.
Sol Ayağım-2 Her Gün Hüzün
"Tüm bu gürültü patırtının ne olduğunu merak eden bir grup heyecanlı çocuğun yanında, tekerlekli sandalyesinin kenarında oturuyordu." Romanın ilk bölümü, işte böyle başlar. Öylece oturuyordur; çünkü etrafındaki faaliyetlere güçlükle katılabilen, neredeyse çaresiz bir kötürümdür. Buna rağmen, roman başladığında bir çocuk, bittiğinde ise erkekliğin eşiğinde, "Her Gün Hüzün"ün ana karakteridir. Katılmaktan aciz, acılı ve dingin yüreğiyle tekerlekli sandalyesinde etrafı gözler; Dublin’in, oturdukları kenar mahallesine dağılmış, parçası olduğu ailesinin davranışlarını ve duygularını belleğine kaydeder. Burası aslında, 40’lı ve 50’li yıllarda, acılı ve sevinçli günler geçiren Dublin’dir. İhtişamı ve sefaletiyle, arka sokakların ve köhne meyhanelerin hoyrat, acımasız, alemci ve zinacı Katolik Dublin; yaşam adına muazzam bir farklılık. Chiristy Brown, tamamen duygusallıktan uzak yazar. Sözünü sakınmaz, keskin görüşlüdür. Onun, Dublin görüntüleri, sesleri, kokuları ve doğal manzaralarıyla ilgili tasvirleri, şimdiye kadar nadiren yapılmıştır. Onun karakterleri, yaşam ateşi ile yanar. Chiristy Brown, Sadece on üçü hayatta kalabilen yirmi iki çocuklu bir ailenin çocuğuydu. Doğuştan zihinsel bir felçle dünya’ya geldi. Kullanabildiği tek uzvu Sol Ayağı oldu. Londra’ya yaptığı yaptığı birkaç ziyaret ve bir kez yaptığı Amerika seyehati dışında, tüm yaşamını Dublin’de geçirdi.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.